UC Berkeley, 1961’den bu yana ABD Barış Gönüllüleri programına en fazla mezun gönderen üniversite. Üniversitenin farklı ülkelerde görev yapan mezunlarının hikâyeleri, gönüllü hizmetin hem yerel topluluklara hem de kendi yaşamlarına nasıl yön verdiğini gösteriyor.
ABD Barış Gönüllüleri’nin (Peace Corps) 2026 verilerine göre, programın kuruluşundan bu yana 3.807 UC Berkeley mezunu gönüllü olarak görev yaptı. Berkeley’i 3.466 mezunla Wisconsin–Madison Üniversitesi ve 3.175 mezunla Washington Üniversitesi izliyor. Bu rakamlar 1961’den beri biriken toplamı gösteriyor; 2026 yılında görev yapan gönüllü sayısını değil. Nitekim 2026 sıralamasında, büyük üniversiteler arasında 2025 mali yılı boyunca görev yapan 63 mezunuyla ilk sırada Wisconsin–Madison bulunuyor.
Berkeley News’in 9 Eylül 2026’da yayımladığı haberde, üniversitenin kamu hizmetiyle kurduğu bağ beş gönüllünün deneyimi üzerinden anlatılıyor. Berkeley Kariyer Merkezi yöneticilerinden Sue Harbour’a göre öğrencilerin mevcut durumu sorgulama ve değişime katkıda bulunma isteği, onları gönüllü hizmete yönelten etkenlerden biri. Üniversitenin Kamu Hizmetleri Merkezi Direktörü Sandra Bass da uluslararası hizmetin farklı topluluklar arasındaki karşılıklı anlayışı güçlendirebileceğini vurguluyor.
Ruanda’da öğrenilen ders: Önce toplumu tanımak
Halk sağlığı eğitimi alan Ursula Kajani, Berkeley’de gördüğü bir derste Ruanda’nın 1994’te Tutsilere karşı işlenen soykırımın ardından sağlık sistemini yeniden kurma çabalarını öğrendi. Daha sonra Barış Gönüllüleri aracılığıyla ülkenin Güney Eyaleti’ndeki bir sağlık merkezinde çalıştı. Sağlık kayıtlarının dijitalleştirilmesine, çocukların aşı kayıtlarının güncellenmesine ve gıda dağıtımına destek verdi.
Kajani’nin en öğretici deneyimlerinden biri, gençleri sağlık merkeziyle buluşturmak için düzenlediği etkinlik oldu. Haftalarca hazırlık yapmasına karşın etkinliğe kimse gelmedi; sonradan aynı gün bölgede bir düğün olduğunu öğrendi. Bu başarısızlık, yerel yaşamı ve insanları yeterince tanımadan hazırlanan bir çalışmanın karşılık bulmayabileceğini gösterdi. Kajani daha sonra ilişkiler kurmaya ve toplumun ihtiyaçlarını anlamaya ağırlık verdi. Ardından yürüttüğü, birden fazla aşamadan oluşan hijyen kampanyası daha geniş katılım gördü. Gönüllü hizmeti bitince dört yıl daha Ruanda’da kaldı; bugün The Carter Center bünyesinde ruh sağlığı ve bakım verenlere yönelik bir programda çalışıyor.
Kazakistan’dan Etiyopya’ya: Gönüllülük farklı kariyer yolları açtı
Din çalışmaları eğitimi alan Francesca Po’nun ilgisi barış, çatışma çözümü ve farklı kültürler üzerinde yoğunlaşıyordu. Barış Gönüllüleri kapsamında Kazakistan’da müfredat geliştirme alanında görev yaptı. Berkeley News’e göre Po, daha sonra Kırgızistan’daki gerilim üzerine eski hocası Michael Nagler ile öneriler içeren bir metin kaleme aldı. Bu metnin Kırgızistan yönetimince görüldüğü ve önerilerinin kullanıldığı anlatımı Po’nun aktardığı deneyime dayanıyor; haberde bu sonuca ilişkin bağımsız bir değerlendirme sunulmuyor.
Kirsten Kuwatani’nin Etiyopya’daki görevi ise beklemediği bir mesleki yön çizdi. İngilizce öğretirken yerel pazarda bulabildiği sınırlı malzemelerle ve çeşitli baharatlarla yemek yapmaya başladı. Gönüllülüğü sonrasında iki yıl daha Etiyopya’da kaldı, ardından aşçılık eğitimi aldı. Berkeley News’in aktardığına göre bugün San Francisco Körfez Bölgesi’ndeki Chez Panisse restoranında aşçı olarak çalışıyor.
Kamboçya’da toplum sağlığı, Senegal’de iklim araştırması
Berkeley’de danışman olarak çalışan Greg Cera, eşiyle birlikte 2012–2014 yıllarında Kamboçya’da gönüllüydü. Köy sakinleriyle doğum öncesi sağlık, çocuk sağlığı ve su yoluyla bulaşan hastalıklar üzerine çalıştı. Berkeley’e döndükten sonra öğrencilerle deneyimlerini paylaşmayı sürdürdü; kendi anlatımına göre görüştüğü öğrencilerden bir düzineden fazlası daha sonra Barış Gönüllüleri’nde görev aldı.
İklim bilimci ve orman ekoloğu Patrick Gonzalez için Senegal’deki görev, doktora araştırmasının yönünü değiştirdi. Berkeley’de doktora programına başladıktan yaklaşık bir yıl sonra Sahel bölgesindeki bir köye gitti. Yerel çiftçilerle birlikte geleneksel arazi yapısını ve ağaçların doğal yenilenmesini destekleyen çalışmalara katıldı; yaklaşık 15 hektarlık alanda ağaç yetiştirilmesine yardımcı oldu.
Gonzalez, Berkeley’e dönüşünde başlangıçta planladığı Sierra Nevada’daki asit yağmuru araştırması yerine Senegal’deki ağaç kayıplarını incelemeye karar verdi. Berkeley News’e göre yaklaşık 1.900 kilometre yürüyerek yaptığı saha çalışmaları ve yerel halkla görüşmeleri sonucunda, incelediği bölgede ağaçların beşte birinin son 50 yılda öldüğünü ve türlerin üçte birinin yerel olarak kaybolduğunu belirledi. Gonzalez, bu kayıpları insan kaynaklı iklim değişikliğiyle bağlantılı artan sıcaklıklarla ilişkilendirdi. Doktorasını 1997’de tamamlayan araştırmacı, bugün Berkeley’de derslerinde Sahel’deki insanları, ekosistemleri ve ağaçların doğal yenilenmesini de anlatıyor.
Berkeley mezunlarının deneyimleri, gönüllü hizmetin tek bir kariyer yoluna çıkmadığını gösteriyor: Kimi sağlık alanındaki çalışmalarını sürdürmüş, kimi aşçılığa yönelmiş, kimi de araştırmasının konusunu sahada karşılaştığı bir soruna çevirmiş. Bu hikâyelerde ortak olan, üniversitede edinilen bilginin yerel topluluklarla birlikte çalışırken yeniden şekillenmesi.
Kaynak: Jason Pohl, Berkeley News





























