İTÜ Kimya Bölümü öğrencisi Senem Dila Yılmaz ile Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü 2026 yılı mezunu Elif Önel, TÜBİTAK 2224-C Yurt Dışı Bilimsel Etkinliklere Katılım Desteği kapsamında 75’inci Lindau Nobel Ödüllü Bilim İnsanları Toplantısı’na katıldı.
İTÜ Kimya Bölümü öğrencisi Senem Dila Yılmaz ve İTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü mezunu Elif Önel, Almanya’nın Lindau Adası’nda gerçekleştirilen 75’inci Lindau Nobel Ödüllü Bilim İnsanları Toplantısı’nda (75. Lindau Nobel Laureate Meeting – #LINO75) yer aldı. Toplantı, 28 Haziran – 3 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi.
Yaklaşık 70 Nobel Ödüllü bilim insanı ile dünyanın farklı ülkelerinden seçilen 636 genç araştırmacıyı bir araya getiren bu seçkin bilim buluşmasında, ülkemizi temsil eden iki genç araştırmacı Senem Dila Yılmaz ve Elif Önel, toplantıda edindikleri deneyimlerini, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ile paylaştılar. Prof. Dr. Hasan Mandal, İstanbul Teknik Üniversitesi olarak öğrencilerinin ve mezunlarının uluslararası araştırma ekosisteminde aktif rol üstlenmelerini son derece kıymetli bulduklarını vurguladı. Senem Dila Yılmaz’ı ve Elif Önel’i ülkemizi başarıyla temsil ettikleri için kutlayan Rektör, bilim yolculuklarında daha nice uluslararası başarıya imza atacaklarına dair inancını dile getirdi.
Prof. Dr. Mandal, İTÜ’lülerin Nobel Ödüllü bilim insanlarıyla gerçekleştirdikleri görüşmelerin, uluslararası araştırma ekosisteminde kazandıkları deneyimlerin ve farklı ülkelerden genç araştırmacılarla kurdukları bilimsel bağların; araştırma kültürlerini güçlendirdiğine, yeni iş birliklerine zemin hazırladığına ve bilimsel yolculuklarına önemli katkılar sunduğuna değindi.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra diyalog ve bilgi yoluyla güveni yeniden inşa etmek amacıyla 1951’de başlayan Lindau Nobel Ödüllü Bilim İnsanları Toplantıları, bilimsel bilgi alışverişi ve uluslararası iş birliği için küresel bir forum haline gelmiştir.
75’inci Nobel Ödüllü Bilim İnsanları Toplantısı, dayanıklılık, bilgi, bütünlük ve yaşam temaları etrafında yoğunlaşarak, dünyamızı şekillendiren birbirine bağlı zorlukları vurgulamaktadır. Bu odak alanları, yalnızca programın oturumlarında değil, aynı zamanda temalar arasındaki ilişkileri sezgisel ve bir bakışta erişilebilir kılmak için tasarlanmış şematik ve görsel bir çerçevede de yansıtılmaktadır. Toplantı, bunları yalıtılmış konular olarak sunmak yerine, sürekli etkileşimlerini vurgulamaktadır




























