İnsanların birbirlerine yardım etme kapasitesi üzerine yapılan yeni bir araştırma, farklı kültürlerden insanların beklenenden daha benzer olduğunu gösteriyor.
Nature Scientific Reports’ta yayınlanan araştırma, İngiltere, İtalya, Polonya ve Rusya’nın kasabalarından Ekvador kırsalındaki köylere, Gana’ya, Laos’a ve Avustralya’daki First Nations ülkelerine kadar günlük etkileşimimizin mikro ölçeğinde insanların her yer, gerektiğinde yakın sosyal çevrelerindeki diğerlerine yardım etme eğiliminde olduğunu gösteriyor.
Los Angeles, California Üniversitesi’nden Yardımcı Doçent Giovanni Rossi ile çalışmayı yöneten Sidney Üniversitesi’nden Profesör Nick Enfield, “Yardım için birbirimize olan güvenimiz ülke fark etmeksizin aynı derecede” dedi.
Araştırmacılar, günlük yaşamda birisinin ortalama olarak her iki dakika 17 saniyede bir yardıma ihtiyaç duyduğunu (örneğin bir alet edavat istemek) gözlemlemiş. Tüm kültürlerde, bu küçük yardım taleplerini yerine getirme oranı reddetme oranına göre 7 kat daha fazla.
Profesör Enfield: İnsanların reddettiği ender durumlarda nedenlerini de açıklıyorlar. Gerektiğinde başkalarına yardım etme ve böyle bir yardımın verilemeyeceğini açıklama konusundaki bu insani eğilim, diğer kültürel farklılıkları aşıyor.
Çalışma Nasıl Gerçekleştirildi

Araştırma, kapsamlı saha çalışmasına ve coğrafi, dilsel ve kültürel açıdan çeşitli alan sitelerinde günlük ev/köy yaşamındaki sosyal etkileşimin video kayıtlarının analizine dayanan karşılaştırmalı bir gözlemsel çalışma olarak hazırlanmış.
Çalışmanın yabancılarla veya daha resmi ortamlardan ziyade ev veya köy hayatındaki yakın ve kalıcı sosyal ilişkilere odaklandığını belirtmek gerekli. Ayrıca, büyük meblağlarda borç vermek gibi büyük talepler de çalışma kapsamını dışında tutuldu. Çalışma daha çok kasa sırasında öncelik isteme, yiyecek yapılmasına yardımcı olunması veya ağır nesnelerin taşınması gibi küçük, yaygın ve düşük maliyetli taleplere odaklandı. Ki genelde bu isteklerin anında yerine getirildiği de belirtildi.
Araştırmacılar, beş kıtada yerel ve resmi olmayan ortamlarda binin üzerinde rica durumları belirledi ve analiz etti. Bu olayları, sekiz farklı dili ve kültürü temsil eden 350’den fazla kişinin – aile, arkadaşlar, komşular – yer aldığı günlük yaşam video kayıtlarından çıkardılar: Cha’palaa (kuzey Ekvador), Lao (Laos), Murrinhpatha (kuzey Avustralya), Siwu ( doğu Gana), İngilizce (BK/ABD), İtalyanca (İtalya), Lehçe (Polonya) ve Rusça (Rusya).
Kültürel farklılıklar
Araştırmacılar, kaynakların nasıl paylaşıldığı konusunda farklı kültürlerden insanlar arasındaki bilinen farklılıklar göz önüne alındığında, bulguların şaşırtıcı görünebileceğini söyledi. Örneğin, Endonezya’daki Lamalera’daki balina avcıları büyük bir avı paylaşırken dağıtım normlarını takip ederken, Tanzanya’daki Hadza toplayıcıları olumsuz dedikodu yaratma korkusuyla yiyecekleri daha çok paylaşıyor; veya Kenya’daki daha varlıklı Orma köylülerinin yol projeleri gibi kamu malları için ödeme yapması beklenirken, Papua Yeni Gine’nin Gnau’ları arasındaki bu tür teklifler, garip bir karşılık verme zorunluluğu yaratacağı için muhtemelen reddedilecektir.
Araştırmacılar, bunun gibi kültürel farklılıkların bazen insan iş birliği ve cömertlik anlayışımız için bir meydan okuma oluşturduğunu belirtti. Paylaşma ve yardım etme konusundaki kararlarımızı içinde büyüdüğümüz kültür mü belirliyor? Yoksa insanlar doğası gereği cömert ve yardımsever midir?
Bu yeni küresel çalışma, mikro düzeyde sosyal etkileşimi yakından incelediğimizde, kültürel farklılıkların büyük ölçüde ortadan kalktığını ve türümüzün ihtiyaç duyulduğunda – aile ve arkadaşlar arasında – yardım etme eğiliminin evrensel olarak görünür hale geldiğini ortaya koyuyor.
Önemli Çıkarımlar
- İnsanlar artık eskisi kadar küçük ricaları yerine getirmiyor. Kültürel normlar, göreceli olarak ‘güç’ dengesi, akraba/ yabancı ilişkiler ve durumsal faktörler insanların “hayır” demesini kolaylaştırıyor.
- İnsanlar küçük ricaları reddediyor veya yok sayıyor. Ancak yerine getirme olasılıkları, getirmeme olasılıklarından çok daha yüksek. (kabul etme %79, reddetme %10, yok sayma %11)
- Bazı dilleri konuşanlar/bazı kültürlerin mensupları (örneğin, kuzey Avustralya’nın Murrinhpatha konuşmacıları) istekleri diğerlerinden %26 farkla daha fazla görmezden gelir.
- Daha fazlasını görmezden gelmek, daha fazlasını reddetmek anlamına gelmez. Örneğin, Murrinhpatha konuşmacılarının reddedilme oranları ortalamayla (yüzde 10) uyumludur.
- Reddedilmek için gerekçe göstermenin yüksek sıklığı (yüzde 74), insanların yardım vermeyi “şartlı” olarak reddettiklerini gösteriyor. Kabul etmek için gerekçe gösterme sıklığının düşük olması ise (yüzde 4), insanların “koşulsuz” yardım verdiklerini düşündürmektedir.
Kaynak: Sydney Üniversitesi




























