Çocuklar yapay zekâyla neler konuşuyor?

Avustralya Ulusal Üniversitesi araştırmacıları, 9–12 yaşındaki çocukların yapay zekâ sohbet botlarını nasıl kullandığını doğrudan onlardan öğrenmek için bir çalışma yürütüyor. Araştırmanın çıkış noktası, çocukların bu araçlara yalnızca ödev veya eğlence için değil, kişisel sorunları hakkında konuşmak için de başvurması. Uzmanlar, ailelerin çocuklarıyla açık ve yargılamayan bir iletişim kurmasını öneriyor.

Yapay zekâ sohbet botları çocukların gündelik yaşamına girmiş durumda. Bazı çocuklar bu araçlardan bir hikâye yazmasını veya okul ödevinde yardımcı olmasını isterken bazıları arkadaşlık ilişkileri, duyguları ya da sağlıkları hakkında sorular soruyor. Avustralya Ulusal Üniversitesi (ANU), çocukların bu görüşmeleri nasıl yaşadığını ve onlardan nasıl etkilendiğini anlamak için yeni bir araştırma yürütüyor.

ANU Tıp ve Psikoloji Okulu’ndan Doçent Amy Dawel’ın öncülüğündeki ekip, Avustralya genelinden 9–12 yaşındaki çocuklarla görüşmeler yapıyor. Araştırmacılar özellikle yapay zekâyı bir arkadaş gibi gören, duygularını onunla paylaşan veya sosyal ve kişisel durumlarda ondan tavsiye isteyen çocukların deneyimleriyle ilgileniyor. Dawel’a göre çocukların yapay zekâyla ne konuştuğunu öğrenmek kadar, bunu neden yaptıklarını ve konuşma sonrasında nasıl hissettiklerini anlamak da önemli.

Her dört çocuktan yaklaşık üçü yapay zekâ asistanı kullanmış

Araştırmanın gerekçelerinden biri, Avustralya’nın çevrim içi güvenlik kurumu eSafety Commissioner tarafından yayımlanan ayrı bir anket. Şubat–Mart 2026 döneminde 10–17 yaşlarında 1.950 çocuğun katıldığı ankette, çocukların yüzde 78’i bir yapay zekâ asistanı, yüzde 8’i ise bir yapay zekâ “arkadaş” uygulaması kullandığını bildirdi. Bunlar farklı türde araçlara ilişkin kullanım oranları; aynı çocuğun iki türü de kullanmış olması mümkün.

Yapay zekâ asistanı veya arkadaş uygulaması kullanan çocukların çoğu, bu araçlardan bilgi edinmek, öğrenmek, yazı yazmak ya da eğlenmek için yararlandığını söyledi. Ancak aynı grubun yüzde 54’ü en az bir kişisel veya sosyal nedenle de yapay zekâya başvurduğunu belirtti. Bu nedenler arasında bir durumda ne yapacağına ilişkin tavsiye almak, fiziksel veya ruhsal sağlık hakkında soru sormak ve duygularını konuşmak yer alıyor.

Bu anket, ANU’nun çocuklarla yürüttüğü yeni çalışmanın sonucu değil. ANU araştırmacıları şimdi sayısal verilerin arkasındaki deneyimi görüşmeler yoluyla daha iyi anlamaya çalışıyor.

“Adını söylememek” her zaman yeterli değil

Dawel’ın dikkat çektiği konulardan biri mahremiyet. eSafety anketine göre yapay zekâ asistanı veya arkadaş uygulaması kullanan çocukların yaklaşık üçte biri, bu araçlarla kişisel veri ya da hassas olabilecek bilgiler paylaşmış. Çocuklar adlarını veya adreslerini vermemeleri gerektiğini bilseler bile bir görsel oluşturmak için kendi fotoğraflarını yüklemenin de kişisel bilgi paylaşımı olduğunu fark etmeyebilir.

Araştırmacılar ayrıca kişisel konularda yapılan bu görüşmelerin çocukların gerçek hayattaki arkadaşlıkları ve iyi oluşlarıyla nasıl ilişkili olduğunu incelemek istiyor. ANU’nun duyurusu bu konuda kesin bir etki saptandığını açıklamıyor; çalışmanın amacı, henüz yeterince anlaşılmayan bu ilişki hakkında çocukların kendi anlatımlarından bilgi edinmek.

Ailelere öneri: Önce merakla dinleyin

Dawel, ebeveynlerin ve bakım verenlerin çocuklarının kullandığı sohbet botlarını tanımasını, bu hizmetlerin gizlilik koşullarını okumasını ve çocuklarıyla açık konuşmasını öneriyor. Ona göre konuşmaya “Yapay zekâyla neler yapıyorsun?” veya “Verdiği cevaplar sana nasıl hissettiriyor?” gibi merak içeren sorularla başlamak yararlı olabilir. Bir sohbet botunu çocukla birlikte kullanmak da aracın nasıl çalıştığını konuşmak için fırsat sağlayabilir.

ANU’nun çalışması, yapay zekânın çocuklar için tüm sonuçlarının şimdiden bilindiği iddiasına dayanmıyor. Tam tersine, teknoloji hızla yayılırken çocukların kendi deneyimlerini anlamaya yönelik araştırmaların geride kaldığını vurguluyor. Bu nedenle aileler için ilk adım, çocuğun yapay zekâ kullanımını yalnızca ekran süresi olarak görmek yerine onun bu araçla kurduğu ilişkiyi dinlemek olabilir.

 

PAYLAŞ
Kariyerim Dergisi, Türkiye kampüslerinin sesi ve mecrası olmak için kurulmuş üniversite ve kariyer odaklı bir dergi ve web platformudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here