FT Analizi: Çin Üniversiteleri Küresel Sıralamalarda ABD ve İngiltere’ye Yaklaşıyor

Financial Times Çin üniversitelerinin yükselişine irdeleyen önemli bir makale yayınladı. İşte o makaleden öne çıkan bazı başlıklar.

Dünya üniversite sıralamalarında uzun yıllardır hakimiyetini sürdüren ABD ve İngiltere, güçlü konumlarını korusa da Çin üniversitelerinin yükselişi dikkat çekiyor. Yeni QS Dünya Üniversite Sıralaması sonuçları, Çin’in yükseköğretimde küresel rekabette önemli mesafe kat ettiğini ortaya koydu.

QS Dünya Üniversite Sıralaması’nın 2027 sonuçlarına göre Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) dünyanın en iyi üniversitesi unvanını korurken, Imperial College London ikinci sırada yer aldı. Oxford, Harvard ve Cambridge gibi köklü Batılı üniversiteler ilk sıralardaki yerlerini muhafaza etti. Ancak sıralamanın genel tablosu, Çin üniversitelerinin yükselişini gözler önüne serdi.

Araştırmaya göre Çin’in sıralamaya giren üniversite sayısı son bir yılda 13 artarak 85’e ulaştı. Buna karşılık ABD’nin listede yer alan üniversite sayısı son yıllardaki zirve seviyesinin altında kalırken, birçok Amerikan üniversitesi sıralamada geriledi.

QS verileri, Çin üniversitelerinin performansında belirgin bir yükseliş yaşandığını ortaya koyuyor. Sıralamaya dahil edilen Çin üniversitelerinin önemli bir bölümü geçen yıla göre daha üst basamaklara çıkarken, ABD ve İngiltere’deki çok sayıda kurumun sıralamada gerilediği görüldü.

Uzmanlara göre bu yükselişin arkasında Çin’in uzun yıllardır sürdürdüğü yükseköğretim yatırımları bulunuyor. Özellikle bilim, mühendislik, sağlık bilimleri ve ileri teknoloji alanlarına yapılan devlet destekli yatırımların araştırma çıktılarında önemli artış sağladığı belirtiliyor.

Buna karşın ABD ve İngiltere’de uluslararası öğrenci politikalarındaki değişikliklerin üniversitelerin küresel rekabet gücünü olumsuz etkilediği değerlendiriliyor. İngiltere’de lisansüstü öğrencilerin aile üyeleriyle ülkeye gelmelerine yönelik kısıtlamalar ve mezuniyet sonrası çalışma haklarında yapılan değişiklikler uluslararası öğrenci sayısını etkilerken, ABD’de de vize politikaları nedeniyle yeni yabancı öğrenci kayıtlarında düşüş yaşandığı ifade ediliyor.

Bununla birlikte ABD ve İngiltere halen dünyanın en prestijli üniversitelerine ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. Ancak QS verileri, küresel yükseköğretim rekabetinin artık yalnızca Batı merkezli olmadığını ve Asya’nın özellikle Çin öncülüğünde hızla güç kazandığını gösteriyor.

QS Üst Yöneticisi Jessica Turner da değerlendirmesinde, İngiltere’nin hâlâ dünyanın önde gelen yükseköğretim merkezlerinden biri olduğunu ancak hiçbir ülkenin üstünlüğünün kalıcı olmadığını belirterek, küresel rekabetin giderek sertleştiğine dikkat çekti.

Bu tablo, önümüzdeki yıllarda dünya üniversite sıralamalarında Çin üniversitelerinin çok daha üst sıralarda yer alabileceğine işaret ediyor. Özellikle Tsinghua University ve Peking University gibi kurumlar, araştırma kapasitesi ve bilimsel üretim açısından Batılı rakipleriyle aralarındaki farkı hızla kapatıyor.

Bu gelişme, yükseköğretimde ağırlık merkezinin giderek Asya’ya kaydığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.

PAYLAŞ
Kariyerim Dergisi, Türkiye kampüslerinin sesi ve mecrası olmak için kurulmuş üniversite ve kariyer odaklı bir dergi ve web platformudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here