Kendall Square’in yıllık buluşmasında konuşan Daron Acemoğlu, yapay zekânın çalışanlara yeni beceri ve uzmanlıklar kazandırmasını gündeme getirdi. Liberal demokrasiye ilişkin değerlendirmelerinde ise ortak refah vaadindeki eksiklikleri kabul ederken demokratik kurumların yeniden desteklenmesi gerektiğini savundu.
MIT Profesörü Daron Acemoğlu, Kendall Square Association’ın 18’inci yıllık toplantısında, yapay zekânın emeğin karşısında bir güç olmak yerine çalışanların kapasitesini genişletmesini, yeni uzmanlıklar edinmelerini ve farklı işler yapabilmelerini sağlayacak biçimde nasıl kullanılabileceğini sorguladı.
Dünyanın giderek büyüyen sorunlar karşısında yeni inovasyonlara ve yeni uyum biçimlerine ihtiyaç duyduğu bir dönemde bulunduğunu belirtti.
Demokratik kurumlara güvenin aşınmasına dikkat çekti
Acemoğlu, yeni kitabı What Happened to Liberal Democracy? çerçevesindeki değerlendirmesinde; liberal kurumlara güvenin gerilemesi, siyasi kutuplaşmanın artması ve seçilmiş temsilcilere inancın zayıflamasıyla liberal demokrasinin baskı altında olduğunu ifade etti.
Liberal demokrasinin vaat ettiği ortak refahın özellikle son 50 yılda her zaman sağlanamadığını kabul etti. Buna rağmen onu ilerlemek için en iyi yol olarak gördüğünü ve yeniden desteklenmesi gerektiğini savundu.
Farklılıklar içinde birlikte yaşama ve uzlaşma vurgusu
Acemoğlu, liberal demokratik kurumları, onları ayakta tutan normlarla birlikte insanlığın en büyük başarıları arasında değerlendirdi.
Üç yüzyıl önce yaşayanların; farklı çıkarları, görüşleri ve uğraşları bulunan yüz milyonlarca insanın aynı toplumda yaşamasını, siyasete katılıp uzlaşabilmesini hayal edemeyeceğini belirtti. Devlet kurumlarının genel olarak halka hizmet sunabilmesini ve toplumsal özgürlükler büyük ölçüde korunurken çoğunluğun yararlanabileceği refah fırsatları oluşturulmasını da bu değerlendirmeye dahil etti.
Buluşmanın odağında insan merkezli inovasyon vardı
Kendall Square Association’ın “Innovation for Good” başlıklı etkinliği Cambridge’deki The Engine’de düzenlendi. Organizatörün açıklamasında Acemoğlu’nun konuşması, insan ve yapay zekâ arasındaki farklılıklardan hareketle insan merkezli teknoloji tartışmasını başlatacak bir sunum olarak tanıtıldı.
Program, yerel yenilikçilerin tanınmasını ve 2026 Kurucular Ödülü’nün sunulmasını da içeriyordu. Dernek üyeleri ve konuklarına yönelik buluşmada yerel yiyecekler ve müzik de programa eşlik etti.
Acemoğlu’nun çalışmalarında kurumlar neden önemli?
Acemoğlu, Simon Johnson ve James A. Robinson ile birlikte 2024 Nobel Ekonomi Ödülü’nü, kurumların nasıl oluştuğunu ve refahı nasıl etkilediğini inceleyen çalışmaları nedeniyle kazandı.
Nobel Komitesine göre bu çalışmalar, ülkeler arasındaki kalıcı refah farklılıklarının anlaşılmasında toplumsal kurumların önemini ortaya koyuyor. Hukukun üstünlüğünün zayıf olduğu ve nüfusu sömüren kurumların bulunduğu toplumların neden büyüme ve olumlu dönüşüm üretmekte zorlandığı, araştırmaların temel soruları arasında yer alıyor.
Kendall Square’in kuruluş hikâyesinde de bağlantı kurma ihtiyacı var
Kendall Square Association’ın tarihçesine göre 2008 sonbaharında Cambridge’deki yerel liderler, MIT çevresinde yoğunlaşan yaşam bilimleri ve bilgi teknolojisi kuruluşlarının geleceğini daha bilinçli biçimde ele almak için bir araya geldi.
Bölge zaten güçlü bir inovasyon odağıydı. Buna karşılık insanların bağlantı kurmasını, fikir alışverişini ve sokak düzeyindeki yaşamı destekleyecek bir yapıya ihtiyaç duyuluyordu.
Yüzü aşkın kişinin görüşleriyle şekillenen dernek, ilk yıllık toplantısını Mart 2009’da gerçekleştirdi. Kuruluşun misyonu, önemli konular etrafında insanları buluşturmak ve Kendall Square’in sanayi merkezinden küresel inovasyon odağına dönüşümünü desteklemek olarak tanımlanıyor.
Kaynak: Zach Winn, MIT News





























