Bir Anadolu Hikayesi: “Edusa”

Nisan ayının merakla beklenen etkinliği için geri sayım başladı. 18 Nisan Cumartesi saat 15:00’te ve 30 Nisan Perşembe günü saat 20:00’de AKM Türk Telekom Opera Salonunda sahnelenecek Edusa için  İstanbul Devlet Opera ve Balesi’ne kulak verelim:

Bugün üzerinde yaşadığımız Anadolu’nun toprakları, insanlık tarihinin en güçlü uygarlıklarına ev sahipliği yapmış; Hititlerden Friglere, Urartulardan İyon kentlerine uzanan büyük bir kültürel ve siyasal birikimin sahnesi olmuştur. Bu zengin tarihsel katmanlardan biri de, Batı Anadolu’da hüküm süren ve ekonomik gücüyle çağının kaderini değiştiren Lidya Krallığıdır.

M.Ö. 6. yüzyılda, özellikle M.Ö. 549–546 yılları arasında en parlak dönemlerinden birini yaşayan ve bugünkü Manisa’nın Salihli ilçesi olarak bilinen Lidya’nın başkenti Sard, yalnızca bir yönetim merkezi değil, aynı zamanda ticaret yollarının kesiştiği, zenginliği ve kültürel canlılığıyla ün salmış bir kenttir. Krallığın doğu sınırı ise, dönemin önemli doğal ve siyasal sınırlarından biri olan Kızılırmak Nehri’ne kadar uzanmaktadır.

Güldiyar Tanrıdağlı’nın bestelediği ve Prof.Dr. İskender Pala’nın librettosunu kaleme aldığı Edusa, tarih boyunca medeniyetlerin kesişme noktası olmuş olan bu coğrafyada, Lidya’nın zenginliği, siyasi gerilimleri ve insan hikâyeleriyle örülü dünyasında hayat bulmaktadır. Eser süresince geçen olaylar, yalnızca bir dönemin değil, Anadolu’nun binlerce yıllık hafızasının sahneye taşınan yankısı olarak işlenmiştir.

Prof.Dr. İskender Pala, Edusa eseri ile bir toplumun gerçek gücünün, sahip olduğu topraklarda ya da biriktirdiği maddi zenginlikte değil; kuşaktan kuşağa aktardığı kültüründe saklı olduğunu vurgulamıştır. Dün de, bugün de, gelecekte de altın, para ve iktidar her değişen dönemde el değiştirmiş; imparatorluklar yıkılmış, sınırlar değişime uğramıştır. Ancak kültürünü koruyabilen toplumlar, tarih sahnesinden hiçbir zaman silinmemiş, biçim değiştirerek varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Adaletin kalıcılığı da tam olarak bu noktada başlamaktadır; eğer bir toplumda adalet yalnızca güç sahiplerinin buyruğuna değil, ortak kültürel değerlerin, etik anlayışın ve toplumsal hafızanın üzerine kuruluyorsa, o düzen yıkılması zor bir temele dayanır. Kültür seviyesi yükseldikçe de, adalet yalnızca kanun metinlerinde değil, insanların gündelik yaşamında da kök salar ve böylece toplumun vicdanı, altından ve iktidardan daha sağlam bir denge unsuru haline gelir. Bu nedenle Edusa’da anlatılan bu hikâye yalnızca geçmişe ait bir tarih kesitini değil, bugüne uzanan güçlü bir hatırlatmayı da içinde taşımaktadır.

Gilgameş ile opera sahnelerinde yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkan rejisör Caner Akın, yeni bir dünya prömiyeriyle izleyici karşısına çıkıyor. Geleneksel opera anlatısını çağdaş ve deneysel sahneleme olanaklarıyla buluşturan Akın, bu prodüksiyonunda da alışılmış sınırların ötesine geçen bir sahne dili ve güçlü bir görsel evren sunuyor. Bu yeni yapım, sezonun dikkat çeken ve merak uyandıran prodüksiyonları arasında yer alıyor

Türkiye’de kültür ve sanatın önemli temsilcilerinden İstanbul Devlet Opera ve Balesi olarak, geçmişin aynasından bugünün dünyasına bakıyor; kalıcı ve sarsılmaz bir adaletin ancak kültürü besleyen, geliştiren ve paylaşan toplumlarla mümkün olabileceğini hatırlatarak sözümüzü şu dizelerle tamamlıyoruz:

“Kültür odur ki, medeniyet kurabilenindir. Kültür, ölümü öldürüp ayakta durabilenindir.”

Müzik: Güldiyar Tanrıdağlı

Libretto: Prof. Dr. İskender Pala

Orkestra Şefi: İbrahim Yazıcı

Sahneye Koyan: Caner Akın

Dekor ve Görsel Tasarımı: Efter Tunç

Kostüm Tasarımı: Olcay Engin Kaymaz

Işık Tasarımı: Cem Yılmazer

Video Tasarımı: Aisha Hajiyeva

Koro Şefi: Anıl Aydın

Koreograf: Berk Sarıbay

18 NisanCumartesi – 15:00
30 NisanPerşembe – 20:00
Bilet için tıklayınız.
PAYLAŞ
Kariyerim Dergisi, Türkiye kampüslerinin sesi ve mecrası olmak için kurulmuş üniversite ve kariyer odaklı bir dergi ve web platformudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here