2010 yıllarında Facebook, yaklaşık 2.000 çalışanı olan nispeten küçük bir şirketti. Böylece, Dean Eckles adında bir doktora öğrencisi firmada staj yapmak istediğinde basit görevlerin yanı sıra daha önemli işlerle de görevlendirildi.
Eckles, platformun haber akışlarını denetleyen ürün yöneticisinin birincil veri bilimcisi haline geldi. Bu yönetici Eckles’ı soru yağmuruna tutarmış. İnsanlar internette birbirlerini tam olarak nasıl etkiliyor? Facebook içerik sıralama algoritmalarında değişiklik yapsaydı ne olurdu? İnsanlara daha fazla fotoğraf gösterdiğinizde ne olur?
Halihazırda sosyal etki üzerine çalışan bir doktora adayı olan Eckles, bu tür sorular hakkında düşünebilecek donanıma sahipti ve Facebook’ta olmak ona bunları incelemek için birçok veri sağladı.
Eckles: İnsanlara daha fazla fotoğraf gösterirseniz, onlar da daha fazla fotoğraf yayınlarlar. Bu da tüm arkadaşlarının deneyimini etkiliyor. Üstelik daha fazla beğeni ve yorum alıyorlar. Herkesin deneyimini etkiler. Ancak ağdaki tüm bu bileşik etkileri açıklayabilir misiniz?
Şu anda MIT Sloan School of Management’ta doçent ve Veri, Sistemler ve Toplum Enstitüsü’ne bağlı öğretim üyesi olan Eckles, bu son soru hakkında dikkatlice düşünerek bir kariyer yaptı. Sosyal ağları incelemek, Eckles’ın örneğin sosyal ağların ekonomik ve politik etkileri, yanlış bilgilerin yayılması, Kovid-19 krizi sırasında aşı alımı ve sosyal ağların oluşumu ve şekliyle ilgili diğer yönleri içeren önemli soruların üstesinden gelmesine olanak tanıyor. Örneğin, bu yaz ortak yazarlığını yaptığı bir çalışma, ABD eyaletleri arasında taşınan, lise değiştiren veya eyalet dışında üniversiteye giden kişilerin, daha güçlü sosyal ağlara sahip olduklarını ve bunların da daha büyük ekonomik başarı ile güçlü bir şekilde ilişkili olduğunu gösteriyor.
Eckles aynı zamanda bilim adamlarının “nedensel çıkarım” adını verdiği dünyadaki sebep-sonuçları ve aralarındaki bağlantıları inceleyen bir çalışma da yönetiyor.
Eckles: Neden-sonuç ilişkilerini öğrenmek pek çok bilimin temelini oluşturuyor. Davranışsal, sosyal, ekonomik veya biyomedikal bilimlerde bu zor olacak. İnsanları düşünmeye başladığınızda nedensellik zorlaşıyor. İnsanlar işleri stratejik olarak yapıyor ve durumları kendi hedeflerine göre seçiyorlar, bu da pek çok neden-sonuç ilişkisini karmaşık hale getiriyor.”
Beş Diploma
Eckles Kaliforniya’da, Tahoe Gölü yakınında büyüdü. Stanford Üniversitesi’ne lisans öğrencisi olarak katıldı, 2002 sonbaharında eğitime başladı ve yaklaşık on yıl boyunca oradan ayrılmadı. Eckles’ın Stanford’dan beş diploması var. Lisans eğitimi sırasında sanat fakültesinden felsefe alanında bilim fakültesinden ise sembolik sistemler adında felsefe, psikoloji ve bilgisayar bilimini birleştiren alanda diplomasını aldı. Eckles, felsefe alanında yüksek lisans çalışması için Oxford Üniversitesi’ne gitmeye hazırlanıyordu ancak fikrini değiştirdi ve sembolik sistemler alanında yüksek lisans yapmak için de Stanford’da kaldı.
“[Oxford] harika bir deneyim olabilirdi ama ben işin teknik yönüne daha fazla odaklanmaya karar verdim” diyor.
İlk yüksek lisans derecesini aldıktan sonra, Eckles okuldan bir yıl izin aldı ve Nokia’da çalıştı, ancak firmanın ofisleri Stanford kampüsünün bitişiğindeydi ve Eckles bazen iş günlerinde öğretim üyeleriyle konuşuyordu. Kısa süre sonra tekrar Stanford’a kaydoldu ve bu kez 2012’de iletişim alanında doktorasını alırken, bir yıl önce istatistik alanında yüksek lisans derecesi aldı. Doktora tezi ağlardaki akran etkisi hakkındaydı. Doktora derecesini alan Eckles, bu kez üç yıl boyunca tam zamanlı araştırmacı olarak Facebook’a geri döndü.
Eckles: (Facebook tarafından) yaptığım işi gerçekten desteklediler.
Yine de Eckles akademiye geçme konusundaki ilgisini sürdürdü ve 2015 yılında MIT Sloan’ın Pazarlama Grubunda bir pozisyonla MIT öğretim kadrosuna katıldı. Grup, bilişsel bilimden reklamcılığa ve sosyal ağ dinamiklerine kadar çok çeşitli ilgi alanlarına sahip bir dizi bilim insanından oluşuyor.
Eckles: Grubumuz, Sloan okulu ve MIT hakkında daha derin bir şeyi yansıtıyor; işleri farklı yapmaya açık olmak ve daha dar bir şekilde tanımlanmış yollara uymak zorunda olmamak.
Eckles: Kariyerimde nedensel çıkarım üzerinde çalışabileceğim bir alan olduğu için çok şanslıyım. İnsanlar nedensel çıkarımın gerçekten önemli olduğunu fark etmeye başladı. Aynı konferanslara giden ve birbirlerinin makalelerinden alıntı yapan ekonomistler, bilgisayar bilimcileri, istatistikçiler ve epidemiyologlar var. Bu alanda ciddi bir hareketlilik var.
“Network” nasıl oluşur?
Eckles bugünlerde üzerinde çalıştığı soruları çeşitlendirmekle ilgileniyor. Geçmişte sıklıkla mevcut sosyal ağları incelemiş ve etkilerine bakmıştı. Örneğin: Eckles’ın ortak yazarlarından biri olan ve 2012 ABD seçimlerini inceleyen bir çalışma, oylardan çekil mesajlarının, özellikle de arkadaşlar aracılığıyla iletildiğinde çok işe yaradığını buldu.
Ancak bu tür bir çalışma ağın varlığı halihazırda son haline gelmiş ve kitlesine ulaşmış olduğunu kabul ediyor. Bir başka araştırma sorusu da Eckles’ın ifadesiyle şu: “Sosyal ağlar nasıl oluşuyor ve gelişiyor? Peki bu ağ yapılarının sonuçları nelerdir?” İnsanlar taşındıkça veya okul değiştirdikçe genişleyen sosyal ağlarla ilgili son çalışması, sosyal ağların altında yatan temel yaşam deneyimlerini inceleyen araştırmaların bir örneğidir.
Eckles, “Bu ağların nasıl ortaya çıktığı ve kişilikten toplu taşımaya kadar hangi faktörlerin bunların oluşumunu etkilediği konusunda daha fazla çalışmaktan heyecan duyuyorum” diyor.
Sosyal ağların nasıl oluştuğu hakkında daha fazla bilgi edinmek, sosyal yaşam ve sivil yapı hakkındaki temel sorulara ulaşmayı sağlar. Diyelim ki araştırma, bazı insanların hayatta faydalı bağlantıları nasıl geliştirip sürdürdüklerini gösteriyor; Bu içgörülerin, daha dezavantajlı durumdaki kişilerin aynı fırsatlardan bazılarını gerçekleştirmesine yardımcı olan programlara uygulanması mümkündür.
Eckles: Bazı konularda harekete geçmek istiyoruz. Bazen insanlar ‘Gelecek ile ilgili neler olabileceğini bilmek isteriz’ diyor. Ben de ‘Müdahale edebileceğimiz ‘geleceği’ önemsiyoruz’ derim. Farklı şeyler denediğimizde ne olacağını tahmin etmek istiyoruz.
Sonuç olarak Eckles şöyle düşünüyor: “Sosyal ağların kökenleri ve devamlılığı ile ağların etkileri hakkında mantık yürütmeye çalışmak hem esas hem de metodolojik açıdan ilginçtir. Ağlar, tek bir kişinin ağı ve onun tüm bağlantıları dahil olmak üzere süper yüksek boyutlu nesnelerdir. Özetlemek lazım yani mesela zayıf bağlardan ya da güçlü bağlardan bahsediyoruz ama doğru tanımlamaya sahip miyiz? Geliştirilmesi gereken büyüleyici sorular var ve onlar üzerinde çalışmaya devam etmek için sabırsızlanıyorum.”
Kaynak: MIT




























