Meksika Ulusal Özerk Üniversitesinin tarihinde ilk kez tamamen çevrim içi gerçekleştirdiği lisans giriş sınavında olağan dışı yüksek puanlar elde edilmesi, geniş kapsamlı bir kopya soruşturmasını beraberinde getirdi. Yapay zekâ araçları, internet ve dışarıdan yardım kullanıldığına ilişkin şüpheler üzerine yaklaşık 58 bin adayın yüz yüze yapılacak yeni bir sınava alınmasına karar verildi.
Bu haber, CNN’in 2 Ağustos 2026 tarihli haberi temel alınarak; Meksika Ulusal Özerk Üniversitesinin kararları ve konuya ilişkin güncel haberler doğrultusunda hazırlanmıştır.
Meksika’nın en büyük devlet üniversitesi olan Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi (UNAM), 2026 yılı lisans öğrenci kabul sürecinde ortaya çıkan olağan dışı sınav sonuçlarının ardından tarihinin en ciddi akademik dürüstlük tartışmalarından biriyle karşı karşıya kaldı.
Mayıs ve haziran aylarında gerçekleştirilen sınava 158 binden fazla aday katıldı. Üniversite, adayların sınav merkezlerine seyahat etmek zorunda kalmaması, sürecin ülkenin farklı bölgelerinden ve yurt dışından daha erişilebilir hâle gelmesi amacıyla lisans giriş sınavını ilk kez tamamen çevrim içi düzenledi.
Ancak sonuçların açıklanmasının ardından, önceki yıllarla karşılaştırıldığında olağan dışı derecede yüksek puanlar elde edildiği görüldü. Verileri inceleyen uzmanlar ve adaylar, özellikle tıp ve hukuk gibi rekabetin yoğun olduğu programlardaki puan dağılımlarının geçmiş yıllardan önemli ölçüde farklılaştığına dikkat çekti.
Yüksek puanların oranı yaklaşık beş kat arttı
UNAM tarafından oluşturulan uzmanlar komisyonunun değerlendirmesine göre, 120 soruluk sınavda en az 100 doğru yanıt veren adayların oranı 2021-2025 döneminde ortalama yüzde 3,5 seviyesindeydi. Bu oran 2026 sınavında yüzde 16,3’e yükseldi.
En az 110 doğru yanıt verenlerin oranı da yüzde 0,9’dan yüzde 5,5’e çıkarak yaklaşık altı kat arttı. Olağan dışı değişim, sınavın önceki yıllara göre daha kolay olmasının ötesinde bazı adayların yasaklı yöntemlerden yararlanmış olabileceği şüphesini güçlendirdi.
Bazı bölümlerdeki artış daha da belirgin oldu. Tıp programına başvuranlar arasında 100’den fazla doğru yanıt verenlerin oranı 2025’te yüzde 9 iken 2026’da yüzde 29,3’e çıktı. Hukuk adaylarında aynı oran yüzde 3,7’den yaklaşık yüzde 19’a, fen bilimleri adaylarında ise yüzde 9,7’den yüzde 30,4’e yükseldi.
Yüksek puanlı aday sayısındaki artış, üniversiteye girmek için gerekli taban puanların da yükselmesine neden oldu. Bu durum, sınava kurallara uygun şekilde giren ancak yükselen puan sınırının hemen altında kalan adayların tepkisini çekti.
Sınav yapay zekâ ile gözetilmişti
Çevrim içi sınav sistemi, Meksikalı eğitim teknolojileri şirketi Territorium Life tarafından sağlandı. Adayların kimlikleri yüz tanıma sistemiyle kontrol edildi; sınav sırasında kamera ve mikrofonlarını açık tutmaları istendi.
Adayların başka internet sayfalarını veya bilgisayar programlarını açmasını engellemek amacıyla özel bir kilitli tarayıcı kullanıldı. Sistem; kopyalama, yapıştırma ve ekran görüntüsü alma gibi işlemleri de engelliyordu. Ayrıca sınav sırasında her 150 adayı uzaktan izlemek üzere bir insan gözetmen görevlendirildi ve şüpheli hareketlerin belirlenmesi için yapay zekâ destekli denetim araçlarından yararlanıldı.
Buna rağmen sistemin yalnızca adayın sınava girdiği bilgisayarı kontrol edebilmesi önemli bir açık oluşturdu. Adayların kamera görüş alanı dışında kalan ikinci bir bilgisayarı veya cep telefonunu kullanmış, başka bir kişiden yardım almış ya da daha önceden elde edilmiş cevaplardan yararlanmış olabilecekleri değerlendiriliyor.
Sosyal medyada bazı kullanıcıların ChatGPT gibi üretken yapay zekâ araçları sayesinde yüksek puan aldıklarını ileri süren paylaşımlar yapması da tartışmayı büyüttü. Bununla birlikte soruşturma henüz tamamlanmadığı için bütün olağan dışı sonuçların doğrudan yapay zekâ kullanımından kaynaklandığı kesinleşmiş değil.
UNAM’ın incelemelerinde olası usulsüzlük yöntemleri arasında yasaklı yardımcı materyal kullanılması, sınav sırasında dışarıdan destek alınması, cevaplara hukuka aykırı şekilde erişilmesi, internet kullanılması ve yapay zekâ araçlarından yararlanılması bulunuyor.
Yaklaşık 3 bin sınav ilk aşamada iptal edildi
Sınavların yaklaşık yüzde 2’si, yani yaklaşık 3 bin adayın sonucu, gözetim sistemi tarafından tespit edilen kurallara aykırı davranışlar nedeniyle sonuçların açıklanması sürecinde iptal edildi.
Ancak daha sonra yapılan istatistiksel incelemeler, şüphelerin yalnızca bu grupla sınırlı olmayabileceğini gösterdi. Üniversite bunun üzerine yeni öğrencilerin kayıt işlemlerini geçici olarak durdurdu ve eğitim, ölçme-değerlendirme, hukuk ve yapay zekâ gibi alanlardan 16 uzmanın yer aldığı teknik bir komisyon oluşturdu.
Üniversite Rektörü Leonardo Lomelí Vanegas, adil biçimde sınava girerek başarılı olan adayların da alınan karardan etkileneceğini kabul etti. Bununla birlikte üniversiteye girişte eşitliğin ve güvenilirliğin korunması için ikinci bir sınavın gerekli olduğunu belirtti.
58 bin aday yüz yüze sınava çağrılacak
Teknik komisyon, ilk sınavın tamamını iptal etmek yerine yaklaşık 58 bin adayın “kontrol sınavı” olarak adlandırılan ikinci bir sınava alınmasını önerdi.
Yeni sınava, ilk çevrim içi sınavda bir programa yerleşme hakkı kazananların yanı sıra 2021-2025 yıllarındaki taban puanlar dikkate alındığında üniversiteye girme ihtimali bulunan adaylar çağrılacak. Sınav çevrim içi değil, farklı merkezlerde eş zamanlı ve yüz yüze gerçekleştirilecek.
İkinci sınava çağrılacak yaklaşık 58 bin adaydan yalnızca 22 bininin üniversiteye yerleşmesi bekleniyor. Başka bir ifadeyle sınava yeniden girecek adayların yaklaşık yüzde 40’ı kayıt hakkı elde edebilecek.
Karar, kopya çekmeden yüksek puan aldığını belirten adayların tepkisine yol açtı. Bazı adaylar, aylarca çalışarak kazandıkları yerleri yeniden kanıtlamak zorunda bırakılmalarının haksızlık olduğunu savunurken; sınavda başarısız olan adaylar ise usulsüzlüklerin taban puanları yapay biçimde yükselttiğini öne sürerek yüz yüze sınav kararını destekledi.
Üniversitenin genel sekreteri görevinden ayrıldı
İkinci sınav kararının açıklanmasının ardından UNAM Genel Sekreteri Patricia Dávila görevinden ayrıldı. Dávila’nın sorumluluk alanında, öğrenci kabul sınavlarını yöneten Genel Okul Yönetimi Müdürlüğü de bulunuyordu.
Üniversite, Dávila’nın yerine Javier de la Fuente Hernández’in getirildiğini açıkladı. Dávila’nın ayrılışının sınav sürecindeki usulsüzlüklerle doğrudan bağlantılı olup olmadığına ilişkin resmî açıklamada ayrıntılı bir gerekçe paylaşılmadı.
Yeni öğrenciler derslere 31 Ağustos’ta başlayacak
CNN haberinin yayımlanmasının ardından açıklanan son karara göre UNAM, yeni öğrenciler için 2026-2027 eğitim yılının başlangıcını 31 Ağustos 2026’ya erteledi. Üniversitenin diğer öğrencileri için derslerin 17 Ağustos’ta başlaması planlanıyor.
Kontrol sınavının Meksiko kentinin yanı sıra farklı bölgelerde kurulacak merkezlerde yüz yüze gerçekleştirilmesi öngörülüyor. UNAM yetkilileri, mevcut koşullarda bu büyüklükte ve önemde bir giriş sınavını tamamen çevrim içi yapmaya henüz hazır olmadıklarını kabul ediyor.
Tartışma yalnızca yapay zekâyla sınırlı değil
UNAM’da yaşananlar, üretken yapay zekânın eğitimdeki kullanımına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirse de olay yalnızca ChatGPT veya benzeri araçların kullanılmasıyla açıklanamıyor.
Sınav sorularının önceden sızdırılmış olması, cevapların internet üzerinden satılması, adayların ikinci cihazlardan yararlanması veya başka kişilerin desteğiyle sınava girmesi de soruşturulan olasılıklar arasında bulunuyor. Üniversitenin teknik komisyonu, açığın sınav platformundan mı, gözetim sisteminden mi, üniversitenin hazırlık sürecinden mi yoksa sınav öncesindeki olası bir bilgi sızıntısından mı kaynaklandığını araştırmaya devam ediyor.
Meksika’nın en önemli yükseköğretim kurumlarından birinde yaşanan kriz, çevrim içi sınavlarda yalnızca yapay zekâ destekli gözetim sistemlerine güvenmenin yeterli olmayabileceğini gösterdi. UNAM’ın soruşturma sonucunda alacağı önlemlerin, yalnızca Meksika’daki değil, dünyanın farklı ülkelerindeki üniversitelerin dijital sınav politikaları açısından da önemli bir örnek oluşturması bekleniyor.




























