Toronto Üniversitesi’nin 2026–2027 akademik yılı için tanıttığı dersler, gündelik hayatın alışıldık konularını bilimsel incelemenin merkezine taşıyor. Öğrenciler bir yandan ekmeğin neden kabardığını öğrenirken diğer yandan özçekimlerin kimlik algısını, süper kahramanların ahlak anlayışını ve şehir seslerinin kültürel yaşamı nasıl şekillendirdiğini araştırabilecek.
Bir üniversite dersinin konusu selfie, çizgi roman kahramanı ya da mutfakta hazırlanan bir sos olabilir mi? Toronto Üniversitesi’nin bu akademik yıl için öne çıkardığı yedi ders, bu konuların ciddi araştırma sorularına açılabileceğini gösteriyor. Üniversitenin 11 Eylül 2026’da yayımladığı seçki; kimya, mühendislik, antropoloji, müzik ve din araştırmaları gibi farklı alanlardan dersleri bir araya getiriyor.
Mutfak, kimya laboratuvarına dönüşüyor
Modern Mutfağın Bilimi dersi, bilim eğitimi almamış öğrenciler için tasarlanmış. Ekmeğin kabarması, soğanın karamelize olması ve bir sosun kıvam kazanması gibi tanıdık süreçlerden yola çıkarak moleküler etkileşimleri ve yiyeceklerin tat, koku ve görünümünü belirleyen tepkimeleri ele alıyor. Yemek hazırlama gösterileri ile malzeme incelemeleri, dersin kimya kavramlarını somutlaştırmasına yardımcı oluyor.
Dersi veren kimya öğretim üyesi Haissi Cui’ye göre amaç, öğrencilerin yalnızca yemek pişirmeyi öğrenmesi değil, kimyanın günlük yaşamda nasıl işlediğini de görmesi.
Selfie üzerinden kimlik ve dijital ekonomi
Toronto Üniversitesi Scarborough kampüsündeki Selfie’ler ve Toplum dersi, özçekimleri basit bir sosyal medya alışkanlığı olarak ele almıyor. Ders; benlik saygısı, beden algısı ve dijital narsisizm gibi başlıkların yanında gözetim, çevrim içi etkinliklerden gelir elde edilmesi ve platform algoritmalarının kimlik sunumundaki rolünü inceliyor.
Dersin öğretim üyelerinden Joseanne Cudjoe, öğrencilerin her gün karşılaştığı görseller üzerinden dijital teknolojilere bağımlılığın toplumu nasıl değiştirdiğini tartıştıklarını belirtiyor. Böylece kişisel görünen bir fotoğraf, platform sahipliği ve algoritmik yönlendirme gibi daha geniş sorulara açılıyor.
Bilim kurgu mühendisler için ne anlatıyor?
Mühendisler için Bilim Kurgu dersinde yapay zekâdan gezegenlerin yaşanabilir hâle getirilmesine kadar uzanan fikirler, kurgu eserleriyle mühendislik arasındaki ilişki üzerinden işleniyor. Dersin odağı yalnızca hayalî teknolojilerin bir gün gerçeğe dönüşme olasılığı değil. Bilim kurgu öykülerinin mühendislere nasıl ilham verdiği ve teknolojinin olası kötüye kullanımlarına karşı nasıl uyarılar sunduğu da tartışılıyor. Dersi Shai Cohen ile J. Coplen Rose birlikte veriyor.
Cinayet, şehir sesleri ve süper kahramanlar
Seçkideki Cinayet ve Diğer Ölümcül Suçlar: Antropolojik Perspektifler dersi, cinayeti farklı tarihsel ve kültürel bağlamlarda inceliyor. İlk kez 2021’de verilen derste öğrenciler, “cinayet” sayılan bir eylemin toplumsal olarak nasıl tanımlandığını antropoloji, kültürel çalışmalar ve sinema çalışmaları aracılığıyla sorguluyor.
Şehirlerde Müzik ve Gürültü dersi ise kentin seslerini araştırma konusu yapıyor. Öğrenciler müzik türlerinin ortaya çıktıkları şehirlerle ilişkisini, kentte ses alanının nasıl paylaşıldığını ve kültür politikalarını inceliyor. Ders kapsamında hazırlayacakları iki kent sesi kaydı, Toronto Urban Sounds Project adlı projeye de dâhil edilecek.
Kahramanlar ve Kötüler dersi, Marvel ve DC anlatılarından hareketle rol modelleri, erdemi ve ahlaki tercihleri tartışıyor. Din araştırmaları bölümünün sunduğu ders, süper kahraman öykülerini dinî kahramanlık anlayışlarıyla karşılaştırıyor; hayranların bu anlatılarla kurduğu ilişkiyi de inceliyor.
Son durak: Geçmiş hakkındaki yanıltıcı iddialar
Toronto Üniversitesi Mississauga kampüsündeki Antik Dünya Hakkında Fanteziler, Aldatmacalar ve Yanlış Temsiller dersi, sahte arkeolojik keşifleri ve tarihi çarpıtan popüler iddiaları ele alıyor. Öğrenciler önce açıkça gerçek dışı örnekleri, ardından daha inandırıcı görünebilen iddiaları değerlendiriyor. Dersi veren Tracy L. Spurrier’ın vurguladığı hedef, geçmişe ilişkin iddiaları kanıtlarla okuyabilen ve sözde bilim üzerine daha sağlıklı tartışabilen öğrenciler yetiştirmek.
Yedi dersin ortak noktası, öğrencilerin zaten karşılaştığı olguları yeni sorularla incelemesi. Bir selfie, şehirde duyulan bir korna ya da sevilen bir süper kahraman hikâyesi; uygun yöntemle ele alındığında kimya, kültür, teknoloji ve toplum hakkında düşünmenin başlangıcı olabiliyor.





























