Yarından Sonra Filmi Gerçek Olabilir mi?

Bir Gecede Gelen Buzul Çağı: The Day After Tomorrow ve Bilimin Uyarıları

Küresel ısınma tartışmalarının yeni yeni ana akım gündeme girdiği bir dönemde vizyona giren The Day After Tomorrow, izleyiciyi alışıldık felaket senaryolarının ötesine taşıyarak, dünyanın adeta bir gecede buz çağına sürüklendiği çarpıcı bir tabloyla karşı karşıya bıraktı. Film, abartılı anlatımıyla eleştirilse de, bilim insanlarının yıllardır dikkat çektiği iklim kırılganlıklarını geniş kitlelerin gündemine taşımayı başardı.

Buz Gibi Bir Senaryo

Filmde olaylar, Antarktika’daki devasa buz raflarının kopmasıyla başlıyor. Ardından Kuzey Atlantik’teki okyanus akıntılarının —özellikle de küresel iklimin “ısıtma sistemi” olarak bilinen termohalin dolaşımın— zayıfladığına dair bulgular ortaya çıkıyor. Bu gelişme, iklim bilimci Jack Hall’un (Dennis Quaid) önderliğindeki ekibi alarma geçiriyor.

Ancak uyarılar dikkate alınmıyor. Çok geçmeden dünya, tarih kitaplarından aşina olunan bir kavramla yüzleşiyor: ani soğuma. Dev fırtınalar, hortumlar ve dolu yağışlarıyla başlayan kaos, kısa süre içinde Kuzey Yarımküre’nin büyük bölümünü etkisi altına alan ölümcül bir soğuk dalgasına dönüşüyor. New York, film tarihinin en unutulmaz sahnelerinden birinde, dev bir gelgit dalgasının ardından tamamen buzla kaplanıyor.

Film Abartıyor mu?

Filmin en çok tartışılan yönü, bu dönüşümün birkaç gün içinde gerçekleşmesi. Bilim insanlarına göre bu, sinemanın dramatik etkisini artırmak için yapılmış açık bir abartı. Ancak filmin temel aldığı varsayım —iklim sisteminin sanıldığı kadar istikrarlı olmadığı— bilim dünyasında ciddiyetle ele alınıyor.

İklim bilimciler, özellikle Atlantik Meridyen Devrilme Dolaşımı (AMOC) olarak bilinen okyanus akıntı sisteminin zayıflamasının, Avrupa ve Kuzey Amerika’da ciddi soğumalara yol açabileceği konusunda yıllardır uyarılarda bulunuyor. Filmdeki gibi ani ve küresel bir buz çağı kısa vadede olası görülmese de, bölgesel ve hızlı iklim şokları ihtimal dahilinde değerlendiriliyor.

“Ani Soğuma” Gerçekten Mümkün mü?

Bilimsel kayıtlara bakıldığında, Dünya’nın geçmişinde gerçekten de ani iklim değişimleri yaşandığı biliniyor. Özellikle son buzul çağının sonunda meydana gelen ve “Younger Dryas” olarak adlandırılan dönem, sıcaklıkların birkaç on yıl içinde dramatik biçimde düştüğünü ortaya koyuyor. Bu durumun, büyük miktarda tatlı suyun okyanuslara karışarak akıntı sistemlerini bozmasıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.

Uzmanlar, günümüzde Grönland buzullarının hızla erimesinin benzer bir mekanizmayı tetikleyip tetikleyemeyeceğini araştırıyor. Filmdeki gibi “bir haftada donan şehirler” senaryosu gerçekçi bulunmasa da, iklim sisteminin eşik noktalarına yaklaşılması, ani ve öngörülmesi zor değişimlerin kapısını aralayabilir.

Bilim İnsanlarından Net Mesaj: Risk Küçümsenmemeli

İklim araştırmacıları, filmin bilimsel doğruluğundan çok, verdiği mesaja dikkat çekiyor:
Küresel ısınma yalnızca daha sıcak bir dünya anlamına gelmiyor; aynı zamanda daha dengesiz bir iklim demek. Bu dengesizlik, aşırı sıcaklar kadar aşırı soğukları, fırtınaları ve beklenmedik hava olaylarını da beraberinde getirebilir.

Filmde hükümetlerin geç tepki vermesi ve bilimsel uyarıların siyasi kaygılarla göz ardı edilmesi, günümüz iklim tartışmalarıyla da dikkat çekici bir paralellik kuruyor. Uzmanlara göre bu yönüyle The Day After Tomorrow, bilimsel bir belgesel olmasa da, iklim risklerini ciddiye almamanın bedelini çarpıcı bir sinema diliyle hatırlatıyor.

Felaket Filmi Olmanın Ötesinde

Aradan geçen yıllara rağmen The Day After Tomorrow, yalnızca görsel efektleriyle değil, yarattığı tartışmalarla da hatırlanıyor. Film, bilimsel gerçekleri dramatize ederek sunarken, izleyiciyi şu soruyla baş başa bırakıyor:
İklim sistemi gerçekten kontrolden çıkarsa, buna ne kadar hazırlıklıyız?

Bilim insanlarının bugün altını çizdiği nokta ise net: Filmde anlatılanlar birebir yaşanmayabilir, ancak iklim değişikliğinin “yavaş ve zararsız” olduğu düşüncesi de artık bilimsel olarak geçerliliğini yitirmiş durumda.

PAYLAŞ
Kariyerim Dergisi, Türkiye kampüslerinin sesi ve mecrası olmak için kurulmuş üniversite ve kariyer odaklı bir dergi ve web platformudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here