Klinik Çalışmaların Karbon Ayak İzi

Hong Kong Üniversitesi’nden Prof. Chinmoy Sarkar’ın da yer aldığı uluslararası çalışma, insan sağlığını korumayı amaçlayan araştırmaların çevresel maliyetine dikkat çekiyor. Yılda on binlerce klinik araştırmanın yürütüldüğü sağlık sektöründe seyahat, veri merkezleri, laboratuvar altyapısı, tedarik zincirleri ve enerji kullanımı önemli bir karbon yükü oluşturabiliyor.

Sağlığı koruyan araştırma, iklimi ne kadar etkiliyor?

Klinik ve sağlık araştırmaları yeni ilaçların, tedavilerin ve halk sağlığı politikalarının geliştirilmesi için vazgeçilmez. Ancak HKU Bulletin’in gündeme taşıdığı çalışma, bu bilimsel faaliyetlerin kendi çevresel ayak izinin çoğu zaman ölçülmediğine dikkat çekiyor. ClinicalTrials.gov verilerine göre dünya genelinde her yıl 40 binden fazla yeni klinik araştırma başlıyor ve bunların çok azında çevresel etkiler için zorunlu değerlendirme bulunuyor.

Haberde verilen çarpıcı örneklerden biri, dapagliflozinin kalp yetmezliği ve ölüm riskini azaltmadaki etkinliğini inceleyen tek bir klinik araştırmanın seyahat ve diğer faaliyetlerle yaklaşık 2.500 metrik ton karbondioksit salımına yol açması. Bu miktar yaklaşık 500 otomobilin yıllık emisyonuna eşdeğer olarak veriliyor.

Veri merkezleri ve laboratuvarlar da hesaba katılmalı

Sağlık araştırmalarının karbon ayak izi yalnızca katılımcı ve araştırmacı seyahatinden oluşmuyor. Büyük veri analizi, yapay zekâ ve biyoinformatik uygulamalarının yaygınlaşmasıyla enerji yoğun veri merkezlerine duyulan ihtiyaç hızla artıyor. Laboratuvarların iklimlendirilmesi, soğuk zincir sistemleri, tek kullanımlık malzemeler, tedarik zincirleri ve atık yönetimi de toplam çevresel etkiye katkı sağlıyor.

Prof. Chinmoy Sarkar bu ilişkiyi “iki yönlü muhasebe” olarak tanımlıyor: İklim değişikliği sıcaklık aşırılıkları üzerinden insan sağlığını olumsuz etkilerken, sağlık araştırmasının kendisi de sera gazı emisyonlarını artıran insan faaliyetlerinden biri olabiliyor. Bu nedenle sağlık araştırmasının iklim etkisini azaltmak, dolaylı biçimde yine halk sağlığını koruma hedefinin parçası.

Daha yeşil sağlık araştırması için altı alan

Birleşik Krallık Academy of Medical Sciences ve ABD National Academy of Medicine öncülüğündeki 16 üyeli uluslararası grubun “For People, For Planet” raporu altı müdahale alanı öneriyor. İlk başlık çevresel etkinin ölçülmesi: Sağlık araştırmalarının toplam karbon, su ve atık ayak izine ilişkin kapsamlı veri henüz yok.

İkinci olarak fon sağlayıcıların, hibe başvurularında asgari sürdürülebilirlik kriterleri istemesi öneriliyor. Üçüncü alan araştırma yönetişimi ve düzenlemeler; uzaktan veri toplama, sensör kullanımı ve UK Biobank benzeri ortak veri kaynaklarının tekrar kullanılabilmesi, gereksiz seyahat ve tekrarlı veri üretimini azaltabilir.

Diğer başlıklar tedarik ve satın alma standartları, enerji verimli fiziksel altyapı ve veri merkezleri ile araştırmacıların sürdürülebilirlik kapasitesinin geliştirilmesi. Rapor aynı zamanda zengin ve düşük gelirli kurumlar arasında yeni bir eşitsizlik yaratılmaması için geçişin esnek ve destekleyici olması gerektiğini vurguluyor.

Sıcaklık artışı gençlerin ruh sağlığını da etkiliyor

Sarkar ve çalışma arkadaşlarının iklim-sağlık ilişkisine yönelik araştırmaları, meselenin neden acil olduğunu da gösteriyor. 2007-2025 arasında yayımlanan 28 gözlemsel çalışmayı ve 30 binden fazla çocuk ile genci kapsayan bir incelemede, ortam sıcaklığındaki her 1°C artış daha yüksek intihar riskiyle ilişkilendirildi. Yüksek sıcaklıklara maruz kalma; ruh sağlığı bozuklukları, şizofreni ve depresyon nedeniyle hastaneye yatış riskinde de artışla bağlantılı bulundu.

Yaklaşık 500 bin UK Biobank katılımcısını içeren başka bir çalışma ise yüksek yaz sıcaklıklarını böbrek ve sıcaklıkla ilişkili hastaneye yatışlarla ilişkilendirdi. Araştırmacılar, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini incelerken bu araştırmayı yürütme biçiminin de iklim üzerinde yeni yük yaratmaması gerektiğini savunuyor.

Mesaj basit ama zorlayıcı: Sağlık araştırmasının daha sürdürülebilir hale gelmesi, bilimsel kaliteden vazgeçmek anlamına gelmemeli. Ama geleceğin araştırma sistemi, “bu çalışma insan sağlığına ne kazandırıyor?” sorusunun yanına “bu kazanımı hangi çevresel maliyetle üretiyoruz?” sorusunu da eklemek zorunda kalabilir.

PAYLAŞ
Kariyerim Dergisi, Türkiye kampüslerinin sesi ve mecrası olmak için kurulmuş üniversite ve kariyer odaklı bir dergi ve web platformudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here