Esnaflık Bitiyor Mu?

2016 yılı itibariyle piyasalarda yaşanmaya başlayan durgunluk etkisini göstermeye devam ediyor.Bu durum küçük büyük tüm işletmeleri etkilemiştir.Fakat büyük işletmeler bu konuda medyanın da etkisiyle seslerini daha fazla duyurabilmektedirler. Oysa ekonomideki daralmanın etkisinin hissedildiği yerlerden birisi de bizim küçük esnaflarımız.Özellikle fotoğraf stüdyoları,bakkallar,ayakkabıcılar ve terzilerin durumunu hepimiz az çok tahmin edebiliyoruz.Dijital fotoğraf makinelerin hayatımızda yer almasıyla fotoğrafçıya gidilmemeye başlandı,şimdilerdeyse artık fotoğraf makinesi bile taşımadan bir fotoğraf makinesi görevini de görmekte olan telefonlarımız sayesinde fotoğrafçılara vesikalık fotoğraf ve özel günlerde fotoğraf çekilmek dışında pek de uğrandığı söylenemez.Bu durum bizim mavi önlüklü Bakkal Ali Amca,Mehmet Amca içinde geçerli,o eskiden el emeği göz nuru eliyle yapılan ayakkabılarda da ve ince ince yapılıp işlenen dikişlerde terzilik hünerlerini sergileyen terzilerde de geçerli.Eskiden durmadan çalışıp dinlenmeye vakit bulamayan bu meslek grupları günümüzde yanlarına çırak dahi bulamıyor.Bu sektörlerin yanında diğer sektörlerdeki değişiklik de dikkat çekici boyutlara ulaşmış durumdadır.

Şimdilerde buna İstanbul’un en işlek caddelerindeki mekanların kapatılması da eklenince durumun ciddiyetini koruduğunu söylemek mümkün olacaktır.Talebin az olmasından da şikayet eden esnaf çareyi dükkan kapatmakta buldu.Küçük esnaf bu konuda çok şanslı değil,sadece bazı haber kanalları sayesinde bu durum yansıtılabilmektedir. İşte bu yüzden bugün piyasalarda yaşanan bu durgunluğu küçük esnafın gözünden değerlendirmeye ne dersiniz?

İstanbul’un en merkezi caddelerinden Beyoğlu ve Bağdat Caddesi.Esnaflar teker teker dükkanlarının kepenklerini indiriyor.Dükkanların bazılarında kiralık ilanlarını görmek mümkün.

taksim kapanan dükkanlar ile ilgili görsel sonucu

 

Bu durum sadece caddeyle sınırlı kalsa iyi. Kapalıçarşı esnafı için de durum böyle. Kapalıçarşı bildiğiniz üzere dünyanın en eski ticaret merkezlerinden biri.Yerlilerin ziyaretine açık olsa da özellikle turist akınına uğrayan tarihi bir mekan.Fakat şu sıralar bu durum eskisi gibi değil.Türkiye’ye gelen turist sayısının düşmesiyle iş yapamayan esnaf sayısı arttı, siftah yapamayan esnaf da Kapalıçarşı’da artan kiralarla birlikte direnmeye çalışıyor.Kafanızı çevirdiğinizde kapanan dükkanları görmek çok da zor olmayacaktır.

 

kapalıçarşı esnafı sıkıntıları 2016 ile ilgili görsel sonucu

Fotoğraflar da durumu destekler nitelikte.Çünkü,eskiden tıklım tıklım yerli ve yabancı turist akınına uğrayan Kapalıçarşı ekonomideki sıkıntılarla birlikte eski cıvıl cıvıl insan kalabalığının yerini sessiz ve sakin dükkan esnaflarına bırakıyor.

Turizmdeki kan kaybı Kapalıçarşı’yı da vurdu, şimdiden 600 dükkan kapandıDünya’nın en eski çarşılarından biri olan Kapalıçarşı’da bu durumu sayısal verilere dayandırarak ifade etmek gerekirse durum kuyumcu, çantacı ve deri dükkanları açısından kritik.Eskiden 1000 civarı kuyumcu bulunan çarşıda bu sayı 600’e inmiş durumdadır.

Peki bu durumun sebepleri neler, bizim küçük esnafımız niye bu zor duruma girdi ve bu durumdan nasıl çıkar? Bu durumun sebeplerini genel anlamda ele alabiliriz.

1)Kentsel Dönüşüm Çabaları: Binaları yenileme çalışmasına gidilmesiyle esnafa çok fazla yer verilmezken,mahalle kültüründen uzaklaşıp site kültürünün ortaya çıkmasıyla ”bir koşu bakkala gitmek”olayı tarihe karışmak üzere.

2)Artan dolar ve döviz: Son 14 yılın en yüksek seviyelerinde izlenen doların yükselmesi demek maliyetlerin artması demek.Buna da en güzel örnek penye ve konfeksiyon sektörüdür. Hammaddesi dolar endeksli olan bu sektördeki ürünlerin fiyatının artmasının sebeplerinden birisi de dolar. Doların artmasıyla da ürünlerin maliyeti yükseliyor.Hazır Giyim Derneği (PEN-KON)Yönetim Kurulu BaşkanıMehmet Haskaya da maliyetlerin yükselmesinin rekabeti azalttığını ve sonuç olarak satışların bu durumdan olumsuz yönde etkilendiğini söylüyor. Durum böyleyken tüketici de ürünleri iyice araştırıp kendi bütçesine uygun olanı almak istiyor.Bu da biz tüketicileri tek mekan çok ürün anlayışı ve rahatlığıyla AVM’lere yönlendiriyor.

Tüketiciler günümüzde genellikle AVM ve çeşitli marketlerden alışverişlerini yapıyorlar.İnsanlar eğlenmek,yemek yemek için bu tür yerleri tercih etmeye başladılar ve kentsel dönüşümle başlayan sürecin can noktası AVM’lere dönüştü.

Buradan da anlaşılacağı üzere bir diğer sorun AVM’ler oldu.

3)AVM’ler: Merkezi konumda bulunan yerlere AVM ruhsatı verilmesiyle sayıları gitgide artan,müşteri çekmek konusunda fazlasıyla uzmanlaşmış olan AVM’ler esnafı bitirmek üzere.Kendi belirledikleri günlerde veya özel günlerde yapılan indirimlerle biz tüketiciler AVM’lere koşup tabir yerindeyse çılgın gibi alışveriş yapıyoruz.Tüketiciler farklı ürünlere tek mekanda ulaşabilmenin kolaylığını ve keyfini sürerken zamandan da tasarruf yapıp kendilerine daha çok vakit ayırabilmenin mutluluğunu yaşıyorlar.

4)Marka Bağımlılığı: AVM’lerden bu kadar alışveriş yapan tüketicilerin bazılarında marka takıntısı oluşabilmektedir. Tüketici kaliteli ve sevdiği malı kullanmaktan vazgeçmezken, bazı ürünlere ederinden fazla para verdiğini de düşünebiliyor. Fakat bu durum tüketicinin marka takıntısına engel değil çünkü tüketici kullandığı markadan uzun süredir memnunsa başka bir ürün almak yerine direkt bildiği ve sevdiği markaya yönelebilmektedir.

Fakat bazı kesimler ise marka bağımlılığının olmadığını, markaya güvenin söz konusu olduğunu söyleyebiliyorlar. Neticede her 2 durum da belirgin markaların tercih edilme oranını arttırdığı ve bu markalar insanları AVM’lere yönelttikleri için esnaf yine can çekişme durumunda kalıyor.

PEKİ NE YAPILABİLİR?

Bu konuda devlet de esnaflar için çalışmalar yapıyor. 750.000 esnafa vergi affının geliyor olması yönünde çıkan haberlerle esnafın yüzü güleceğe benziyor. Bunun yanında esnafa kredi desteğinin sağlanacağı da konuşulan bir diğer konulardan.Esnafların borçlarının yıl sonu taksitlerinin kaldırılması ve dükkanını kapatmak durumunda kalan esnaflar için ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile yürütülen projeyle işsizlik fonunun kurulup, bu fondan yararlanabilmeleri sağlanacaktır.

Biz tüketiciler ise esnaflarımızı kıyıda köşede unutup kaybolmalarına izin vermemeliyiz.Eskiden tüm sokağın nabzını tutan,gelen giden müşterilerle sadece alışveriş yapmayıp birbirlerinin dertlerine de ortak olan mahallelinin Bakkal Mehmet Amcalarını unutmamalı,her ne kadar gelişen şartlara uyum sağlıyor olsak da küçük esnaflarımızı geçmişten geleceğe yaşayan değerlerimiz gözüyle bakıp, onları bir köşeye itmek yerine mümkün olduğunca hal hatır sorup küçük ihtiyaçlarımızı esnaflarımızdan temin edebiliriz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here