Yeni Dünya Yeni Medya!

İstanbul Bilgi Üniversitesi Küresel Medya ve Bilgi Okuryazarlığı Haftası’nı etkinliklerle kutladı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya Bölümü, UNESCO tarafından küresel çapta medya ve bilgi okuryazarlığının artırılması ve teşvik edilmesi amacıyla 24-31 Ekim tarihlerinde düzenlenen Medya ve Bilgi Okuryazarlığı Haftası’nı etkinliklerle kutladı.

UNESCO Türkiye Milli Komitesi tarafından düzenlenen “Küresel Medya ve Bilgi Okuryazarlığı” çevrimiçi seminerine İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Esra Ercan Bilgiç katıldı. UTMK İletişim İhtisas Komitesi Üyesi Doç. Dr. Özlem Avcı Aksoy moderatörlüğünde “Çocukların Dijital Medya Okuryazarlığı” başlıklı bir konuşma yapan Ercan Bilgiç, BİLGİ İletişim Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Dijital Medya ve Çocuk Platformu’nun yol haritasını çizerken Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komisyonu’nun çalışmalarını kendilerine referans aldıklarını belirtti. Ercan Bilgiç “2021 yılının mart ayında Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komisyonu’nun kabul ettiği Genel Yorum 25’i çok önemsiyoruz. Burada bilgi edinme hakkı dijital dünyadaki çocuk hakları arasında önemli madde olarak yer alıyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin dört temel ilkesinden ikisi çocuğun yüksek yararını koruma ve çocuğun görüşlerini serbestçe ifade etme hakkı ilkeleri. Çocuklara dijital medya okuryazarlığı becerileri kazandırmak, onların doğru bilgiye erişebilme, bilgi ve enformasyonu eleştirel bir gözle analiz etme ve doğru bilgiyi üretebilme becerilerini geliştirmekten geçiyor. Bu dünya genelinde çocukları ilgilendiren önemli bir mesele olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

Dijital medya kullanıcılarının üçte biri çocuk

Ercan Bilgiç, çocuk hakları çerçevesinde çocuklara, ebeveynlere ve öğretmenlere dijital medya okuryazarlığı becerileri kazandırmak için teknoloji şirketlerine ve ülkelere teknoloji sektörünün daha fazla düzenlenmesi ve yasal standartlara tabi olması için çağrıda bulunmanın önemine değinerek şunları söyledi: “Dijital medya kullanıcıları, üçte bir oranında çocuklar. Ancak bu dünya yetişkinlere yönelik tasarlanmış bir dünya. Ticari çıkarı ön planda tutan, çocukların iyi olma halini önemsemeyen bir dünya içerisinde çocuklar yollarını bulmaya çalışıyorlar. UNESCO dışında UNICEF, OECD, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluş bu konuda önemli çalışmalar yapıyor. Konunun önemine dikkat çekmenin dışında, yayınladıkları raporlarla, kılavuzlarla ve strateji belgeleriyle hükümetleri, anne babaları, yasa yapıcıları, teknoloji sektörünü, eğitimcileri yönlendirmeye çalışıyorlar. Sosyal medyada sahte içerikler üreten kötü niyetli kişilerin bu dijital dünyada varlığı bir gerçek. Tıklanma sayıları önemli ölçüde maddi kazanç elde etmeyi sağlıyor. Araştırmalara da baktığımızda manipülasyon üzerinden sahte bilginin daha fazla yayıldığını görüyoruz ve gerçekliği arayıp bulmak adeta imkânsız hale geliyor. Hatta günümüzde “derin sahte” olarak Türkçeye çevirebileceğimiz gerçeğin birebir kopyası gibi görünen ancak yapay zekayla oluşturulmuş videolarla, yapılmayan konuşmaların yapılmış gibi göründüğünü biliyoruz. Çocuklara aslında öğretmemiz gereken ilk soru şu: ‘Görmek inanmak mıdır?’ Dijital medya okuryazarlığının belki de ilk ve önemli sorusu bu. Bunu her fırsatta çocuklarımıza sorma ve bunun üzerine tartışmak gerekiyor.”

İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya Bölümü Başkanı Doç. Dr. Erkan Saka ise İBB Kütüphane Troleybüs’te İlayda Koçoğlu’nun moderasyonunu üstlendiği “Dijital Medya Okuryazarlığı” başlıklı bir seminer verdi. Saka, dijital okuryazarlığın genişleyen ve evrilen bir medya ekosistemine bağlı olarak dinamik bir konsept olduğunu vurguladı. Özellikle Web3 bağlamında yeni internet tahayyülleri oluşurken dijital okuryazarlığın hayati bir rol oynayacağını belirtti. Belli bir okuryazarlık seviyesinde olmayan kullanıcıların blokzincir, NFT gibi dijital varlıklar karşısında bocalayabileceği ve finansal kayıplar yaşayabileceği söyleşi sonrasındaki soru cevap kısmında dillendirildi.

TV yayıncılığında tasarım reytingi artıran bir unsur

Bahadır İşler ise “TV Yayıncılığında Tasarımcının Rolü” başlıklı seminerinde bir tasarımcı gözüyle ekranlarda yapılan hatalar hakkında bilgiler verdi. İşler, “Televizyon sektörü para harcayan bir sektör. TV kanallarının en önemli gelir kaynağı ise reklam gelirleri. Reklam gelirlerinden büyük pay elde etme isteği rekabet ortamını doğurdu. Bu yüzden haber, belgesel, spor gibi tematik kanallar ortaya çıktı. Güncel hayatta insanların tercihlerini ilk olarak görsellik belirliyor. TV kanalları için ise dekor, ışık, grafik gibi tasarımsal konular reytinglerde izleyici oranını artıran öncelikli sebepler. İçerik daha sonra geliyor. Türkiye’de birçok TV kanalındaki dekor, ışık ve grafik tasarımı dünya standartlarının gerisinde. Dolayısıyla Türkiye’de eğitimli dekor sorumlusu, ışık tasarımcısı ve grafik tasarım uzmanının yetişmesi gerekiyor” dedi.

‘Teyitli Bilgi Kampüste’ atölyesi düzenlendi
 
Şüpheli bilgileri inceleyen bağımsız doğrulama platformu Teyit ise santralistanbul Kampüsü’nde öğrencilerin yanlış bilgi sorununa karşı eleştirel düşünme ve teyitçilik becerilerini deneyimleyebilecekleri bir atölye düzenledi. Teyit ekibinden Eğitim İçerikleri Sorumlusu Esra Özgür, Proje Sorumlusu Hanife Kardelen Işık ve Eğitim Sorumlusu Kansu Ekin Tanca öğrencilere dijital dünyada yanlış bilgiyle mücadele etmenin yollarından bahsetti. Atölyede yanlış bilgi türleri ve dijital dünyada karşılaşılan içeriklerin doğruluğunun tespiti için ipuçları verildi. Teyit ekibi, ünlülerin sahte hesaplarından atılan sosyal medya paylaşımlarına dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kırılgan grupları hedef gösteren, yangın, deprem gibi doğal afetlerde panik ve korku gibi duygulardan beslenen paylaşımlarla karşılaşıldığında şüphe kaslarının devreye girerek tersine görsel arama yapmanın önemi vurgulandı. Dezenformasyon, bot hesap, infodemi ve eleştirel dijital okuryazarlık gibi konulara da değinildikten sonra öğrencilerle birlikte örnek sosyal medya paylaşımları üzerinden teyitçilik yöntemleri tartışıldı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İvo Furman ise dijital ortamlarda aşı teknolojileri bağlamında gerçekleşen dezenformasyon kampanyalarına dair örnek bir vakayı incelediği makalesiyle ilgili bir sunum gerçekleştirdi.

PAYLAŞ
Kariyerim Dergisi, Türkiye kampüslerinin sesi ve mecrası olmak için kurulmuş üniversite ve kariyer odaklı bir dergi ve web platformudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here