HEC Paris’in aktardığı araştırma, yöneticilerin deneyim çeşitliliğinin stratejik öngörüyü her zaman güçlendirmediğini gösteriyor. Aynı sektörde farklı şirketlerde ve işlevlerde çalışmış yöneticiler, yeni ürünlerin geleceğini değerlendirmede daha başarılı olurken çok sayıda sektöre yayılan kariyerler daha zayıf tahminlerle ilişkilendirildi. Finansal piyasalardaki oynaklık arttığında bu fark daha da belirginleşti.
Şirketler üst düzey yönetici ararken farklı görevlerde çalışmış, geniş bir kariyer geçmişine sahip adaylara sıklıkla değer veriyor. Ancak deneyimin çeşitlenmesi, her durumda daha isabetli kararlar anlamına gelmeyebilir. HEC Paris’in 25 Eylül 2026’da yayımladığı araştırma değerlendirmesi, yöneticinin kaç farklı yerde çalıştığı kadar, bu deneyimlerin birbiriyle nasıl ilişkili olduğuna da bakılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Liverpool Üniversitesi’nden Nauman Asghar, Wisconsin–Madison Üniversitesi’nden Russ Coff, HEC Paris’ten John Mawdsley ve INSEAD’den Philipp Meyer-Doyle tarafından yürütülen çalışma, Strategy Science dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, geçmiş kariyer deneyiminin yöneticilerin yeni ürünlerin başarı potansiyelini önceden değerlendirme becerisiyle ilişkisini inceledi.
Öngörü, yöneticilerin kendi hisse alımları üzerinden incelendi
Çalışmada 2016–2018 dönemindeki 2.863 yeni ürün duyurusu ele alındı. Araştırmacılar, 257 şirkette görev yapan 1.803 üst düzey yöneticinin, bu duyurular öncesinde kendi şirketlerinin hisselerinde gerçekleştirdiği alımları izledi.
Yöntemin çıkış noktası, yöneticinin kişisel yatırım kararının şirketin geleceğine ilişkin beklentisi hakkında bir işaret verebilmesi. Ekip, ürün duyurusunu izleyen 18 aylık hisse getirilerini, bu beklentilerin ne ölçüde isabetli olduğunu değerlendirmek için dolaylı bir gösterge olarak kullandı.
Dolayısıyla araştırmada yeni ürün başarısı doğrudan satış rakamlarıyla ölçülmedi. Hisse performansı üzerinden yöneticilerin öngörüsüne ilişkin çıkarım yapıldı. Hisse fiyatlarını ürün dışındaki gelişmeler de etkileyebileceğinden, bu ayrım bulguların yorumlanması açısından önemli.
Aynı sektörde şirket değiştirmek avantajla ilişkilendirildi
HEC Paris’in değerlendirmesine göre, yeni ürün piyasaya çıkmadan önce şirketlerindeki paylarını artıran yöneticiler arasında, aynı sektörde birden fazla şirkette çalışmış olanların hisse getirileri araştırma ortalamasının yaklaşık yüzde 35 üzerinde gerçekleşti. Farklı işlevlerde görev yapmış olmanın ise yaklaşık yüzde 8 daha yüksek getiriyle ilişkili olduğu bildirildi.
Kariyeri birden fazla sektöre yayılan yöneticilerin getirileri ise aynı dönemde çalışma ortalamasının yaklaşık yüzde 31 altında kaldı. Bu oranlar ürün satışlarındaki artışı veya yöneticilerin tahmin doğruluğunu doğrudan gösteren yüzdeler değil; çalışmada öngörü göstergesi olarak kullanılan hisse getirilerine ilişkin karşılaştırmalar.
Neden bazı deneyimler daha yararlı?
Araştırmacıların açıklamasına göre, aynı sektörde farklı şirketlerde çalışmak yöneticinin bilgi alanını genişletirken bu bilginin uygulanacağı bağlamı büyük ölçüde koruyor. Birbirleriyle rekabet eden şirketlerin müşterileri, ürünleri ve stratejileri hakkında edinilen deneyim, yeni bir ürünün pazardaki potansiyelini değerlendirmeyi kolaylaştırabiliyor.
Farklı işlevlerde çalışmak da ürünün başarıya ulaşması için gereken parçaları birlikte değerlendirmeye yardımcı olabiliyor. Ar-Ge, pazarlama ve finans gibi alanları tanıyan bir yönetici, iyi bir ürünün etkisiz bir pazarlama çalışması nedeniyle beklenen sonucu veremeyebileceğini daha bütünlüklü biçimde değerlendirebilir.
Sektörler arasında edinilen deneyimin taşıdığı risk ise geçmişte öğrenilen bir dersin uygun olmayan bir pazara aktarılması. Araştırmacılar, yüzeyde benzer görünen sektörlerin farklı müşteri davranışlarına ve rekabet koşullarına sahip olabileceğine dikkat çekiyor. Bir yerde işe yarayan yaklaşımın başka bir yerde de geçerli olduğunu varsaymak, değerlendirmeyi yanıltabiliyor.
Belirsizlik arttığında fark büyüyor
Araştırmada, yüksek finansal piyasa oynaklığının deneyim türleri arasındaki farkı belirginleştirdiği de görüldü. Aynı sektörde farklı şirket ve işlevlerden gelen bilgi birikimi daha güçlü öngörüyle ilişkilendirilirken sektörler arasına yayılan deneyime sahip yöneticilerde hatalı değerlendirme eğilimi arttı.
Bu bulgu, özellikle belirsizlik dönemlerinde yöneticinin geçmişinin mevcut şirketin koşullarıyla ne kadar ilgili olduğunun önem kazanabileceğini düşündürüyor.
Şirketlere mesaj: Deneyimin sayısına değil, uygunluğuna bakın
Araştırmacılar, yeni stratejik girişimlere lider seçecek şirketlerin adayların kariyerlerini daha ayrıntılı incelemesini öneriyor. Yönetici yetiştirirken aynı şirket içindeki farklı işlevlerde görev alma imkânı sağlanması da öneriler arasında.
Ancak çalışma, farklı sektörlerde çalışmış yöneticilerin her durumda tercih edilmemesi gerektiğini söylemiyor. Sonuçlar, belirli bir karar bağlamına —yeni ürünlerin geleceğini değerlendirmeye— ilişkin. Şirketlerin sorması gereken soru, ihtiyaç duydukları stratejik öngörüyü hangi deneyimlerin desteklediği. Uzun ve çeşitli bir özgeçmişin değeri, içerdiği bilgilerin üstlenilecek görevle bağlantısına göre değişiyor.





























