Mikroplastik kirliliği sanılandan çok daha yüksek olabilir

İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü Lozan’dan (EPFL) araştırmacılar, Cenevre Gölü ve çevresindeki akarsularda daha önceki ölçümlerin büyük ölçüde gözden kaçırdığı küçük mikroplastikleri tespit etti. Yeni yönteme dayanan hesaplamalar, belirli ölçüm yöntemleriyle karşılaştırıldığında kirliliğin 656 kata kadar düşük tahmin edilmiş olabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, bunun doğrudan ölçülen bir artış değil, şimdiye kadar yeterince görülemeyen parçacıkların hesaba katılması olduğunu vurguluyor.

Mikroplastikler, beş milimetreden küçük plastik parçacıkları. Daha büyük olanları su örneklerinde ayırmak görece kolayken, mikrometre ölçeğindeki parçacıkları hem saymak hem de hangi plastik türünden oluştuğunu belirlemek güçleşiyor. Bu nedenle kullanılan örnekleme ağı ve analiz yöntemi, bir gölün ne kadar kirli göründüğünü önemli ölçüde etkileyebiliyor.

EPFL’den Christel Hassler ve Florian Breider’in öncülüğündeki ekip, küçük parçacıkları incelemek için makine öğrenmesi destekli bir yöntem geliştirdi. Yöntemde önce su örneğindeki plastik parçacıklar biyolojik maddelerden ayrılıyor, ardından parçacıkların ait olduğu polimer grupları sınıflandırılıyor. Sistem, yaklaşık 5 mikrometreye kadar inen parçacıkları belirleyebiliyor; araştırmacılar daha küçük, 1–5 mikrometre aralığındaki miktarı ise doğrudan ölçmek yerine verilerden hareketle tahmin ediyor.

Küçüldükçe sayıları artıyor

Ekip, yöntemi Cenevre Gölü’nün farklı noktalarından, farklı derinliklerden ve çevresindeki akarsulardan alınan su örneklerinde kullandı. İncelenen 5–70 mikrometre aralığında, yüzey sularındaki ölçümler litre başına yaklaşık 33 ile 687 mikroplastik parçacığı arasında değişti. Çalışma, parçacık boyutu küçüldükçe sayılarının belirgin biçimde arttığını ortaya koydu.

Araştırmacıların hesaplamasına göre 1–100 mikrometre aralığındaki mikroplastiklerin önemli bir bölümü, yalnızca daha büyük parçacıkları tespit edebilen yöntemlerin dışında kalıyor. Yeni tahminler, bu boyut aralığındaki yoğunluğun önceki bazı ağla örnekleme çalışmalarında bildirilen değerlerin 226 ila 656 katı olabileceğine işaret ediyor. Bu çarpıcı fark, göldeki kirliliğin bir anda bu ölçüde arttığı anlamına gelmiyor; karşılaştırılan yöntemlerin farklı büyüklükteki parçacıkları yakalayabilmesinden kaynaklanıyor.

Çalışmanın önemli sınırı da burada: 1–5 mikrometre aralığındaki parçacıklar yeni yöntemle doğrudan sayılmadı. Bu aralık için verilen değerler, ölçülen daha büyük parçacıkların boyut dağılımına ve yöntemin geri kazanım oranı gibi düzeltmelere dayanan tahminler. Araştırmacılar, çok küçük mikroplastiklerin miktarını ve türünü daha kesin belirlemek için ölçüm tekniklerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Ekolojik risk konusunda ne biliniyor?

Ekip, tahmini yoğunlukları kullanarak bir çevresel risk değerlendirmesi de yaptı. Sonuçlar, örnekleme yapılan bazı noktalarda ekolojik risk olasılığına işaret ediyor. Ancak bu değerlendirme, Cenevre Gölü’nde canlıların zarar gördüğünün doğrudan gösterildiği anlamına gelmiyor. Küçük mikroplastiklerin doğal ekosistemlerdeki etkilerini değerlendirmek güç; ayrıca risk hesabında kullanılan toksisite verileri sınırlı sayıda plastik türünü ve canlı grubunu kapsıyor.

Araştırmacılar, plastik parçacıklarının yalnızca kendilerinin değil, taşıyabildikleri katkı maddelerinin ve sudaki diğer kirleticilerle etkileşimlerinin de incelenmesi gerektiğini söylüyor. Breider’e göre bu maddelerin birlikte oluşturduğu etkiyi ve tüm ekosisteme yansımasını çözmek karmaşık bir bilimsel sorun.

EPFL ekibi şimdi Cenevre Gölü havzasındaki mikroplastik yoğunluğunun zaman içinde değişip değişmediğini izlemeyi, yöntemin tanıyabildiği plastik türlerini artırmayı ve daha küçük parçacıklara ulaşmayı hedefliyor. Çalışmanın ortaya koyduğu temel sonuç, su kirliliğine ilişkin bir ölçümün kullanılan yöntemin görebildiği parçacıklarla sınırlı olduğu: Küçük mikroplastikler hesaba katıldığında, aynı suya ilişkin tablo belirgin biçimde değişebiliyor.

Kaynaklar: EPFL,Hassler ve arkadaşlarının npj Clean Water dergisinde yayımlanan araştırması.

PAYLAŞ
Kariyerim Dergisi, Türkiye kampüslerinin sesi ve mecrası olmak için kurulmuş üniversite ve kariyer odaklı bir dergi ve web platformudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here