Oxford Üniversitesi araştırmacıları, ultrason yayan cihazların (repellers) otomobil kaynaklı kirpi ölümlerini azaltabileceğini öne sürdü. Biology Letters dergisinde yayımlanan ve heyecan yaratan bu öneri, kirpilerin yüksek frekanslı ultrason seslerini duyabildiğini ilk kez kanıtlayan yeni bulgulara dayanıyor.
Kirpiler İçin Yeni Bir Koruma Yolu
Avrupa kirpisi (Erinaceus europaeus), en sevilen memelilerden biri olmasına rağmen popülasyonu ciddi bir düşüş içinde. Tür, 2024 yılında Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından “Neredeyse Tehdit Altında” kategorisine alındı. Yerel popülasyonlardaki her üç kirpiden birinin ölümüne neden olduğu düşünülen trafik kazaları, bu düşüşün en büyük nedenlerinden biri olarak görülüyor.
Yapılan yeni çalışma, ultrason kovucuların kirpileri yollardan uzak tutmak için kullanılabileceğini ve böylece araçlar tarafından ezilen hayvan sayısının azaltılabileceğini gösteriyor. Şimdiye kadar, kirpilerin bu frekans aralığını duyup duyamadığı bilinmiyordu.
Otomotiv Endüstrisiyle İş Birliği Çağrısı
Araştırmanın lideri, Oxford ve Kopenhag Üniversitelerinden Dr. Sophie Lund Rasmussen, bulguları şöyle değerlendirdi: “Kirpilerin ultrasonu duyabildiğini keşfettikten sonraki aşama, otomobil endüstrisi içinde araçlar için ses kovucular tasarlayacak ve finanse edecek ortaklar bulmak olacak. Eğer gelecekteki araştırmalarımız etkili bir cihaz tasarımının mümkün olduğunu kanıtlarsa, bu durum Avrupa kirpisi üzerindeki yol trafiği tehdidini azaltmada önemli bir etki yaratabilir.”
Bilimsel Metot: İşitsel Beyin Sapı Tepkisi
Oxford Üniversitesi ve Danimarkalı uzmanların ortaklaşa yürüttüğü çalışmada, Danimarka yaban hayatı kurtarma merkezlerinden rehabilite edilmiş 20 kirpinin işitsel beyin sapı tepkisi test edildi. Bu yöntemde, hayvanların üzerine yerleştirilen küçük elektrotlar aracılığıyla iç kulak ile beyin arasındaki elektriksel sinyaller kaydedilirken, küçük bir hoparlörden kısa ses patlamaları verildi.
Elektrotlar, beyin sapının 4 ile 85 kHz arasındaki sinyallere tepki verdiğini ve en yüksek hassasiyetin 40 kHz civarında olduğunu saptadı. Bu, kirpilerin 20 kHz’den başlayan ultrason menzilini 85 kHz’e kadar duyabildiğini kanıtladı. Deneylerin ardından veteriner kontrolünden geçen kirpiler, ertesi gece tekrar doğaya salındı.
3D Modellemeyle Kulak Anatomisi Çözüldü
Ekip ayrıca, bir sıçan tuzağı nedeniyle ağır yaralandığı için uyutulmak zorunda kalan bir kirpi üzerinde yüksek çözünürlüklü mikro-BT taramaları gerçekleştirdi. Bu taramalarla kirpi kulağının interaktif bir 3D modeli oluşturuldu ve daha önce görülmemiş anatomik özellikler ortaya çıkarıldı.
Model, kirpilerin çok küçük ve yoğun orta kulak kemiklerine sahip olduğunu gösterdi. Kulak zarı ile ilk kemik arasındaki eklemin kısmen kaynaşmış olması, kemik zincirini daha sert hale getirerek yüksek perdeli seslerin verimli bir şekilde iletilmesini sağlıyor. Bu yapı, ultrason duyabilen yarasalar gibi hayvanların tipik bir özelliğidir. Ayrıca, iç kulaktaki kokleanın (salyangoz kabuğu) kısa ve kompakt yapısı, ultrasonik titreşimlerin daha iyi işlenmesine olanak tanıyor.
İnsanları ve Evcil Hayvanları Etkilemeyecek
Bulgular, insanlar veya evcil hayvanlar tarafından duyulmayan ancak kirpiler tarafından fark edilebilen ultrasonik kovucuların tasarlanabileceğini gösteriyor. İnsanlar 20-20.000 Hz, köpekler 67-45.000 Hz ve kediler 45-65.000 Hz aralığında duyarken, kirpilerin 85.000 Hz’e kadar duyabilmesi bu teknolojiyi mümkün kılıyor. Bu cihazlar sadece yollarda değil, robotik çim biçme makineleri ve bahçe tırpanları gibi diğer tehditlere karşı da kullanılabilir.
Oxford Üniversitesi’nden Profesör David Macdonald ise çalışmanın önemini şu sözlerle özetledi: “Koruma motivasyonuyla yapılan bir araştırmanın, bir türün biyolojisi hakkında temel bir keşfe yol açması ve bu keşfin dönüp dolaşıp koruma için yeni bir yol sunması heyecan verici. Kritik soru şu: Kirpiler, bu seslere araçlarla çarpışma riskini azaltacak şekilde tepki verecek mi?”




























