Çılgın Proje: Kanal İstanbul

2011 yılında o zaman başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyunun gündemine taşınan Kanal İstanbul projesinin güzergahının belirlendiğini ve sondaj çalışmalarına başlandığını Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan açıklandı. Peki nedir bu Kanal İstanbul?

İstanbul’un Avrupa yakasında yeni bir su yolu yapma amacıyla Marmara denizi ile Karadeniz’i birleştirmek için üretilen projenin temel amacı boğazdan geçen tehlikeli madde taşıyan gemileri yeni yapılacak olan su yolundan geçirmektir. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na 5 Aralık 2017’de ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporu başvurusu yapıldı. Başvuruya konu dosyada yer alan bilgilere göre Kanal İstanbul projesinin maliyeti 60 milyar TL ve uzunluğu da 45 kilometre. Kanal İstanbul için 5 farklı güzergah seçeneği belirlenmiştir. Bu 5 güzergahtan Küçükçekmece – Sazlıdere – Durusu netleşmiş oldu. Proje, Marmara Denizini Küçükçekmece Gölünden ayıran noktadan başlayacak, Sazlıdere Baraj Havzası boyunca devam edip, Sazlıbosna Köyü’nden geçerek Dursunköy’ün doğusuna ulaşarak Baklalı Köyü’nü geçip Terkos Gölü’nün batısında Karadeniz’e ulaşmış olacak. Kanalın aşağı yukarı 7 bin metrelik bölümü Küçükçekmece, 3 bin 100 metrelik bölümü Avcılar, 6 bin 500 metrelik bölümü Başakşehir, 28 bin 564 metrelik bölümü de Arnavutköy ‘den geçecek.

Proje ile çarpık kentleşmeyi düzenleyerek yeni yaşam alanları oluşturmak, İstanbul Boğazında yapay adalar oluşturmak hedeflenmekte. Bakan Ahmet Arslan; 2017 yılının bitiminde Kanal İstanbul projesi için 17 bin metre sondajın tamamlandığını bildirdi. Proje bitiminde ise İstanbul’ un cazip bir şehir ve nüfusun düzenlenebileceği bir şehre dönüşmesi hedeflenmektedir. Peki bu projenin getirebileceği tehlikeler sıfıra indirgenebilecek mi?

Öncelikle ekosistem dengesinin değişebileceği en büyük soru işaretlerinden birisi olarak karşımızda durmakta. Yüzlerce yıl öncesinde büyük bir göl olarak adlandırılan Karadeniz’in zamanla suyunun yükselip Marmara denizine dökülmesi üzerine denize dönüşmesine rağmen tuzluluk seviyesinin farklı olmasıyla oluşan deniz ekosisteminin farklılığı canlı çeşitliliğinde çok önemli bir etken. Bu kanal projesiyle birlikte iki farklı ekosistemin değişmesi hatta bazı canlıların bu ekosistemde yok olmaması için ne gibi çalışmalar yapılacağı merak konusu.

Diğer bir soru işareti ise boğazdaki tehlikeli madde taşıyan gemilerin geçmesi yerine kanal İstanbul’ dan geçerken bir afetle karşılaşılırsa çevresinde yaşayan insanların ne gibi zararlarla karşılaşabileceğiydi. Karşımızda yeni bir proje var fakat bu projenin ek amaçlarından birisi kentleşmeyi düzenlemektir. Bu gibi projelerle İstanbul’ un nüfusunun düzenlenmesi istenirken geçmişte gerçekleşen büyük projelerle birlikte nüfus artışının önüne geçilememişti. Bu proje sonucunda oluşacak olan iş gücü boşluğunun nasıl düzenleneceği ise tam olarak bilinmez bir sokak olacak. Ayrıca yeni yerleşkeler yeni göçleri getireceğinden bu göçlerin önüne ne derecede geçilecek? Yoksa çarpık bir kentleşme ve yoğun nüfusa sahip İstanbul’un nüfusu daha da mı artacak? Kalan yeşil alanlarda mı tehdit altında olacak? Tüm bu soru işaretlerine zaman içinde olumlu cevaplar bulabilmeyi ve Kanal İstanbul projesinin hem İstanbul hem de ülkemiz ekonomisi ve yaşam kalitesi için bir sıçrama tahtası olmasını ümit ediyorum.

Yapımı Ne Kadar Sürecek?

Projenin yapımının 5 yıl süreceği öngörülüyor, projenin ekonomik ömrünün ise 100 yıl olacak.

Orman Arazileri?

Projenin güzergahındaki arazilerin durumu ne derseniz; Kanal İstanbul güzergahında 8 bin 138 hektar tarım arazisi, 771 hektar fundalık, 641 hektar meralık, 738 hektar verimli ormanlık alan bulunuyor. Kanal, RAMSAR Sözleşmesi kapsamında Türkiye’de belirlenmiş 135 Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan arasında yer alan Terkos Gölü Sulak Alanı ve Küçükçekmece Gölü Sulak Alanından da geçiyor.

Peki Yerleşim Yerleri?

Proje, Küçükçekmece’nin Altınşehir ve Şahintepe mahallelerinde yerleşim yerlerini de etkileyecek. Kanal İstanbul güzergahında yer alan bazı konutlar ve tarım arazileri de kamulaştırılacak.

Bazı Rakamlar

· Proje süresince 1,5 milyar metreküp hafriyat oluşacak.

· Proje kapsamında biri Küçükçekmece’de biri Sazlıdere’de olmak üzere toplam 2050 yat kapasiteli iki tane yat limanı yapılacak..

· Proje kapsamında 3 adet ada grubunun oluşturulması hedefleniyor. Bu ada gruplarında toplamda yaklaşık 450 hektarlık 10 adet olması planlanıyor.

Süveyş ve Panama kanallarıyla ilgili bir araştırma için şimdiden kollarımı sıvadım. Umarım yakın zamanda sonuçlarını sizinle paylaşırım…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here