Çocukken Aklınıza Gelmeyen Bir Meslek: Filmler İçin Dil Oluşturma

Çocukluk anılarınız taze mi? Eminiz pek çoğunuz etrafınızdaki büyüklerden “Büyüyünce ne olacaksın bakalım?” sorusunu duymuştur. Ne yanıt verdiğinizi anımsıyor musunuz peki? Doktor, mühendis, itfaiyeci, öğretmen… Günümüz dünyasındaki mesleklerin çeşitliliği bir öğrenciyken belirlediğiniz hedeflerin netleşmesinde sıkıntı yaratabiliyor. Amfiweb’de sizlere bu yönde rehberlik etmeye çalışırken tıpkı bu yazıda olduğu gibi ilginç mesleklerin de kapısını aralayacağız.

Bahsedeceğimiz mesleğin net bir adı bulunmuyor. Bu kişilerin çoğu kendini topluma “dilbilimci” olarak tanıtırken yaptıkları aslında yaygın kullanılan bir dil üzerine çalışmak ya da yok olmak üzere olan yerel dillerden birini araştırmak olduğu kadar, sıfırdan yepyeni bir dil de oluşturmak. Bu yeni dile olan talep ise toplumlardan gelmiyor, yeni bir lisana ihtiyaç duyan müşteriler sinema endüstrisinden çıkıyor. Ancak geçmişi 1800’lü yılların sonuna kadar giden bir tarihçesi olduğunu da eklemek gerek.

Sözlüklerde ve Wikipedia’da “yapay dil” olarak tanımlanan bu diller için, “Kaynağı belli olan, o dili oluşturan kişi ya da komisyonun bilindiği dillerdir.” açıklaması yapılıyor. Örnek olarak ise Esperanto, Elfçe, Kiril Türkçesi, İdo dili, Kotava, Toki Pona, Torozek, Futsch ve Apotamkin veriliyor.

Dünyanın en yaygın kullanılan yapay dillerinden Esperento'yu oluşturan Dr. Zamenhof.
Dünyanın en yaygın kullanılan yapay dillerinden Esperento’yu oluşturan Dr. Zamenhof.

Esperanto’nun çıkış hikayesi oldukça ilginç. 1870 – 1880’li yıllarda Polonyalı göz doktoru Ludwik Lejzer Zamenhof tarafından oluşturulan bu dil, Dr. Zamenhof’un bulunduğu bölgedeki insanların farklı diller konuşması nedeniyle birbirini anlamakta zorlanmasıyla ortaya çıkıyor. Dr. Zamenhof; Lehçe, Rusça, Yidiş gibi dillerin konuşulduğu bölgede Esperanto’nun kullanılması için 1887’de bu dili yayınlıyor. İlk başta Lingvo Universala olan dil, tanıtıldığı Unua Libro isimli kitapta doktorun kendisinden Doktoro Esperanto (Dr. Umutlu) olarak bahsetmesi sonucu Esperanto olarak kullanılmaya başlanıyor. İletişim teknolojileri günümüze göre oldukça kısıtlı olsa da Esperanto 1905 yılına gelindiğinde Kanada’dan Cezayir’e, Peru’dan Japonya’ya kadar dünyanın dört bir yannda kullanılmaya başlanıyor. İlgili Wikipedia sayfasında Dr. Zamenhof’un Esperanto dilinde yaptığı bir konuşmayı da dinleyebilirsiniz. Şimdi gelin asıl konumuza, bu akımın sinemayı nasıl etkisi altına aldığına bakalım…

Klingonca sözlük, Elf dili çevirisi, Dothraki dilini öğrenmek…

Sinemada yeni bir lisan akımının en bilinen ve tüm dünyanın yaşamına giren örneği ise Star Trek (Uzay Yolu) filmiyle karşımıza çıkan Klingonca. İlk uzaylı dili olarak da tanımlanan Klingonca öylesine ilgi gördü ki, kurulan “Klingon Dil Enstitüsü”, bu dilin yaygınlaşması için özel çalışmalar gerçekleştirdi. Bu dilin Google’ın dil seçenekleri arasında olduğunu ve isterseniz Google’ı Klingonca kullanabileceğinizi de ekleyelim. Eğer öğrenmek isterseniz bir İngilizce – Klingonca sözlük olan “The Klingon Dictionary”yi internetten edinebilirsiniz.

İkinci popüler sinema dili olarak Elfçe’yi göstermek mümkün. Yüzüklerin Efendisi serisinin yazarı J.R.R. Tolkien tarafından geliştirilen Elfçe, yaklaşık 25 bine ulaşan kelime sayısıyla en kapsamlı yapay dillerden biri olarak gösteriliyor. Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi serisinin ulaştığı popülarite ilginç bir gelişmeye daha sahne oldu. Yandex, çeviri hizmetinde artık Sindarin Elfçesi de olduğunu açıkladı. İsteyenler hazırladıkları Türkçe bir metni de Sindarin dilini seçerek Elfçe’ye çevirebiliyor.

Yandex_SindarinElfcesi

 

 

Sinema endüstrisinin kazandırdığı bir başka yapay dil ise Game of Thrones (Taht Oyunları) dizisinde kullanılanlar. Özellikle Dothraki ve Valyrian dillerine olan ilgi hızla artmış durumda. Hatta Dothraki dilini öğreten özel kurslar da mevcut. 3400 kelimeden oluşan bu dilin yaratıcısı ise ünlü dilbilimci David Peterson. Dört yıllık ciddi bir çalışmanın sonucu oluşan Dothraki dilinin oluşturulmasında Game of Thrones serisindeki kitapları yazan George R.R. Martin’in yazdıkları dışında Rusça, Türkçe, Estonca, Doğu Kanada İnuitçesi ve Swahili dillerinden faydalanmış. Peterson’un Game of Thrones için sadece Dothraki dilini oluşturmadığını, dizide kullanılan Valyrian dilini de oluşturduğunu ekleyelim.

Bir diğer popüler yapay dil ise Avatar filmiyle ortaya çıkan Na’vi dili. Pandora gezegeninin yerel halkı Na’vi’lerin kullanması için filmin yapımcısı ve yönetmeni James Cameron’ın isteğiyle oluşturulan bu dil, Amerikalı dilbilimci Paul Frommer tarafından oluşturulmuş. Zamanla binlerce kelimeye oluşan Na’vi dilini öğrenmek isterseniz learnnavi.org adresindeki İngilizce – Na’vice sözlükten faydalanabilir, Apple iOS ve Google Android platformları için hazırlanmış mobil uygulamayı indirebilirsiniz.

Yeni bir dil oluşturmak için ne yapmalısınız?

Her şeyden önce farklı türdeki dilleri iyi bir şekilde kullanmanız gerekiyor. Bugüne kadar oluşturulan yapay dillere bakıldığında, farklı ülke ve coğrafi bölgelerde kullanılan dillerin bir nevi harmanlandığını ve buna uygun gramer yapısı meydana getirildiği görülüyor. Bu sebeple eğer siz de dünyaya mal olacak yeni bir yapay dilin arkasındaki isim olmak istiyorsanız global dünyamızın çok dilli yapısını iyi bir şekilde kavramanız gerekiyor.

İkinci aşama olarak ise yukarıdaki örneklerde olduğu gibi sinema endüstrisiyle bağlantılı olmak işe yarayacaktır. Esperento hariç diğer dillerin tüm dünyada ilgi gören film ya da diziler sayesinde yaygınlaştığı bir gerçek. Eğer siz de benzer bir akım yakalayabilirseniz arkasından gelecek “dil okulu” talep ve girişimlerine hazırlıklı olmalısınız. Bu dillerin uzun yıllar varlıklarını koruduklarını unutmamak gerekiyor. Örneğin 1800’lerin sonunda oluşturulan Esperento, bugün TED.com gibi önemli sitelerde altyazı seçenekleri arasında bulunuyor.

İnternetteki haber arşivlerini taradığımızda 2011 yılında Türkiye’den de bir yapay dil örneği çıktığı görülüyor. Mert Selçuk Köseoğlu adlı, o tarihte 16 yaşındaki bir öğrenci Adana Fen Lisesi’nde okurken Olesi isimli bir dil geliştiriyor. Köseoğlu bu dili 2011’de Hollanda’da düzenlenen 4.Dil Oluşturma Konferansı’nda tanıtmış. 600 kadar kelimeden oluştuğu açıklanan Olesi dili kendine özgü kurallara sahip ve Latin alfabesine iki yeni harfin eklenmesiyle oluşturulmuş.

Ne dersiniz; çocukken aklınıza böyle bir meslek gelmiş miydi?