Bilimsel bir buluşu ölçeklenebilir bir şirkete dönüştürmek, teknik başarının yanında ticari ve stratejik kararlar da gerektiriyor. Creative Destruction Lab’in mentorluk modeli, girişimcileri bilim insanları, yatırımcılar ve deneyimli şirket kurucularıyla bir araya getirerek bu kararların somut hedeflere dönüşmesini amaçlıyor.
Bilimsel araştırmalara ve ileri mühendisliğe dayanan derin teknoloji girişimleri, büyüme sürecinde birden fazla cephede ilerlemek zorunda kalıyor. Teknolojinin geliştirilmesi sürerken müşteri ihtiyacının anlaşılması, finansman bulunması ve operasyonların kurulması gerekiyor. Bu süreçte yapılandırılmış mentorluk, kurucuların önceliklerini belirlemesine ve ilerlemelerini düzenli olarak değerlendirmesine destek sunuyor.
Erken aşamadaki bilim ve teknoloji şirketlerine yönelik çalışan Creative Destruction Lab (CDL), bu yaklaşımı hedef odaklı bir programla uyguluyor. Modelin merkezinde, girişimlerin belirli aralıklarla uzmanlarla buluşması, kararlarını tartışması ve bir sonraki dönemde ulaşacakları sonuçları netleştirmesi bulunuyor.
Farklı uzmanlıklar aynı masada
Programda girişimciler, şirket kurup büyütmüş iş insanları, yatırımcılar ve bilim insanlarıyla birlikte çalışıyor. Böylece bir teknolojinin bilimsel niteliği ile ticari potansiyeli aynı değerlendirme sürecine taşınıyor.
“Kolezyum” olarak adlandırılan ortak değerlendirme formatında kurucular, farklı bakış açılarından gelen sorularla karşılaşıyor. Bu görüşmeler, iş modelindeki zayıf varsayımların ortaya çıkarılmasını ve alınan kararların gerekçelerinin açıklanmasını sağlıyor.
CDL’nin kurucu ortaklarından Michael Hyatt, bu yoğun etkileşimin girişimcileri somut sonuçlara yönlendirdiğini belirtiyor. Sürecin değeri, çok sayıda tavsiye alınmasından ziyade, bu görüşlerin uygulanabilir önceliklere dönüştürülmesinde ortaya çıkıyor.
Sekiz haftalık dönemlerle ilerleme takibi
CDL’nin çalışma düzeninde sekiz haftada bir tam günlük mentor oturumları gerçekleştiriliyor. Bu oturumlarda girişimin kaydettiği ilerleme değerlendiriliyor ve sonraki dönem için kısa vadeli hedefler belirleniyor.
Düzenli değerlendirme, uzun vadeli büyüme hedeflerinin daha küçük ve takip edilebilir adımlara ayrılmasına yardımcı oluyor. Kurucular, bir sonraki görüşmeye kadar hangi sonuca ulaşmaları gerektiğini belirleyerek zamanlarını ve kaynaklarını buna göre kullanabiliyor.
Programın bilimsel danışmanları, teknolojinin değerlendirilmesine ve teknik soruların çözümüne katkı sunuyor. İşletme öğrencileri ise finansal model hazırlama, pazar değerlendirmesi ve ölçeklenme stratejisi gibi alanlarda girişimlerle çalışıyor. Böylece teknik geliştirme ile şirketin ticari hazırlığı birlikte ele alınıyor.
Büyümek için bazı fırsatlara “hayır” demek gerekiyor
Derin teknoloji girişimlerinin karşılaştığı sorunlardan biri, aynı anda çok sayıda hedefe yönelmek. Yeni uygulama alanları ve olası iş birlikleri, sınırlı kaynakların farklı yönlere dağılmasına yol açabiliyor.
CDL mentoru ve Ubisoft yönetim kurulu üyesi Olga Zorgati, girişimcilerin bazı fırsatlara “hayır” demekte zorlanabildiğine dikkat çekiyor. Mentorluk bu noktada, hangi adımların şirketi ileri taşıyacağını ve hangilerinin bekleyebileceğini belirlemeye yardımcı oluyor.
Mentorların katkısı, bütün teknik soruların cevabını bilmekle sınırlı değil. Dinlemek, doğru soruları sormak ve kurucuların farklı senaryoları değerlendirmesini sağlamak da kararların niteliğini güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.
Riskleri azaltmak yatırım sürecini destekleyebilir
Model, risklerin aşamalı biçimde azaltılmasına önem veriyor. Teknoloji ve iş modeliyle ilgili belirsizliklerin giderilmesi, girişimin yatırımcılar tarafından değerlendirilmesini kolaylaştırabiliyor.
CDL’de mentorlar, belirlenen hedeflere ulaşma konusunda ilerleme gösteren şirketlere yatırım yapabiliyor. Ancak programa katılım, mentorluk desteği veya hedeflerin tamamlanması otomatik bir finansman taahhüdü anlamına gelmiyor.
HEC Paris ortaklığıyla faaliyet gösteren CDL-Paris de bu yaklaşımı yapay zekâ, biyoteknoloji, iklim, yeni nesil hesaplama ve uzay teknolojileri alanlarında uyguluyor. Akademik uzmanlık ile sektör deneyimini bir araya getiren program, bilimsel gelişmelerin ticari uygulamalara dönüşmesini desteklemeyi amaçlıyor.
Bu yaklaşımda büyüme, tek bir büyük karardan çok, düzenli olarak gözden geçirilen ve uygulanan kararların birikimi olarak ele alınıyor. Kurucuların neye odaklanacağını belirlemesi, ilerlemeyi göstermesi ve yeni bilgiler karşısında yönünü ayarlayabilmesi, mentorluk sürecinin temelini oluşturuyor.
Kaynaklar
- HEC Paris — How Structured Mentorship Helps Deep Tech Startups Scale
- Creative Destruction Lab — CDL-Paris





























