Resmi adı Çin Cumhuriyeti ama Çin Halk Cumhuriyeti’nden tamamen ayrı bir ülke Tayvan. Neden mi? Çünkü tam olarak kendi ekonomileriyle, eğitimleriyle, mimarileriyle ve belki de en önemlisi inovatif fikirleriyle gelecek vaat ettiğini düşündüğümüz ülkelerin listesini alt üst edecek bir ülke.
Tayvan’da gittiğinizde gezmek istediğiniz yerlere kolay ve hızlı ulaşım sağlayabilirsiniz. Ülkemizde kullandığımız hızlandırılmış trenlerin katlarca süratlısı olan hızlı tren bu konuda en avantajlı tercihiniz olacak. Gezerken belki de en çok dikkatinizi çekecek iki şey mimari ve peyzaj olacak. Geçmişten gelen mimariye ve sanat eserlerine gösterilen özenli koruma hemen gözünüze çarpacak. Okullarda ki sanatsal çalışmalarla bilimsel çalışmanın dengesi
başarının en net cevabı. Jeolojik konumundan gelen maviye kattıkları yeşil tonuyla adayı cennete çevirmiş bir ülke. Ülkeyi gezerken gözünüze farklı gelen mimari yapısında da bilinçli farklılıklar var. Mesela ülke mimarisinde yeni denenen bir değişiklik olan binanın kolonlarını kaldırma. Amaç estetiğin yanında, maliyet.
Maliyet demişken gelelim ülke ekonomisine. Tayvan ekonomi politikasını liberalizasyon çalışmaları oluşturmakta. Peki liberalizasyon çalışması da ne ? Ekonomik güçler arasında özgür yarışmak. Tayvan bunu üç aşamada gerçekleştirmeyi hedeflemekte. Ilk olarak yeni işletmelerin kurulması için teşvik etmek, ikincisi altyapıyı geliştirmek ve üçüncüsü bebek endüstrileri korumak. Bu çalışmanın ilk adımı yeni işletmelere uygulanan vergi indirimi olmuştur. Ayrıca hükümet ihracatı arttırmak için
1960’lı yılların ortasında Kaohsiung Şehri’nde, dünyanın ilk ihracat serbest bölgesini açmıştır. Ülke ekonomisinin büyük payını katma değerli ürünler oluşturmakta. Bu payın büyüklüğü bilinçli olarak geleceği planlama, doğal kaynakları azsa tüketme amaçlarından gelmekte. Belki de doğal kaynak bakımından en zengin ülkelerden biri olmasına rağmen küresel ısınmaya karşı en bilinçli inovasyonları yapan ülke. Bu inovasyonlara verilebilecek en güzel örnekler şampuan ve kahve şişeleri. Şampuanlar içerik olarak da saçınızla birlikte vücudunuza da bakım yapacak şekilde üretilmiş. Ancak daha da önemlisi içeriğin büyük yüzdeliği organik malzemelerden üretilirken, ambalajların neredeyse tamamı geri dönüşümlü üretilmiş. Yani aldığınız şampuan ve kahve şişelerinin içindeki ürün bittiğinde şişeyi elinizle küçük parçalara ayırıyorsunuz bir kahve tohumuyla toprağa atıyorsunuz. Uygun nem ve sıcaklık koşullarında 6 ay sonunda kahve ağacınızın tohumu uyanmaya başlıyor. Böylelikle kendi ağacınızı dikmiş ve dünya için bir iyilik yapmış oluyorsunuz.
Tayvan bunun dışında “green systems” farkındalığıyla diğer ülkelerden bir adım daha öne geçmiş bir ülke. Insanlar spor yaparak elde ettikleri enerjilerle mekanları aydınlatıyor, aşırı sıcak olan Tayvan havasında attıkları her adımla döndürdükleri pervanelerle biraz daha serinliyorlar. Doğal döngüye katkı konusundaki ciddiyetlerini işyerlerinin
arkasındaki pirinç tarlalarından, ormanlardan , akasya ağaçlarından çalışma masalarından ve masalardaki çeşitli küçük yeşilliklerden anlamak mümkün. Ülkenin Çin’den ayrıldığını ve şu anda Tayvan halkının %98’inin Çinli olduğunu düşünürsek mutfakta bizi neyin beklediğini tahmin etmek çok zor olmaz. Evet, Tayvan Mutfağı’nda Çin’in etkisi büyük ama bunun yanında ülkenin yerel tatları da var. Bu tatlardan bazıları ise Taiwanese Orange, Aiyu Jelly ve Taiwanese Parridge. Ayrıca Tayvan, çay kültürünü çok önemseyen bir ülke. Çaylarını kesinlikle denemelisiniz. Sin Tai Fung ve Fu- Ba- Wang Knuckles Restaurant, ülkenin yerel lezzetlerini Taipei’de tadabileceğiniz restoranlar arasında.
Yemekleri de öğrendiğimize göre o zaman ilk tatil fırsatında haydi Tayvan’a.





























Mavinin harika tonları, gözlerim bayram etti resmen teşekkürler Emine 🙂
Teşekkürler özlem😊
Tayvan hakkında bilgilendirici bir yazı olmuş teşekkürler.
Vakit ayirdigin icin Ben teşekkür ederim😊
Harika bir yazı olmuş gerçekten ellerine sağlık. Ülkeler hakkında farklı bilgi almak herzaman ilgimi çekiyor 😀
Kesinlikle seninde gitmen gereken bir ülke 😃
Shilin Night Market hatirladigim kadariyla yerel aksam pazarlari. Trafik sikintisi ingilizce bilen kisi sayisinin az olmasi da sikinti aslinda. Ulkeye gitmek icin en uygun zamansa bence yilin ilk 4 ayi yagis azligindan dolayi. Bunlari da ekleyeyim dedim ancak yine de guzel bi yazi olmus. Tebrik ediyorum
Teşekkürler sinan
Tayvana olan merakımı bir nebze daha arttırdığın için teşekkürler Emine 🙂
Belki bir gün Tayvanda gezerken beni ve yazımı hatırlarsın 😊😊