Aslında bu tatil dönemi olarak adlandırdığımız aylarda yapmak istediklerim çok farklıydı. Hayatta yaptığınız planlar hiçbir zaman tam anlamıyla gerçekleşmiyor. Bazen hayatta istedikleriniz gerçekleşmese bile hayat sizi akışına bırakıyor. Öyle ki üniversite ikinci sınıfta olan sıradan bir insanın en büyük sorunlarından birisi de yabancı dil problemi oluyor. Ben de bu yaz tatili sürecinde yabancı dil problemimin üzerine gidip az da olsa bu sorunu yenmeye çalışacaktım. Fakat bu yaz yabancı turist sayısının azaldığı ülkemizde yabancı dil öğrenebilecek bir yer de kalmamıştı 🙂
İnsanların planları gerçekleşmediğinde düştüğü boşluğun gerçekten çok büyük olduğunu fark ettim 21 senelik hayatımda. Daha önce kendimi hiç bu kadar bedbaht durumda hissetmediğimi fark ettim. Sonra yine bu durumdan kendimin kurtulacağını fark ettim. Ailesinden yardım almamaya çalışarak hayat mücadelesine atılan binlerce öğrenci arasından birisiyim sadece. Girdiğim bu yoldan geri dönmeyi hiç istemedim. İnsanların kendi ayakları üzerinde durması gerektiğine inanan insanlardan olup üzerine bir de kararlılık eklenince gittiği yoldan geri dönen bir insanda olamazdım değil mi? Günlerce ne yapabileceğimi düşündüm. Bir de hayallerim doğrultusunda devam etmeyi göz önünde bulundurup bunlar çerçevesinde karar almak çok zor oluyordu. Hayalin ne olduğunu merak ettiyseniz eğer, günlük hayatta ihtiyacımız veya isteğimiz doğrultusunda alınabilecek şeyleri satmaktı. İşletme okumanın etkisinden kaynaklanan satış potansiyelinden olsa gerek satış çalışabileceğim bir alandı. Perakende sektöründeki deneyimim ardından yapabileceğim diğer işlerden biri de fast food olabilirdi. Bir fast food markasında işe girdim servis elemanı olarak bu yaz döneminde.
Bu işler aslında bir üniversite öğrencisinin zorla çalışacağı işler olarak adlandırılabilirdi lakin ileride buraların başında olacaksanız eğer en alt tabakayı bilmeniz gerekmez mi? Yaz boyunca yaptığım şey insanların önlerine yiyeceği yemekleri götürmek olsa bile bunları cefa olarak görmedim. Tabi sadece servisle ilgilenmedim.
O işletmenin nasıl yönetildiğini izledim. Yöneticilerin ve personellerin davranışlarını, tutumlarını, motivasyonlarını ve hayata bakış açılarını da. Herkesin gelecekten bir umudu var. Umut insanların yüzünü güldürebilen onları diri tutan şeydir. Ben hala diriyim. İnanıyorum ki ileride sefasını süreceğim.




























