Peru’da Kuduzun Yeniden Ortaya Çıkması, Küresel Sağlık Eşitsizliği Tehditlerini Gözler Önüne Seriyor
Peru’nun Arequipa kentinde köpek kaynaklı kuduz vakalarının yeniden ortaya çıkışı üzerine yapılan bir analiz, düşük sosyoekonomik düzeye sahip bölgelerde kuduz gözetiminin yetersiz olduğunu ve bu durumun enfeksiyon hastalıkları açısından küresel bir risk oluşturabileceğini gösterdi.
Penn Tıp Fakültesi’nden (Perelman School of Medicine) araştırmacıların öncülüğündeki bir ekip, yoksul mahallelerde daha fazla sayıda kuduz taşıyan köpek olmasına rağmen, bu bölgelerde sağlık sisteminin örnek toplama ve test süreçlerinde kendilerini “görmediğini” tespit etti. Ekipten Epidemiyoloji Uzmanı Dr. Ricardo Castillo, “En çok risk altındaki insanlar, aynı zamanda gözetim sistemi tarafından en az ‘görülen’ kesim” dedi.
Pasif Gözetim Yetersiz Kalıyor
Arequipa’daki mevcut kuduz izleme sistemi büyük oranda pasif işliyor: insanlar ölü köpekleri sağlık birimlerine bildirmek zorunda, ki bu da örnek alınması ve test yapılması için şart. Ancak düşük gelirli bölgelerde yaşayanlar için bu sistem büyük sorun teşkil ediyor. Bu mahallelerde sağlık tesisleri daha az, kişilerin zaman imkanları sınırlı, kuduz farkındalığı daha düşük. Ayrıca veterinerlik ve kamu sağlığı personeli de sınırlı sayıda. Castillo’ya göre bu yapısal ve coğrafi engeller, kuduzun bu bölgelerde kalıcı hale gelmesine yol açabiliyor.
Aktif Gözetim ile Boşlukların Kapatılması
Bu durumu değiştirmek için Castillo ve ekibi, 2021 yılında Peru’daki Cayetano Heredia Üniversitesi ile iş birliği içinde “aktif” gözetim sistemine başladı. Bu sistem, özellikle köpek cesetlerinin bulunduğu kurak su kanalları gibi alanlarda düzenli devriye gezileriyle çalışıyor. Elde edilen verilere göre, bu aktif sistem 2021-2022 yıllarında toplanan numunelerin yaklaşık üçte birini oluşturdu.
Yapılan analizde, 2015-2022 dönemine ait veriler incelendi. Araştırmacılar, her bloğun sosyoekonomik durumunu mahalle hane gelirlerine göre A’dan E’ye kadar sınıflandırdı (A en yüksek, E en düşük gelirli blok). Pasif gözetimde alınan numunaların büyük kısmı D ve E bloklarından (sırasıyla %67 ve %58) geliyordu. Aktif gözetimde ise 2021’de alınan numunelerin %81’i, 2022’de ise %78’i bu düşük gelirli bölgelerden elde edildi. Bu durum, riskin gerçek yoğunluğuyla gözetimin dağılımı arasında ciddi bir dengesizlik olduğunu ortaya koyuyor.
Küresel Çıkarımlar
Araştırma yalnızca Peru’yu ilgilendiren bir sorun değil; dünyadaki birçok düşük ve orta gelirli bölgede kuduz hâlâ ciddi bir tehdit. Araştırmacılar, bu tür pasif gözetim sistemlerindeki eşitsizliklerin benzer şehirlerde ve ülkelerde de var olduğu uyarısında bulunuyor.
Çalışma, ABD’deki potansiyel kuduz risklerine de değiniyor: Örneğin, doğu eyaletlerinde rakunlar, güneyde sansarlar, hatta ülkedeki yarasalar kuduz riski taşıyor. Ayrıca, ABD şehirlerinde de sosyoekonomik eşitsizlikler ve ihmal edilmiş hayvan nüfusları, Peru’nun Arequipa kentindekine benzer dinamiklerle örtüşüyor.
Dr. Castillo, “Peru’da endemic (sürekli var olan) bir bölgede edindiğimiz deneyimler, iklim değişikliği ve göçün hayvan kaynaklı enfeksiyon hastalıklarının insanlara geçiş dinamiklerini nasıl etkilediğini anlamak açısından dünyanın geri kalanına ışık tutabilir” diyor. “Kuduz kontrolü ortak bir sağlık sorunudur: Bir yerde bastırılamazsa, her yerde risk var.”
Araştırma, Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü (NIAID) ve Ulusal Sağlık Enstitüleri – Fogarty Uluslararası Merkezi tarafından desteklendi.
Frank Otto
Kaynak: Penn Medicine




























