6 yıldır Deloitte tarafından gerçekleştirilen ‘‘ Y Kuşağı Araştırması’’ bu yılda gerçekleştirildi. Türkiye’nin de aralarında olduğu toplamda 30 ülkede ve 8000 çalışanın katılımıyla gerçekleştiriliyor. Araştırma gençlerin finansal ve duygusal beklentilerine de ışık tutuyor. Genellikle araştırma sonuçları genel itibariyle çok sapmaya uğramazken bu yıl yapılan araştırmaya göre beklentileri her geçen gün artan kuşağın artık kaygıları da beklentiler gibi hızla artıyor. Sebepleri mi?
İşte baş sebepler; EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) bölgeleri olmak üzere, dünyanın dört bir yanında artan saldırılar, politik gerginlikler, son yıllarda ülkemizde de artan terör olayları ve patlamalar, Brexit, çekişmeli ABD seçimleri, ekonomik krizler y kuşağının güveninin sarsılmasına sebep oldu.
Araştırma sonuçlarına göre Y kuşağının çalkantılı bir yılın ardından, gelecekten, iş hayatından, ülkelerin gidişatına kadar endişe duyuyor. Bu nedenle de kendilerini güvende hissettikleri işlerinden ayrılma konusunu bile düşünmüyorlar. Özellikle geçtiğimiz yılın son yarısında yaşanılan olaylardan sonra Türkiye’deki Y kuşağı işine daha çok bağlanmış durumdadır.
Deloitte tarafından yapılan bu araştırma dünya genelinde olmasına karşın çıkan sonuçlarda şaşırtan bir durumla karşılanmıştır. Bu şaşırtan karşılaşma ise sonuçlara göre tüm Y kuşakları arasında Türkiye’de yaşayan Y kuşağı gelecekten diğer ülkelere göre daha umutlu ve daha mutlu olacağına inanıyor. Gelecek 12 ay içerisinde ülkelerin ekonomik durumunun gelişimi ve daha iyiye gideceği düşüncesine sahip y kuşağı sayısı toplamda %45 iken Türkiye’de bu oran %59 dur. Aynı zamanda gelecek 12 ayda sosyal ve politik durumun iyiye gideceği düşüncesi toplam oran içerisinde %36 iken Türkiye’de ise %54 tür.
Başta belirttiğimiz gibi bu araştırma 6 yıldır yapılıyor. İlk yılların sonuçları ile bu yılın araştırma sonuçlarına bakıldığında dikkat çeken unsur y kuşağının kaygılarından oluşuyor. Şöyle ki, araştırmanın ilk yıllarında kaygı sebepleri olarak küresel ısınma, kuraklık ve felaketler olarak sıralanırken bu problemler yıllarla değişmiş ve ufak kaygılar yerini ciddi problemlere dönüştürmüştür. Bu durum Y kuşağının kişisel ve mesleki bakış açılarını oldukça etkilemektedir.
Duyulan bu endişe sebebiyle Y kuşağı çalışanları mevcut işine daha da sarılma ihtiyacı duyuyor. Mevcut işlerinden 2 yıl içerisinde ayrılabileceğini düşünenlerin oranı Türkiye’de %46 toplamda ise %38dir. Yıl sayısı 5 e yükseldiğinde ise oranlar %24 ve %22 olarak değişmektedir. Dünya geneline bakıldığında Türkiye’de bulunan kitle iş değiştirme konusunda daha cesur gözüküyor. Bunun sebepleri irdelendiğinde yaşam biçimi, iş modellemeleri ve kültür etkili olmaktadır.
KSS yani Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve sürdürülebilirlik son yıllarda oldukça konuşulan konuların başında geliyor. İşte Y kuşağı da araştırma sonuçlarına göre şirketlerin duyarlı olmasını istiyor. Y kuşağı dünyada olup biten olaylara karşı kendini sorumlu hissediyor. Türkiye’deki Y kuşağının %86’sı toplamda ise %76’sı genel anlamda iş dünyasının ve de kendi çalıştıkları kurumların toplumda iz bırakmada etkili olduğuna inanıyor.
Türkiye’deki Y kuşağının %21’inin en çok endişe duyduğu konu işsizlik olarak karşımıza çıkıyor. Y kuşağının kendini güvende hissetme arzusu tam zamanlı ve yarı zamanlı çalışmaya karşı bakış açısını da etkiliyor. Yarı zamanlı yani esnek çalışma düzeni Türkiye’de bulunan Y kuşağı için sorun yaratmıyor. Türkiye’de %40’ı dünyada ise %31’i esnek çalışmayı kabul ediyor. Türkiye’de ki Y kuşağı oldukça cesur gözüküyor.
Dünyada ve ülkemizde Y kuşağının iş dünyasına girmesiyle çalışma koşullarında da değişimler oldu. İş ve özel hayatı dengelemeyi hedefleyen Y kuşağı öncelikle kendisinin düzenleyebileceği bir çalışma hayatını hedeflediği için esnek çalışma koşulları da onun için bir lütuf olarak kabul ediliyor. Esnek çalışma düzeni performansı ve iş kalitesini de arttırıyor. İş hayatı, çalışmalar, projeler çalışanlara uyum sağlamak zorundadır. Kuşak farklarının insanları nasıl etkilediğini gayet iyi bildiğimiz bir düzen içerisinde yaşıyoruz. Bu sebeple esnek çalışma saatlerinin düzenlemesinin sebebi olarak Y kuşağı işaret edilmektedir. Türkiye’deki katılımcılar esnek çalışma saatlerinin motivasyonu, refahı, iş özel hayat dengesini, performansı ve kurum hedeflerine ulaşmadaki başarıyı etkileyeceğini savunuyor.
Deloitte’nin yaptığı bu araştırma ile hem kurum kimliğinin saygınlığını arttırıyor hem de Y kuşağının kendi bünyelerinden isteklerini araştırmış oluyor. Bu araştırma sonuçlarına göre iş hayatına, düzenine ve gidişatına yön verdiği sürece gelişime ve büyüyerek ilerlemeye devam ediyor. Kendi yoluna ışık tuttuğu sürece önüne çıkabilecek engelleri de en aza düşürüyor.































Güzel yazı olmuş teşekkürler👍
Teşekkürler
Çok akışkan bir yazı olmuş.
Delloitte’un yaptığı bu araştırmanın unmodified olduğuna inanmak gelmiyor içimden. Mutlak düzeltmelerle açıklanmış bir rapor olduğunu düşünüyorum. Clear bir araştırma olsaydı eğer eminim Türkiye sonuçları çok daha farklı olurdu.
Atil a katiliyorum arastirmanin Türkiye acisindan dogrulugu supheli gozukuyor