Kendi Potansiyelinizin Önündeki Engel: Cam Tavan Sendromu

İş hayatında hepimiz başarılı olmak ve yükselmek isteriz. Bunun için çalışıp çabalarız ve kendimize hedefler belirleriz. Ancak bazı sebepler görünmez bir sınır haline gelerek yükselmemize engel olur. Bu görünmez sınırı camdan bir tavana benzetebiliriz. Peki nedir bu sebepler ve engeller?

Öncelikle Rus bilim insanları tarafından gerçekleştirilen pire deneyini inceleyelim sonrasında da bu sebeplerin ve engellerin neler olduğuna bakalım.

Bir grup pireyi 35 cm yüksekliğindeki cam bir fanusun içine koyup tavanını da bir cam ile kapatıyorlar. Fanusun altına da bir metal koyup ısıtmaya başlıyorlar. Isınan metalin yaydığı ısıdan dolayı sıcaklaşan taban nedeniyle pireler zıplamaya başlıyor. Pireler zıpladıkça tavana çarpıyor ancak yine de zıplamaya devam ediyorlar. Bir süre sonra pireler bir yerlere çarptıkları için 35 cm zıplamaya başlıyorlar. Böylelikle cam tavana çarpmadan zıplamaya devam ediyorlar. Daha sonra bilim adamları cam tavanı fanustan kaldırıyor ancak pirelerin bir engel olmamasına rağmen sadece 35 cm zıpladığını görüyorlar. Çünkü pireler artık tavana çarpacaklarını düşündükleri için 35 cm’den fazla zıplamıyorlar.

Bu deneye baktığımız zaman pirelerin yükselmek için çabaladığını ancak bir engele çarptıklarını, sonrasında da engelin kaldırılmasına rağmen pirelerin tavan sınırını geçemediklerini görüyoruz. Sizce de pireler ve çalışanlar birbirine benzemiyor mu?

Bazı çalışanlar da başarılı olmak ve yükselmek için çabalıyor ancak görünmez bir üst sınır sebebiyle yükselemiyorlar. Bu görünmez üst sınır, 1970’li yıllarda ABD’de ortaya çıkan “cam tavan” kavramı ile ifade ediliyor. Bazı çalışanların yaşadığı bu duruma ise “cam tavan sendromu” deniyor. Peki kim bu bazı çalışanlar?

Cam tavan sendromu; en genel hatlarıyla kurumsal hiyerarşide kadınların yaşadığı sıkıntıları anlatmak için kullanılıyor.

1986’da Wall Street Journal’daki bir makale özellikle kadınların iş hayatında yükselememesini, önlerinde bir engel varmış gibi hissetmelerini anlatıyor.

Kadınlar herhangi geçerli bir sebep olmamasına rağmen, çalıştığı yerde erkek egemenliği ya da baskılanma nedeniyle terfilerinin önünde pek çok engel varmış gibi hissediyorlar. Kısacası cam bir tavan varmış gibi hissediyorlar. Bunun asıl sebebi ise cinsiyet eşitsizliği.

Maalesef cinsiyet eşitsizliği ve negatif ayrımcılık sebebiyle çoğu kadın kendi potansiyelini ortaya çıkaramıyor.

Dünya Ekonomik Forumu’na göre cinsiyet eşitsizliğinin 99,5 yıl içinde son bulması bekleniyordu. Ancak Kovid-19 salgını nedeniyle bir nesil daha geriye giderek 135,6 yıl içinde son bulması bekleniyor.

Cam tavan sendromu neden çoğunlukla kadınların yükselmesine engel olan sebepleri ifade ediyor?

Cam tavan sendromu yukarıda da bahsettiğim gibi kişinin çevresindeki sebeplerden dolayı kendine koyduğu sınırı ifade ediyor. Günümüze kadar kadınların iş hayatında yaşadığı sıkıntıların tam karşılığı olduğundan dolayı da cam tavan sendromu bu durumu anlatmak için kullanılıyor. Sanki kadınların iş hayatındaki sıkıntılarına özel verilmiş bir isim gibi.

Peki kadınların yükselmesine engel olan sebepler nelerdir?

Bu engeller, aslında kaynaklandığı kişilere göre üç başlık altında toplanabilir. Bunlar:

  • Erkek yöneticiler tarafından koyulan engeller

Çok sayıda kadın mesleki alanda erkek egemenliğinden dolayı engellendiğini hisseder. Bu genellikle toplum tarafından inşa edilmiş görünmez engellerdir.

  • Kadın yöneticiler tarafından koyulan engeller

“Kraliçe arı sendromu” olarak da adlandırılan bu engel, 2003 yılında Dünya Ekonomik Forumu tarafından “Yarının 100 Küresel Lideri” arasında seçilen Yaprak Özer; kadınların önlerindeki cam tavan sadece erkekler tarafından değil, bu engelin zaman zaman kendi cinslerinden de kaynaklandığını dile getirmiştir.

Arı kovanlarındaki kraliçe arının iktidarını sürdürme mücadelesini biliyoruz. İş hayatında da bazı kadınların kendi statüsünü korumak istediğini, bir başka kadının kendi yerine geçmesini istemediğini, yani kraliçe arı özelliğini taşıdığını görebiliyoruz.

Örneğin Almanya’da yapılan bir araştırmada kadın yöneticilerin altında çalışan kadınların, erkek yöneticilerin altında çalışan kadınlara göre daha fazla zarara uğradığı saptanmış.

  • Kişinin kendi koyduğu engeller

Yazımın başlığında da belirttiğim gibi kişinin yükselememesinin bir nedeni de kendi potansiyelinin önüne koyduğu engeldir. Hatta bana göre bir kadının yükselememesinin en büyük sebebi kendisidir.

Bunun nedeni ise kadının ataerkil toplumda yaşamış olmanın verdiği erkek üstünlüğünü içselleştirmesi, evliliğin ve çocuk sahibi olmanın verdiği sorumluluklar, kendini yetersiz hissetmesi, özgüvensizlik gibi sebeplerden dolayı kendine bir engel koyuyor ve başrol gerektiren işlerden daha çok destek rollerde yer almayı tercih ediyor. Ayrıca cam tavana maruz kalan kadınlar bununla mücadele etmek yerine motivasyonunu kaybediyor böylelikle yükselebilme imkanına kendisi engel oluyor.

Yukarıda sıraladığım cam tavan sendromuna sebep olan etmenler kadınların iş hayatında yükselmesine engel oluyor. Peki cam tavan sendromu kırılamaz mı, yenilemez mi? Tabi ki yenilebilir. Eğer doğru adımlar izlenirse en önemlisi mücadele ruhunu kaybetmezse kadın çalışanlar da kariyerinde yükselebilirler ve çabalarının karşılığını alabilirler.

Şimdi de cam tavan sendromunu yenebilmek için neler yapabiliriz bir bakalım.

Cam tavan sendromunu kırmanın yolları

Üst düzey yönetimde kadınların sayısı az olsa da kadınlar bazı stratejiler uygulayarak üst kademelere ulaşabilirler. Tabi ki sadece kadınların çabalaması cam tavanı kırmaya yeterli olmaz ancak biz, kadınlar neler yapabilir ona bakalım.

  • Kadınlar öncelikle güçlü bir eğitime sahip olmalı, kişisel ve mesleki eğitimi her zaman devam etmeli.
  • Kişinin kendine koyduğu engeller başlığı altında sebeplerden birinin de özgüven eksikliği olduğunu belirtmiştim. Özgüven eksikliği, cam tavan sendromunun en büyük sebeplerinden biri olduğundan öncelikle özgüven sahibi olmalı. Kendini tanımalı, tanıtmalı ve ne yapabileceğinin farkında olmalı.
  • Pasif bir şekilde terfi veya önemli bir iş verilmesini beklemek yerine önemli, etkili ve yetenekli olduğunu ortaya çıkaracak davranışlar göstermeli.
  • Üst-alt çalışanlarla iletişimde olarak iş ağını geniş tutmalı ve sabırlı olmalı.
  • Çalıştığı kurumdaki koçluk, liderlik ve mentorlük gibi olgulardan olabildiğince faydalanmalı.
  • Sadece bireysel değil takım çalışmalarında da bulunmalı.
  • Her türlü değişimleri ve yenilikleri takip etmeli ve uygulamaya geçirmeli.
  • Son olarak da sadece iş hayatına odaklanmamalı. Kişisel, sosyal ve aile hayatında da faaliyetlerde bulunmalı.

Cam tavan sendromu ile ilgili sizinle birkaç veri paylaşmak istiyorum. OECD’nin açıkladığı 2020 yılı “Cam Tavan Endeksi”ne göre 29 ülke arasında kadınlar için en iyi çalışma yeri;

  • %84 oranıyla İsveç 1. sırada,
  • %78,7 oranıyla İzlanda 2. sırada,
  • %77,7 oranıyla Finlandiya 3. sırada yer alıyor.

Türkiye ise %35,7’lik bir oranla 29 OECD ülkesi arasından 27. sırada yer alıyor.

Yazımı ufak bir dipnot ile sonlandırmak istiyorum. Kadınların önünde her zaman engeller olacaktır ancak kadınlar, bunların hiçbirini aşılmaz olarak görmemeli ve kadermiş algısına kapılmamalı. Kendini tanımalı, neler başarabileceğine dair inancını ve motivasyonunu kaybetmemeli. Bu sadece kadın çalışanlar için değil çabalayarak yükselmek isteyen ama engeller sebebiyle cam tavan sendromunu yaşayan herkes için geçerli.

PAYLAŞ
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi 2.sınıf öğrencisiyim. Kendimi geliştirmeyi ve farklı bakış açılarına sahip olmayı önemsiyorum. Bunun için de Kariyerim dergisinde farklı alanlardaki yazıları okuyorum ve merak ettiğim konular hakkında yazılar yazıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here