Uygulamanın 4 Disiplini

Sonuç üretmek söz konusu olduğunda, bir lider olarak etki edebileceğiniz iki temel şey vardır; stratejiniz ve bu stratejiyi uygulama beceriniz.  Peki liderler hangisinde daha fazla zorlanırlar? Hemen hemen tüm liderlerin ortak cevabı kuşkusuz uygulama olacaktır.

Chris McChesney, Sean Covey ve Jim Huling’in “Uygulamanın 4 Disiplini” başlıklı kitabı her seviye yönetici ve liderler için stratejik kurumsal değişim hakkında teorilerden daha fazlasını sunuyor. Özellikle yoğun operasyonel süreçler içinde kaybolan şirketlerin büyük hedeflere ulaşmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Kitapta etkili bir uygulamanın “ne” olduğundan bir adım öteye giderek “nasıl” gerçekleştirileceğini de açıklıyor.

Kitapta belirtilen dört disiplin, hedeflerin sadece kağıt üzerinde kalmaması, günlük operasyonların arasında kaybolmaması için geliştirilmiş. Öyle ki, disiplinler iş dünyasında somut başarılara imza atmış liderlerin deneyimlerinden yola çıkılarak formüle edilmiş ve uygulanabilirliği kanıtlanmış yöntemlerdir. Bu disiplinler, her seviyedeki yöneticinin ve çalışanların daha etkin ve sonuç odaklı çalışmasını sağlarken, süreçlerin daha verimli hale gelmesine yardımcı oluyor.

Bende bu yazımda “Uygulamanın 4 Disiplini” kitabından yola çıkarak Perakende Sektöründe bu disiplinleri nasıl entegre edebileceğimize değineceğim. Bu çerçevenin, perakende sektörü gibi hızlı tempolu ve yoğun müşteri odaklı iş ortamlarında büyük bir fark yaratacağına inanıyorum.

Perakende sektöründe hedef belirlemek kadar bu hedeflere ulaşabilmek de büyük bir mücadele gerektiriyor. Pek çok marka, stratejik planlar yapıyor ancak bunları mağaza ekiplerine yansıtmakta zorlanıyor. Bu noktada, “Uygulamanın 4 Disiplini” (The 4 Disciplines of Execution – 4DX) yöntemi, hedefleri gerçekleştirmek ve sürdürülebilir başarı elde etmek için güçlü bir rehber sunuyor.

Gelin birlikte bu dört 4 disiplini sırasıyla irdeleyelim.

1.Disiplin: Olmazsa Olmaz Hedeflere Odaklan

McChesney ve ekibi, işletmelerin aynı anda birçok hedefe odaklanmaya çalışmasının stratejik uygulama başarısızlığına yol açtığını belirtir. Bu nedenle, işletmelerin sadece bir veya iki kritik hedefe odaklanması önerilir. Bu hedefler, “Olmazsa Olmaz Hedefler” olarak adlandırılır ve bu hedeflere yönelik net bir odak, sonuçların etkili bir şekilde elde edilmesine yardımcı olur.

McKinsey’nin bir çalışmasına göre, başarılı şirketlerin yüzde 70’i belirli odak alanları üzerinde yoğunlaşırken, başarısız olanların çoğu aynı anda çok fazla önceliği yönetmeye çalışır. Özellikle perakende sektöründe, mağazalar genellikle müşteri memnuniyeti, satış hacmi, stok yönetimi gibi birçok hedefi aynı anda izlemeye çalışır ve bu da sonuç almayı zorlaştırır.

Bain & Company’nin yaptığı araştırmalarla da bu noktayı destekliyor; şirketlerin yalnızca %20’si stratejik önceliklerine odaklanabilen etkin süreçler kurabiliyor ve bu firmalar, daha başarılı sonuçlar elde ediyorlar.

Mağazacılık özelinde bu konu ele aldığımızda, “Olmazsa Olmaz Hedeflere Odaklanmak” operasyonel kargaşa ve birçok metrik arasında netlik oluşmasını sağlar. Örneğin; herhangi bir mağaza için olmazsa olmaz hedefimizi Kusursuz Müşteri Deneyimi sağlamak olarak belirleyelim.

Müşteri Deneyimi süreçlerimizde başarı oranımızı bize verebilecek alt çıktıları belirleyelim. Mağaza Dönüşüm Oranı, Ortalama Fatura Tutarı, Ortalama Birim Fiyat, Gizli Müşteri Skoru, İade Oranı gibi ölçülebilir hedefleri çıkaralım.  Bu alt hedeflerdeki durumlarınızda gelmek istediğimiz yerleri belirleyip, bunlar için aksiyon adımlarını çıkaralım. Daha sonra bu aksiyon adımlarının günlük uygulamalarını takip edip, düzenli bir şekilde çıktılarını değerlendirebiliriz.

2.Disiplin: Süreç Ölçütlerine Göre Hareket Et

İkinci disiplin, ölçüm kavramına odaklanır. Kitapta iki tür ölçümden bahsedilir: sonuç ölçümler ve süreç ölçümler. Sonuç ölçümler (lag measures), sonuç odaklıdır yani gerçekleşen olayları gösterir (örneğin, satış gelirleri). Ancak süreç ölçümler (lead measures), sonuçları etkileyebilecek davranışları ve süreçleri izler. Kitap, başarıya ulaşmak için süreç ölçümlere odaklanmanın önemini vurgular.

Bu disiplin, sonuç ölçümlere (örneğin, satış sonuçları),  odaklanmanın yanı sıra sonuçları ölçerken, süreç ölçümler, bu sonuçları etkileyen süreci kontrol altına almayı hedefler. Bu sayede, stratejik hedeflere ulaşmada daha fazla kontrol sahibi olunabilir. Harvard Business Review’da da belirtildiği gibi, sonuçlar üzerinde değil, süreci yöneten davranışlar üzerinde durmak başarıya giden yolda daha etkili bir yaklaşımdır.

3.Disiplin: Cazip Bir Skor Tabelası Tut

İnsanlar, başarılarını ve ilerlemelerini görselleştirebildiklerinde daha motive olurlar. Kitapta da önerildiği gibi, başarıyı izlemek için zorlayıcı bir skor tahtası oluşturmak, ekip üyelerinin sürekli olarak ne durumda olduklarını görmelerini sağlar. Bu sayede performans ölçümü daha net hale gelir.

McKinsey’nin bir çalışmasında, görsel performans takip sistemlerinin çalışan bağlılığını %30 oranında artırdığı ve performans gelişimine büyük katkı sağladığı belirtilmiştir.

İyi tasarlanmış bir skor tabelası şu 4 özelliğe sahip olmalıdır:

  1. Sade olmalıdır
  2. Kolayca görülebilmelidir
  3. Süreç ve sonuç ölçütlerini göstermelidir
  4. Kazanıp kazanmadığım bir bakışta anlaşılabilmelidir

4.Disiplin: Hesap Verebilirlik Temposu Yakala

Uygulamanın 4 Disiplini kitabının belki de en kritik noktası, hesap verebilirlik ritimlerinin oluşturulmasıdır. Liderlerin ve ekiplerin düzenli olarak bir araya gelerek performanslarını değerlendirmesi, başarıya ulaşma yolunda önemli bir adımdır. PwC’nin araştırması, hesap verebilirlik süreçlerinin olmadığı durumlarda, uygulama süreçlerinin %50 oranında başarısızlıkla sonuçlandığını gösteriyor.

Uygulamanın 4 disiplinini eğer bugüne kadar hiç denemediyseniz tüm süreçlerinizde sistematik bir şekilde kurgulayarak denemenizi önemli tavsiye ediyorum.

PAYLAŞ
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunuyum. Aynı zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi'nde İnsan Kaynakları Yönetimi alanında yüksek lisansımı tamamladım. Perakende ve üretim sektörlerinde farklı şirketlerde İnsan Kaynakları Profesyoneli olarak çalıştım. Daha sonra global bir danışmanlık şirketinde İnsan Kaynakları Danışmanı olarak İnsan Kaynaklarının tüm süreçlerinde farklı sektördeki şirketlere danışmanlık verdim. Şuanda bir perakende şirketinde İnsan Kaynakları Müdürü olarak kariyerime devam ediyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here