TEKNOLOJİDE YENİ EĞİLİMLER

KPMG küresel uzmanları tarafından gerçekleştirilen “Teknolojik Gelişim Anketi”, farklı ülkelerden 811 teknoloji uzmanı ve yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirildi. Ankete göre küresel olarak mobil, tüketici pazarlarına etki edecek en önemli teknoloji olarak görülüyor. Ancak girişimci pazarları söz konusu olduğunda bulut teknolojisi öne çıkıyor. Anket katılımcıları, güvenlik ve gizliliği yeni teknolojilerin ticarileştirilmesinin önündeki en büyük engel olarak görüyor.

Bulut bilişim, mobil, büyük veri, biyokimlik ve yapay zekâ teknolojileri, küçük veya büyük işletmeleri etki altına alan yeni teknolojiler arasında öne çıkıyor. Bu teknolojiler, gelecekte kökten bağlı olacağımız teknolojilerin dönüşümü için lokomotif görevi görüyor. Geçmiş yıllarda televizyondan izlediğimiz teknolojilerin yarısı, şimdiden hayatımıza girmiş durumda.

Bulut, mobil ve sosyal teknolojilerin küreselleşmesi ve bütünleşmesi, hızlı bir şekilde başka yeni teknolojilerin gelişmesini de teşvik ediyor. Günümüzde teknoloji şirketleri, küresel kaynak yönetimiyle avantaj kazanmaya çalışıyor. Bunu da her pazardan en yetenekli çalışanları bünyesinde toplayarak ve rekabetçilik yönlerini artırarak gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Doğuda gelişmekte olan Çin ve Hindistan gibi büyük pazarlar, dijital bir geleceğe doğru adım atmış durumda ve mikro inovasyonları yerel pazarlar için ufak değişikliklerle piyasaya sürüyorlar. Ancak halihazırda Silikon Vadisi, teknolojik gelişimin merkez üssü durumunda bulunuyor ve bu durumun yakın gelecekte de değişmesi beklenmiyor. Bunun nedenini de Silikon Vadisi’nin içerdiği girişimcilik ruhuna, yetenekli ve yetişmiş insan varlığına ve bu iki unsurun özel birleşiminin kopyalanmasının zorluğuna bağlayabiliriz. Bu yazımızda, KPMG küresel uzmanları tarafından hazırlanan “Teknolojik Gelişim Anketi” çalışması kapsamında, yeni teknolojilerin eski teknolojilerin yerini almasını detaylı olarak inceleyeceğiz. Bunu yaparken de 811 teknoloji uzmanı ve yöneticisinin cevapladığı anketle küresel teknoloji liderlerinin konu hakkındaki görüşlerinin analizini, başlıklar halinde ele alacağız:

  • Tüketici pazarındaki teknolojik yenilik eğilimleri: Mobil ve bulut teknolojileri, öncelikli ve kaçınılmaz olarak tüketici pazarlarına etki edecek olan zirvedeki teknolojiler arasında yer alıyor. Söz konusu teknolojilerin ardından ise biyokimlik teknolojisi geliyor. Küresel bakış açısı, mobil teknolojiyi tüketici pazarlarına etki edecek en önemli teknoloji olarak görüyor. Ancak durum, Çin ve Hindistan’da farklı şekilde ele alınıyor. Bu ülkelerde bulut teknolojisi, mobil teknolojilerden daha fazla fırsat yaratmaya elverişli bulunuyor. Kişiselleştirilmiş ve gerçek zamanlı bilgiye erişimin kolaylığı, tüketicilerin mobil teknolojileri benimsemesinin en önemli etkeni olarak göze çarpıyor. Ancak mahremiyet/şeffaflık konuları, tüketicilerin gelecek üç yıl içerisinde mobil teknolojileri seçmesinin ve benimsemesinin önünde duran en büyük engel olarak dikkat çekiyor.
  • Girişimci pazarındaki teknolojik gelişim eğilimleri: Şüphesiz girişimci pazarları için geliş- meye en müsait ve iş dönüşümünü en iyi destekleyen teknoloji, bulut teknolojisi olarak gözüküyor. Bulut teknolojinin, gelecek üç yıl içerisinde mobil teknolojiyi geçmesi öngörülüyor. Ankete katılan Kore, ABD ve Hindistan, bulut teknolojisine diğer ülkelerden daha fazla önem veriyor. Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve İsrail’de mobil teknolojiler, önem ve gelişim açısından birinci sırada yer buluyor. Küresel olarak ise “büyük veri” teknolojisi, üçüncü sırada ve geçtiğimiz yıllardan çok daha fazla önem addedilen bir konumda yer alıyor. Söz konusu sonuç, artık şirketlerce büyük veri setlerinin iş- lenmesi ve yeni iş fırsatlarının yaratılması gerekliliğinin farkına varıldığına işaret ediyor. Diğer ülkelerden farklı olarak Çin, yapay zekâyı girişimci pazarına etki edecek teknolojiler arasında üçüncü sırada konumlandırıyor. Bulut, mobil teknolojilerle veri analitiği yapay zekânın ilerlemesine muhakeme, öğrenme, iletişim ve objelerin hareket ettirilmesi gibi çok çeşitli alanlarda katkı sağlıyor. Dolayısıyla üretimden sağlık hizmetlerine robot teknolojisi ve yapay zekâ, iş ve sosyal olarak yeni fırsatların doğmasına, söz konusu teknolojilerin gelişimiyle birlikte imkân sağlıyor. Bulut ve mobil teknolojilerin girişimciler tarafından benimsenmesinin ve kullanılmasının önündeki en büyük engel ise güvenlik/gizlilik öğeleriyle ilgili teknolojilerin eski teknolojilerin yerini alması durumunda, teknoloji yol haritasının yeniden oluşturulması olarak ön plana çıkıyor. Ek olarak ilgili teknolojilerin karmaşıklığı da şirketlerin gözünü korkutan engeller arasında yer alıyor. Diğer yandan şirketlerin iş verimliliğini artırma ve daha yüksek üretkenliğe kavuşması; dolayısıyla kârlılığını ve pazardaki paylarını artırmasının yolu, bulut ve mobil teknolojilerin benimsenmesinden ve kullanılmasından geçiyor.

 

  • Teknolojik gelişim yönetimi: Hiyerarşik olmayan, fikirlerin tüm organizasyonel seviyede teşvik edildiği ve desteklendiği yönetim biçimleri, günümüzde yaygın şekilde yönetimde kullanılıyor. Ancak halen chief executive officer (CEO) rolündeki çalışanlar, teknolojik geli- şim konusunda karar verici ve yönlendirici olarak görülüyor. Bu durum, geleneksel yönetim biçimine sahip Japonya’da yüzde 53’lere varan oranda destek görüyor. Chief executive officer harici rollerde ise chief innovation officer ve chief information officer, küresel olarak yönetimde karar verici roller olarak belirleniyor. Küresel olarak organizasyon içerisinde teknolojik gelişimin değerinin ölçülmesinde, kaba tabirle teknolojik değişimin “işe yaramasında” gelir artışı, pazar payının artması ve müşteri sayısında artış dikkate alınıyor. Çalışanların şirkete yaratıcı fikirlerle katkı yapması ve motive edilmesi için en önemli motivasyon unsuru, doğal olarak para. Ancak para haricinde çalışanların kariyer gelişiminin desteklenmesi ve yeni ve farklı projeler için zaman yaratılması şirketlerde teknolojik gelişimin desteklenmesi ve yaratıcılık kültürünün oluşturulması için yapılması gerekenler arasında yer alıyor. Yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve yönetiminin sağlanması için buna uygun olarak teknoloji alanında eğitilmiş ve yetenekli bir nüfusun bulunması çok önemli bir kıstas. Bunun haricinde yeterli teknolojik altyapı- nın bulunması, sermayeye erişim ve yaratıcılık teşviklerinin devlet veya kurumlar tarafından sağlanması da yeni teknoloji geliştirmenin olmazsa olmazları arasında bulunuyor. Sonuç olarak bulut, mobil teknolojileri, veri yönetimi ve analizinin geliştirilmesi, aynı zamanda biyokimlik, makine-makine arası iletişim, nesnelerin interneti ve gelişmekte olan diğer teknolojilerin olgunluğa erişmesine yardımcı oluyor. Öyle görünüyor ki bundan sonra her şey birbiriyle kablosuz olarak bağlanacak teknolojilerin gelişimi ve ilerlemesinde sınırsız analiz imkânı kullanı- larak çok daha ileriye gideceğiz

RESİM-2

Kaynak: KPMG Gündem

PAYLAŞ
KPMG Bilgi Sistemleri Risk Yönetimi Bölüm Başkanı