ABD ithal fenerlere yüzde 12,5 ithalat vergisi uyguluyor. Bununla birlikte, federal hükümetin “el fenerleri dışında kendi enerji kaynaklarıyla çalışmak üzere tasarlanmış portatif elektrik lambaları” olarak tanımladığı bir ürün kategorisi için ithalat tarifesi sadece yüzde 3,5 olarak belirlenmiş.
Bu durum kafalara bir soru getiriyor: Neden kendi kendine çalışan taşınabilir ışık diğerinden daha yüksek vergilendirilir? Massachusetts Institute of Technology (MIT) siyaset bilimi profesörü In Song Kim’e göre, bunun gibi bir politika tutarsızlığı genellikle firmaların politik gücündeki farklılıktan ve ayrıca firmaların küresel üretim ağları tarafından ne ölçüde güçlendirildiğinden kaynaklanıyor. Bu, Kim’in yıllarca ayrıntılı olarak incelediği, orijinal bilimsel sonuçlar üretirken siyaset hakkında çok sayıda büyük veriyi halka açan bir konu olarak karşımıza çıkıyor.
Kim: Hepimiz şirketleri önemli ekonomik aktörler olarak anlıyoruz. Fakat şirketler politik ajanlardır. Onların çok önemli siyasi aktörler olduğunu bilmek gerek.
Özellikle Kim’in çalışması, lobiciliğin ABD ticaret politikası üzerindeki etkilerini aydınlattı. Uluslararası ticaret genellikle saf bir mal olarak sunulur, pazarları açar ve büyümeyi hızlandırır. Bunun ötesinde, ticari konular genellikle endüstri düzeyinde tanımlanır; tarım lobisinin veya otomotiv endüstrisinin nasıl talepler olduğunu görüyoruz. Ancak gerçekte, farklı firmalar, aynı endüstri içinde bile farklı şeyler isterler.
Kim’in çalışmasının gösterdiği gibi, çoğu firma, ürünlerinin belirli bileşenleriyle ilgili politikalar için lobicilik yapıyor ve ticaret politikası, endüstri çapındaki standartlardan ziyade şirketler için büyük ölçüde bölmelerden oluşuyor. Görünüşe göre el feneri olmayan taşınabilir ışıklar üreten firmalar lobicilikte iyiler, ancak bahsettiğimiz taşınabilir fenerler özel bir kategori olduğundan daha geniş kapsamda tüm fener üreticileri, siyasi ekonomik ayrıcalıklardan yararlanamıyorlar. Bu arada, Kim’in araştırmasının da gösterdiği gibi, lobicilik, lobicilikten etkilenen politikalar bir bütün olarak ekonomiyi yavaşlatabilse bile, firmalara sağladığı avantajlar sayesinde firmanın çok daha hızlı büyümesine yardımcı olur.
Kim: Mevcut tüm teorilerimiz, ticaret politikasının, açık ticaretin faydalarından, ticaretten elde edilen kazançlardan halkın yararlanacağı ve bir bütün olarak ülkenin yararına olacağı anlamında bir kamu malı olduğunu öne sürüyor. Ama öğrendiğim şey, ticaret politikalarının çok çok ayrıntılı olduğu. Ticaretin artık bir kamu malı olmadığı benim için aşikar hale geldi. Aslında bireysel şirketler için özel bir mal olduğunu söylemek daha doğru olur.
Kim’in çalışmaları, son birkaç yılda yayınlanan bir düzineden fazla dergi makalesini, yakında çıkacak birkaç başka araştırma makalesini ve şu anda yazmakta olduğu bir kitabı içeriyor. Aynı zamanda Kim, 1999’a kadar uzanan ABD siyasetindeki parayı takip eden LobbyView adlı halka açık bir veri tabanı oluşturdu. Önemli bir siyasi bilgi koleksiyonu olan LobbyView, araştırma, eğitim ve kamu yararı uygulamalarını içeriyor ve başkalarının akademi veya dışında, konuyu daha derinlemesine araştırmak için önemli kaynaklardan birisi olmayı başarmış gözüküyor.
Kim: Akademik topluluğa katkıda bulunmak istiyorum ve ayrıca MIT topluluğumuz [ve ötesi] için bir kamu [kaynak] oluşturmak istiyorum, böylece hepimiz onun aracılığıyla siyaseti inceleyebiliriz.
Halkın iyiliğini göz önünde tutmak
Kim, siyasetin günlük hayatın merkezinde olduğu bir ortamda Güney Kore’de büyüdü. Kim’in büyükbabası Kim jae-soon, 1988’den 1990’a kadar Güney Kore’de Ulusal Meclis Başkanıydı ve ülke hükümetinde önemli bir figürdü.
Gençken önde gelen siyasi figürlerin aile evine uğradığını hatırlayan Kim, “Siyasete her zaman ilgi duymuşumdur” diyor. Bununla birlikte, Kim’in büyükbabasından siyaset hakkında öğrendiği temel derslerden biri, güce yakınlık değil, kamu hizmetinin önemiydi. Kim, ailesinin siyasetle olan ilişkisinden çıkan kalıcı dersin, “Kamu yararına katkıda bulunmaya gerçekten inanıyorum” olduğunu söylüyor.
Kim, bir politikacı olarak değil de bir siyaset alimi olarak kamu yararına katkıda bulunmanın kendi yolunu buldu. Kim, Seul’deki Yonsei Üniversitesi’nden siyaset bilimi alanında lisans derecesini aldı ancak ABD’de yüksek lisans eğitimi almaya karar verdi. Bu zamana kadar Kim, ticaret politikasının nicel analizine odaklanmıştı; Doktora çalışması için Princeton Üniversitesi’ne girdi ve 2014 yılında doktora derecesini aldı ve o yıl MIT fakültesine katıldı.
Kim’in yayınladığı önemli araştırmalar arasında, American Policy Science Review’da yayınlanan ve tez araştırmasından yola çıkarak geliştirilen ” Political Cleavages within Industry: Firm-level Lobbying for Trade Liberalization – Endüstride Politik Bölünmeler: Ticarette Liberalleşme için Firma Düzeyinde Lobicilik-” adlı bir makale, birçok ticaret politikasının ne kadar dikkat çekecek şekilde özelleştiğinin gösterilmesine yardımcı oldu. 2017 yılı itibariyle ABD’nin tarife kararları aldığı 17.000’e yakın ürün çeşidi bulunuyor. Bunların çoğu, bir ürünün bileşen parçalarıdır. Ek bir bilgi olarak uluslararası ticaretin yaklaşık üçte ikisi, ham mallar veya bitmiş ürünlerden ziyade, üretim sürecinde sevk edilen imal edilmiş bileşenlerden oluşur. Bu makale de bir önceki yıl politik ekonomi alanında en iyi yayınlanan makale olarak 2018 Michael Wallerstein Ödülü’nü kazandı.
Journal of Politics’ten Kim’in ortak olarak 2017’de yazdığı “The Charmed Life of Superstar Exporters” adlı başka bir makalesi, bir sektördeki firmalar arasındaki farklılıklara dair daha canlı kanıtlar sunuyor. En büyük ihracatçı olan “süperstar” firmaların, lobicilik taraflarında daha fazla aktif rol oynama yöneliminde olduklarını göstermiştir.
Kim, uluslararası ticaret ve ticaret politikalarını incelemek için genellikle büyük ölçekli veriler ve hesaplama yöntemleri kullanır. 2020’de American Journal of Political Science’da yayınlanan “Measuring Trade Profile with Granular Product-level Trade Data” başlıklı bir başka makale, ticari ilişkilerin izini oldukça spesifik terimlerle sürüyor. Uluslararası ticaret verilerinin 2 milyardan fazla gözlemine bakan Kim, ülkeleri hangi ürünleri ithal ve ihraç ettiklerine göre gruplandırmak için bir algoritma geliştirdi. Metodoloji, araştırmacıların ülkelerin izlediği oldukça farklı gelişimsel yollar ve ABD ile Çin gibi ülkeler arasında derinleşen uluslararası rekabet hakkında bilgi edinmelerine yardımcı oluyor.
Diğer zamanlarda Kim, ticaret politikasını kimlerin etkileyebileceğini analiz etti. 2021 tarihli Political Analysi -Siyasi Analiz – dergisinden ” Mapping Political Communities -Siyasi Toplulukları Haritalamak-” başlıklı makalesi, ABD Kongresi’ni inceliyor ve hangi çıkar gruplarının hangi politikacılarla en yakından bağlantılı olduğuna dair bir resim oluşturmak için lobiciler tarafından hazırlanan zorunlu raporları kullanıyor.
Her şey kitabına göre
Son araştırmaları birkaç yönde ilerlese de Kim, şirket düzeyinde lobicilik dinamiklerini keşfetmeye devam etti. 2021 tarihli bir çalışma makalesinde, Şili Merkez Bankası’ndan Kim ve ortak yazar Federico Huneeus, ABD’de lobiciliği ortadan kaldırmanın üretkenliği yüzde 6’ya kadar artırabileceğini tahmin eden bir model oluşturdu.
Kim, “Belirli şirketlere verilen siyasi kiralar [olumlu politikalar], ekonomide verimsizliklere veya kaynakların yanlış tahsisine neden olabilir. Bu kaynakları, politik olarak aktif olmamalarına rağmen daha üretken firmalara tahsis edebilirsiniz. Ancak şimdi daha az üretken ve yine de politik olarak aktif olan büyük şirketlere veriliyor, bu da artan piyasa yoğunlaşmasını ve tekelleri artırıyor.”
Kim, 2022-23 akademik yılı boyunca firmaların siyasi faaliyetlerinin ticaret politikası oluşturmadaki önemi hakkında bir kitap üzerinde çalışıyor. Kitap, antik çağlara dayanan ve çağlar boyunca ticaret politikasının önemini vurgulayan geniş bir zaman çerçevesine sahip olacak. Aynı zamanda Kim, kitabında derinleşen küresel üretim ağları ile modern ticaret politikalarının ayırt edici özelliklerini analiz edeceğini belirtti.
Kim: Politikanın zaman içinde nasıl değiştiğini göstermek için insanların ticaret siyasetinin tarihi hakkında bilgi edinmesini kolaylaştırmak istiyorum. Bunu yaparken, aynı zamanda firmadan firmaya ticaretin önemini ve küresel üretim zinciriyle birbirine bağlı farklı ülkelerdeki ve sektörlerdeki firmalar arasında yeni ticaret koalisyonlarının ortaya çıkışını da vurguluyorum.
Kim kendi bilimsel araştırmasına devam ederken, hem siyasette parayla ilgilenen akademisyenler için büyük bir veri kaynağı hem de MIT dersleri için mükemmel bir öğretim kaynağı olarak gördüğü LobbyView’e liderlik ediyor, çünkü öğrenciler proje ve makaleler için bundan faydalanabiliyor. LobbyView o kadar çok veri içeriyor ki aslında zorluğun bir kısmı, onu etkili bir şekilde kullanmanın yollarını bulmak.
LobbyView’den Kim diyor ki: “Bana gerçekten MIT öğrencileriyle çalışma fırsatı sunuyor. Katkıda bulunabileceğimi düşündüğüm şey, bu teknolojileri siyaset anlayışımıza getirmek. Bu eşsiz veri setine sahip olmak, buradaki öğrencilerin siyaset hakkında bilgi edinmek için teknolojiyi kullanmalarına gerçekten izin verebilir ve bunun MIT kimliğine uyduğuna inanıyorum.”
Kaynak: Massachusetts Institute of Technology (MIT)




























