Cambridge araştırması: Dikkatin dağılımındaki cinsiyet farkları yaşamın ilk günlerinde görülebiliyor

130 yenidoğanla yapılan araştırmada kız bebeklerin, erkek bebeklere kıyasla bakış sürelerinin daha büyük bir bölümünü insan yüzüne ayırdığı görüldü. Bulgular erken gelişimde doğum öncesi etkenlerin rolünü gündeme getirirken, araştırmacılar grup ortalamalarının her çocuğun özelliklerini veya gelecekteki gelişimini belirlemediğini vurguluyor.

Cambridge Üniversitesi Otizm Araştırma Merkezi’nden bilim insanları, kız ve erkek bebeklerin görsel dikkatlerini dağıtma biçimlerinde doğumdan kısa süre sonra ortalama farklılıklar saptadı. Biology of Sex Differences dergisinde yayımlanan çalışma, biyolojik etkenlerle yaşam deneyimlerinin gelişime katkısını anlamayı amaçlıyor.

Yumnah Khan’ın öncülük ettiği araştırmaya, ortalama 33 saatlik 63 kız ve 67 erkek bebek katıldı. Cambridge’deki Rosie Hastanesi’nden çalışmaya alınan yenidoğanlara iki video yan yana gösterildi: doğal hareketler yapan bir insan yüzü ve sallanan metal bilyelerden oluşan Newton beşiği.

Fark, toplam süreden çok dikkatin dağılımında

Kız bebekler, erkek bebeklere göre bakış sürelerinin daha büyük bir yüzdesini yüz videosuna ayırdı. Ancak yüzü veya nesneyi izledikleri mutlak süreler karşılaştırıldığında iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı.

Kız bebekler kendi grupları içinde yüzü nesneden daha uzun izlerken, erkek bebeklerde iki görüntü arasında anlamlı bir tercih saptanmadı. Dolayısıyla sonuç, erkek bebeklerin yüzlerden çok nesneleri tercih ettiğini göstermiyor; dikkatlerini iki görüntü arasında nasıl paylaştırdıklarına ilişkin bir fark ortaya koyuyor.

Gözlemcilerin yanlılığını azaltan yöntem

Çalışma, aynı laboratuvarın 2000’de gerçekleştirdiği araştırmayı daha kontrollü koşullarda yeniden ele aldı. Standart videolar kullanıldı; bebeklerin bakış kayıtlarını değerlendiren gözlemciler, bebeğin cinsiyetini ve baktığı tarafta hangi görüntünün bulunduğunu bilmiyordu.

Yenidoğanlarda göz izleme cihazlarının kullanımındaki güçlükler nedeniyle kayıtlar eğitimli gözlemciler tarafından değerlendirildi. Araştırmacılar, sonuçların farklı örneklemlerde ve gelişmiş ölçüm yöntemleriyle tekrar sınanması gerektiğini belirtiyor.

Biyoloji ve deneyim birlikte ele alınıyor

Bebeklerin doğum sonrası deneyimlerinin sınırlı olması, gebelik sırasında etkili olan hormonlar ve genetik özellikler gibi etkenlerin araştırılmasını önemli kılıyor. Bununla birlikte çalışma, gözlenen farkın nedenini doğrudan ortaya koymuyor.

Gelişimsel olgunlaşma düzeyleri veya videoların hareket, renk ve kontrast özellikleri de sonuçlara katkıda bulunmuş olabilir. Bulguların farklı coğrafi ve toplumsal koşullara genellenmesi için ek araştırmalar gerekiyor.

Araştırmayı yöneten Profesör Simon Baron-Cohen, biyoloji ile çevrenin birbirini dışlayan açıklamalar olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Profesör Carrie Allison ise her iki grubun içinde geniş bireysel çeşitlilik ve gruplar arasında önemli ölçüde örtüşme bulunduğuna dikkat çekiyor.

Ekip, erken dikkat örüntülerinin ilerleyen yaşlardaki gelişimle ilişkisini incelemek üzere bebekleri takip ediyor. Bu çalışmaların nöroçeşitliliğin anlaşılmasına katkı sunması bekleniyor; mevcut sonuçlar tek başına bir çocuğun gelecekteki becerilerini veya otizm tanısı alıp almayacağını göstermiyor.

PAYLAŞ
Kariyerim Dergisi, Türkiye kampüslerinin sesi ve mecrası olmak için kurulmuş üniversite ve kariyer odaklı bir dergi ve web platformudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here