Adım Adım Üniversite Hayatının Dört Yılı

Location: UC Campus

BİRİNCİ ADIM “KARMAŞIK DUYGULAR”

Üniversiteye adım attığımız ilk yıl çok yoğun, karmaşık duygular içerisine gireriz. İlk olarak üniversite sınavını kazanmanın verdiği rahatlık duygusu içine alır bizi. Sonra üniversite ortamını tanıma süreci başlar. Farklı hocalar tanımaya onların farklı tekniklerine adapte olmaya başlarız. Yeni arkadaşlıkların getirdiği heyecan, yeni bir çevre, yeni kulüpler derken bir de bunlara lise dostluklarından kopmanın verdiği panik ve onlara duyulan özlem eklenir. Aklımızın bir köşesi sene boyu daima onlardadır. Her boş anımızda onları aramaya, özlem gidermeye özen gösteririz. Kulüp organizasyonları, bahar şenlikleri, değişik aktiviteler de bulunma arzusu… Dönem hızla ilerlerken senenin son finalleri çalar kapımızı. Biz daha nasıl başladı, nasıl bitti idrak edemeden birinci sezonu çoktan kapatmış oluruz.

İKİNCİ ADIM “SOSYALLEŞMENİN ZİRVESİ”

İkinci sene artık adaptasyon sürecimiz sona ermiş, çekingenliklerimizi bir köşeye bırakmış oluruz. Artık büyük ihtimalle bir arkadaş grubu dâhilindeyizdir. Grubumuzu bulmanın verdiği rehavetle gezmeler, derslere girmemeler zirve yapar bu dönem. Bir yandan da eğer benim gibi dil alanında zayıfsanız dil eğitimlerine yönelmenin de tam zamanıdır. Kursları araştırır ve ilk fırsatta bir dil kursuna başlarız geç olmadan. İlk seneki bir iki sunumu saymazsak koca amfilerde pek çok kişiye hitap etmenin hız kazandığı senedeyizdir aynı zamanda. Ah o sunumlar yok mu tam anlamıyla yeni arkadaşlıklarınızın sınandığı en önemli sınavdır. Zaten sunumları vizelere, not tutmak ve onları arkadaşlarınızla paylaşmayı finallere benzetirsek inanın bana grubunuzdaki pek çok arkadaşınız sınıfta kalır. Hele bir de gruptaki inek sizseniz işte o zaman seyredin cümbüşü. Neyse içinizi karartmayayım. Herkes için böyle olacak değil ya bazıları gerçekten şanslıdır dostunda sağlamını bulur bu aşamada.

ÜÇÜNCÜ ADIM “PANİK”

Bu sene yavaştan bir panik başlar. Çünkü artık üçüncü senedeyizdir ve bir yöne yönelme baskısı artmıştır. Derslerin en yoğun ve bence en zor olduğu, ödevlerin zirve yaptığı dönemdir. Bu dönem senelerin nasıl hızla birbirini kovaladığının daha bir bilincine varırız. Kendimizi hızlı bir temponun içinde bulur, bu tempoya yetişmeye çalışır, birden fazla işle meşgul olmaya başlarız. Bu döneminin en büyük yararını üyesi olduğumuz derneklerden ya da kulüplerden görürüz. Dernek veya kulüplerde daha önceden yer almamanın pişmanlığını yaşar, eğer daha önceden bunun ciddiyetini anlayabilen şanslı kişilerdensek aktif olmanın, sorumluluk almanın huzurunu bize kattıklarının mutluluğunu yaşarız. Katıldığımız seminerler, organizasyonlar bir bir karşımıza çıkmaya, özgeçmişimizde yerlerini almaya başlarlar. Özgeçmiş kavramının önemini daha bir idrak eder, staj bulamamanın stresini, staj bulabilmenin, iş hayatının provasını yapabilmenin heyecanını en uç noktalarda yaşarız bu dönem.

DÖRDÜNCÜ ADIM “ÜNİVERSİTEYE ELVEDA, İŞSİZLER KERVANINA MERHABA”

Ne ektiysek onu biçeceğimiz son adımdayızdır artık. Son sınıf öğrencisiyizdir.  Uzun dönemli stajların başladığı, güzel bir şirkette yer alabilmenin, güzel koşullarda hayatını devam ettirebilmenin hayalinin artış gösterdiği döneme merhaba demişizdir. Üniversitemizde misafir, hırsın en yoğun olduğu, rekabet duygusunun en üstlere ulaştığı iş arama maratonunun aktif üyesiyizdir. İş ilanlarının kapısını en çok bu dönem aşındırmaya başlarız. İş hayatına merhaba diyecek olmanın korkusunu, kendi ayaklarımız üzerinde duracak olmanın heyecanını yaşarız. Senenin sonunda endişelerimizden bir günlüğüne sıyrılır, keplerimizi fırlatır, üniversite mezunu olmanın gururunu, en sevdiklerimizle bu anı paylaşmanın sevincini yaşar,  mezuniyet balosu ve son finallerin burukluğuyla “Üniversiteye elveda, işsizler kervanına merhaba” deriz.

2 YORUMLAR

  1. 3. Sınıftayım, üniversite hayatımın en zor dönemini geçirdim. Ama başarıyla sonuçlandı. Umarım devamı da böyle gelir. Ve sonunda işsizler kervanında olmam 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here