ETH Profesörü’nden Topografik Haritaları Fiziksel Modelleyen Cihaz

ETH profesörü Martina Voser, ofisinde yetişkinler için tasarlanmış, peyzaj mimarlarının topoğrafyayı ve su akışlarını modellemesine olanak tanıyan benzersiz bir deneyim ortamı oluşturdu. Yerleştirilen kamera, fiziksel modeli dijital formata dönüştürerek simülasyonların yansıtılmasını sağlıyor. Voser, tasarımdaki zamansal boyutu anlamak için analog ve dijital arasında geçiş yapmanın önemini vurgulayarak bitkilerin büyüdüğü, organizmaların geliştiği ve jeolojinin değiştiği peyzajların dinamik doğasına dikkat çekiyor. Bu yaklaşımını “süreçlerle tasarlamak” olarak tanımlıyor.

Fiziksel olarak gösterilebilen topografik tasarım

2023’ün sonlarında ETH Zürih’te peyzaj mimarlığı profesörü olan Martina Voser mimarlık alanında oldukça zengin bir geçmişe sahip. ETH’de eğitim almış ve Cottbus, Mendrisio ve Lozan üniversitelerinde ders vermiş. Zaman ve sistem düşüncesini dikkate alarak çağdaş peyzajlar için yeni bir kelime dağarcığı geliştirmeyi hedefleyerek mimarlık ve peyzaj mimarlığı derslerinde tasarım öğretimine odaklandığını söylüyor.

Akademik görevine ek olarak Voser, Zürih’teki peyzaj mimarlığı ofisi mavo Landschaften’i yönetiyor ve araştırma ile uygulama arasındaki alışverişin önemini vurguluyor. Peyzaj mimarlığı alanı, müşterilerin sadece park veya mezarlık tasarımları yerine tüm alanlar için dönüşüm stratejileri aramasıyla birlikte gelişmektedir. Peyzaj mimarlığı daha dinamik hale geldikçe bu değişim hem öğretimi hem de araştırmayı etkilemektedir.

İsviçre’deki kentsel yoğunlaşmayla birlikte peyzajlar artık rekreasyon, kaynak tedariği ve biyolojik çeşitliliğin artırılması dahil olmak üzere birçok işleve hizmet ediyor. Voser, peyzajların politik olduğunu ve etkilerinin mülkiyet sınırlarının ötesine geçerek ekoloji, mühendislik, mimari ve doğa arasındaki boşlukları kapattığını belirtiyor.

Voser’in öğrencileriyle yaptığı bazı çalışmalar

Voser, peyzaj mimarisinde iklim uyumu ihtiyacını vurguluyor; ısının azaltılması, su depolaması ve artan heyelanlar, kuraklıklar ve taşkınlar gibi konuları ele alıyor. Bu zorlukların üstesinden gelmek için nehirlere daha fazla alan verilmesini ve taşkınların kontrol altına alınmasını savunuyor. Peyzaj daha dinamik hale geliyor ve yenilikçi planlama yaklaşımlarını gerektiriyor.

Bu değişiklikleri örneklendirmek için Voser’in öğrencileri Brienz’deki heyelan sorununu ele alarak köy terk mi edilecek, korunacak mı, yoksa köyün değiştirilmesi mi gerekiliyor diye araştırdılar. Tasarımları yerel yetkililerle istişare ederek görüşmelerin başlatılmasına ve korkuların azaltılmasına yardımcı oldu.

Voser ayrıca ETH’deki HIL binasının çatısında, küçük ölçekli iklim değişikliği çözümlerini göstermek için “yaşayan laboratuvar” olarak tasarlanan bir su bahçesi geliştiriyor. Bu proje, daha fazla su tutarak ve günlük yaşamı araştırmalarla bütünleştirerek çıplak çatı terasını geliştirmeyi ve peyzajı bir kez daha birleştirici unsur olarak göstermeyi amaçlıyor.

Kaynak: ETH Zurich

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here