Yıllardır reklamlarda gördüğümüz sonunu bildiğimiz film gibi tat vermeyen aksine irite eden ancak bir türlü tedavülden kaldırılmayan reklamlara her gün defalarca maruz kalıyoruz. İnternet ve billboardlarda rastladığımız reklamlara nazaran televizyon kanallarında izlediklerimiz bizi her zaman daha da rahatsız ediyor. İzleyicilerin birçoğu bu durumdan rahatsız oluyor ancak o ürünleri almaktan vazgeçmiyor. Çünkü aslında bu da bir kötü pazarlama taktiği. Yani sevmediğimiz, aşina olduğumuz reklamlar beynimizin bir köşesinde yer ediyor ve satın alma esnasında karşımıza çıkan o ürünleri çoğu zaman tüketici olarak satın alıyoruz. Peki, sizce de bazı reklamların artık miadı dolmadı mı? İşte sizler için tüketiciyi satın almaktan soğutan ama vazgeçiremeyen reklam klişelerini derledik. Benzetmelerle aslında hepimizin içinde bulunduğu hatta çoğu zaman şikâyetçi olduğumuz ancak elimizden de bir şey gelmiyor diyerek sadece izlemekten kaçındığımız reklam klişelerimiz.
‘‘Sınıfın en iyisi’’
Genel itibariyle otomobil reklamlarında kullanılan ve marka fark etmeksizin hepsinde geçen sınıfın en iyisi klişesi. Ortaokul sıralarında üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir der gibi ezberledik ve aklımızdan çıkaramıyoruz. Aynı zamanda otomobil reklamlarında gördüğümüz o fantastik yollarda ilk başlarda ilgimizi çekmişti elbet. Ama bununda modası geçti.
‘‘Serinleten fiyatlar’’
Yaza yaklaşırken içecek reklamlarının vazgeçilmez mottosu haline gelmiş bir içerik. Reklamın başında kullanılan birkaç kelimeden zaten asıl amacını anlıyoruz ve artık bundan da sıkıldık.
‘‘İçinizi ısıtan fiyatlar’’
Adeta indirim göstergesi, herkesin alabileceği izlenimi vermeye çalışan , aileden biriymiş gibi hissettiren ama trendini kaybetmiş içerik .
‘‘ Yılın fırsatı – Bu fırsat kaçmaz’’
Satın almazsak büyük bir fırsatı kaçırıyormuş hissi veren ama aslında ortada bir fırsatı da olmayan bizi düşündürmeye çalışan ama oltasında düşmediğimiz bir avcı misali yıllardır tüm mecralarda rastlıyoruz.
‘‘ Şehrin göbeğinde – Kira öder gibi ’’
Bu motto ilk çıktığında aslında hepimizi bir düşündürmüştür. Nasıl yani ? Gerçekten mi ? tepkilerini elbette hepimiz vermişizdir . Ancak işin gerçeği reklamın altında o hızlı geçen siyah bandı okuduktan sonra artık bu reklamlara da inancımız kalmadı.
‘‘Diş macunu – Diş çınlaması’’
Yıllardır o dişten o sesin nasıl çıktığını hiçbirimiz çözemedik ya da elma ısırıklarına hep tanık olduk ama biz bunlardan da sıkıldık .
‘‘ Dolgun Saçlar’’
Aslında bakıldığında kadınların arzu ettikleri saç tipiyle ilk başlarda oldukça ciro yapan reklamlarında gerçek yüzü ortaya çıkmaya başlayınca hiçbir kadını etkisi altına alamadı.
Bu mottolar bizi rahatsız ettiği gibi reklamlarda gördüğümüz ve asla değişmediğini hepimizin bildiği ürünlerle özdeşleşen reklamlarda piyasada hala mevcuttur. Tencere, tava bilumum mutfak eşyalarının absürtle şen kullanımları. Makarna reklamlarının haliyle öğrencilere yönelik olması ya da İtalyan izleri taşıması. Banka reklamlarının genelinde kullanılan balkan müzikleri . Odun ateşi etrafında gitar çalan genç içerikli reklamlar ve daha niceleri…






























Süper bir yazı olmuş
Teşekkür ederim Recep
Yazi cok güzel, tebrikler 👏 en sinir bozucu klişe “kira öder gibi-şehrin göbeğinde ” 1300 lira askeri ucret, komşum dedi 1100 lira kira veriyoruz.. Hadi çık işin icinden cikabilirsen..
👏🏿👍🏻
Gerçekten bazı reklamlar çok sıkıcı olmaya başladı :/
Gerçekten de klişe olmuş reklam sözleri 😅 güzel yazı olmuş😊👍
Aşırı derecede rahatsız edici bulduğum şeylerin çok güzel bir derlemesi olmuş 😀