İstanbul Üniversitesi’nin 90 Yıllık Zooloji Mirası Dijital Dünyaya Açıldı

Türkiye’nin en eski zooloji koleksiyonlarından biri olan İstanbul Üniversitesi Zooloji Koleksiyonu’ndaki 250’yi aşkın örnek dijitalleştirildi. Proje kapsamında zarar gören bazı koleksiyon parçaları restore edilirken çocuklara yönelik biyoçeşitlilik atölyeleri de düzenlendi.

İstanbul Üniversitesi, Anadolu’nun biyolojik çeşitliliğine ilişkin yaklaşık 90 yıllık bilimsel birikimi dijital ortama taşıdı. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde yürütülen proje kapsamında Zooloji Koleksiyonu’nda bulunan 250’yi aşkın örnek dijitalleştirilerek internet üzerinden incelenebilir hâle getirildi.

Avustralya Büyükelçiliği Doğrudan Yardım Programı’nın desteğiyle gerçekleştirilen çalışma, koleksiyonun korunmasının yanı sıra bilimsel bilginin daha geniş kitlelere ulaştırılmasını hedefliyor. Üniversite tarafından Türkiye’nin en eski zooloji koleksiyonu olarak tanımlanan koleksiyon, 1936’dan bu yana Anadolu’nun biyoçeşitlilik hafızasını kayıt altında tutuyor.

Yüzlerce zoolojik örnek çevrim içi erişime açıldı

Dijital koleksiyonda memelilerden kuşlara, sürüngenlerden balıklara, amfibilerden böceklere ve diğer omurgasız canlılara kadar farklı hayvan gruplarına ait örnekler bulunuyor. Kullanıcılar, geliştirilen dijital platform aracılığıyla koleksiyondaki canlı türlerini kategoriler üzerinden inceleyebiliyor.

Proje yalnızca eserlerin fotoğraflanması ve dijital ortama aktarılmasıyla sınırlı kalmadı. Zaman içerisinde zarar gören bazı koleksiyon örnekleri de restorasyon çalışmalarından geçirildi. Böylece fiziksel örneklerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması yönünde önemli bir adım atıldı.

Çocuklara biyoçeşitlilik atölyeleri

Çalışmanın eğitim ayağı kapsamında çocuklara yönelik 12 biyoçeşitlilik atölyesi düzenlendi. Atölyelerde çocukların canlı çeşitliliğini tanımaları, doğal yaşamın korunmasının önemini kavramaları ve bilimsel koleksiyonlarla erken yaşta tanışmaları amaçlandı.

Dijitalleştirme projesiyle birlikte koleksiyonun yalnızca akademisyenlere ve üniversite öğrencilerine değil, öğretmenlere, çocuklara, doğa meraklılarına ve farklı şehirlerde yaşayan ziyaretçilere de ulaşması sağlandı.

Temelleri 1930’lu yıllarda atıldı

İstanbul Üniversitesi Zooloji Koleksiyonu’nun temelleri, 1933 Üniversite Reformu’nun ardından Türkiye’ye gelen bilim insanlarının çalışmalarıyla atıldı. İsviçre’den gelen Ord. Prof. Dr. André Naville’nin Hayvanat Enstitüsü müdürlüğüne getirilmesiyle Süleymaniye’de küçük bir zooloji müzesi oluşturuldu.

Naville’nin 1937’deki ölümünün ardından görevi devralan Ord. Prof. Dr. Curt Kosswig, Anadolu faunasını belirlemeye yönelik saha araştırmalarına ağırlık verdi. Yaklaşık 15 yıl süren çalışmalar sonucunda Türkiye’de yaşayan memeliler, kuşlar, sürüngenler, kurbağalar, balıklar ve çok sayıda omurgasız canlıya ait örnekler koleksiyona kazandırıldı.

Koleksiyonda Türkiye faunasına ait böceklerin yanı sıra kuşlar, memeliler ve Türkiye denizlerinde yaşayan dip omurgasızları da bulunuyor. Bernard Tubini’ye ait ve büyük ölçüde kın kanatlı böceklerden oluşan özel koleksiyon da 1944 yılında Tubini’nin eşi tarafından müzeye bağışlandı.

En eski örnek 1910 yılına ait

Koleksiyondaki en eski materyal, 1910 yılında İstanbul’un Kartal ilçesinde toplanan ve türü henüz kesin olarak belirlenemeyen bir böcek örneği. Curt Kosswig döneminde toplanan böceklerle Prof. Dr. Atıf Şengün’ün “İstanbul Gündüz Kelebekleri” adlı çalışmasında yer alan kelebek örnekleri de koleksiyonun bilimsel açıdan değerli parçaları arasında bulunuyor.

Uluslararası alanda ZMUI – Zoological Museum University of Istanbul koduyla tanınan koleksiyon, taksonomi alanında çalışan bilim insanlarına karşılaştırma materyali sağlıyor. Türkiye denizlerine ait bentik omurgasızlar, kara gastropodları, kuşlar ve memelilerle ilgili bölümlerin envanter çalışmaları tamamlanırken koleksiyonun kalan kısmının kayıt altına alınmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

İstanbul Üniversitesi’nin dijitalleştirme girişimi, hassas zoolojik örneklerin fiziksel olarak korunmasına katkı sağlamasının yanında Anadolu’nun biyolojik çeşitlilik tarihini araştırmacılar ve toplum için daha erişilebilir hâle getiriyor.

PAYLAŞ
Kariyerim Dergisi, Türkiye kampüslerinin sesi ve mecrası olmak için kurulmuş üniversite ve kariyer odaklı bir dergi ve web platformudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here