TOYOTA WAY VE TOYOTA TARİHÇESİ

“Bir şeyi yapamayacağınızı söylemeden önce, deneyin.” – Sakichi Toyoda

We Respect, We Kaizen” sloganıyla yola çıkan, ülkemizde bolca görmeye aşina olduğumuz, ama sadece bizim değil, tüm dünyanın tercih ettiği bir Japon otomotiv devi: “Toyota”. Interbrand’in her yıl düzenlediği “En İyi Global Markalar” listesinin 2021 yılı sonuçlarına göre dünyanın en büyük, en değerli otomotiv markası olan Toyota, “müşteri memnuniyeti” ilkesi ile birlikte yolcuğuna devam ediyor, zirveyi kaptırmamak adına daha da güçlü adımlar atıyor. Toyota Way adını verdikleri yol gösterici ilkeler ile sürekli gelişim odaklı çalışmaya devam ediyorlar. Böylelikle çalışanlar için de gelişim fırsatı sunuyorlar. Peki, Toyota Way nedir ve Toyota bu günlere nasıl geldi? Gelin hep beraber Toyota Way’i ve Toyota’nın tarihçesini inceleyelim.

TOYOTA WAY

SÜREKLİ İYİLEŞTİRME

Meydan Okuma

Zorlu görevlere karşı hem yaratıcı hem de cesur olmalı, bildiklerimize ve yaptıklarımıza meydan okumalıyız.

Kaizen

Kaizen sürekli iyileşmeyi, bize fayda sağlayacak küçük değişiklikleri nasıl saptayacağımızı öğreten bir düşünme biçimidir.

Genchi Genbutsu

Kaynağına gitme anlamına gelen bu ifade, olguları kendimizin kontrol etmesini, böylece karar verirken bize yardımcı olacak olan bilgilere sahip olduğumdan emin olacağımızı söyler.

İNSANLARA SAYGI

Saygı

İlişki kurduğumuz insanların fikirlerine, kültürlerine ve inançlarına saygı duyarak bu konularda yaptıklarımızın sorumluluğunu üstlenip karşılıklı güveni ve anlayışı geliştirebiliriz.

Ekip Çalışması

Ekibin en alt kademesinden en üst kademesine kadar herkes sonuç odaklı düşünüp sorumluluklar alır. Üyeler şirketin en değerli varlıklarıdır ve onların kendilerini geliştirmeleri için fırsatlar yaratmak adına çaba gösterilir.

TOYOTA TARİHÇESİ

KURULUŞ

Sakichi Toyoda, 1926 yılında Toyoda Automatic Looms’u (Toyota Industries Corperation) kurdu. Annesinin dokuma yaparken uğraştığını görüyordu. Bu yüzden ona ve diğer kadınlara kolaylık sağlaması amacıyla dokuma makineleri üretmeye başladı. Daha sonraki yıllarda mühendis oğlu Kiichiro Toyoda, Avrupa ve ABD’ye seyahat etti. Buralarda benzin ile çalışan araba motorlarını inceleme fırsatı buldu. Daha sonra tekrar Japonya’ya dönerek öğrendiklerini burada uygulamaya başladı. 1933 yılına geldiğimizde Kiichiro, babasının firmasının bir bölümünde araba üretimine girişti. 1937 yılında ise o bölümden ayrılarak Toyota Motor Company’i kurdu.

Toyota, ilk arabasını 1936’da üretti. İlk modelin ismi “AA”ydı ve savaşlarda kullanılmak üzere üretildi. Daha sonra, İkinci Dünya Savaşı sırasında, otomobiller yerine kamyonlar üretilmeye başlandı. Savaştan sonra Toyota, zarar gören tesisler ve kötü bir ekonomi ile karşı karşıya kaldı. 1947 yılına geldiğimizde ise firma, ilk kez “SA” modeli ile siviller için taşıt üretmeye başladı. Ancak firmanın kötü ekonomisi işleri çok zorlaştırıyordu ve Toyota, 1949 yılında iflasa çok yaklaştı. 1950 yılında 300 kamyon üretilebildiğinde artık kamuoyu da bazı söylemleri dile getirmeye başladı. Aynı şekilde, bu durum artık işçilerin grevler yapmalarına sebebiyet verdi.

YENİDEN DOĞUŞ

1950 yılı bir yandan da Toyota için bir kırılma noktası oldu. Eiji Toyoda şirketin başına geçti. Aynı zamanda otomobil üretim fabrikalarının verimi artmaya başladı. Özellikle o dönemlerde baş gösteren Kore Savaşı’ndan dolayı ABD, Toyota’dan 1000 adet kamyon sipariş etti. ABD’nin ekonomik ve teknik anlamdaki gücünü fark eden Toyota yöneticileri, Ford firması başta olmak üzere bir çok araba üreticisinin tesislerini ziyaret etti. Bu sayede, bu tesislerdeki gözlemlerini kendi tesislerinde de uygulayan yöneticiler, üretim verimliliğini arttırmayı başardılar.

İlerleyen yıllarda, şirketin başarısının en büyük kaynağı olan Toyota Üretim Sistemleri kuruldu. Artan verimlilik ile beraber Toyota, yeni modeller üretmeye başladı. Bu yeni modellerden biri olan “Crown” modeli, firmanın o dönem Japonya’daki en büyük otomobil üreticisi olmasını sağladı. Aynı zamanda 1957’de Toyota’nın ABD’ye ihraç ettiği ilk araba oldu ve aynı yıl Toyota Motor Sales USA Inc. ve Toyoto do Brasil SA kuruldu. Ayrıca yine bu yıllarda üretilen Land Cruiser 4×4 modeli de adından söz ettiren modeller arasına girmeyi başardı. 1965 yılında Amerikalı sürücüler için tasarlanan Toyota Corona modeli, şirketin Amerika’daki başarısını simgeliyordu.

1960’larda Toyota, özellikle kurduğu yeni AR-GE tesisleri ile beraber hızlı bir şekilde genişlemeye ve ihracatını arttırmaya başladı. Tayland’da üretim tesisi açması ile beraber Hino Motors, Daihatsu ve Nippondenso ile ortaklıklar kurdu. Daha sonra Japonya dışında da üretime geçen Toyota, 1963 yılında ilk kez Avustralya’da tamamen Japonya dışında bir üretim gerçekleştirdi. 1963-65 yılları arasında Avustralya, Toyota’nın en büyük ihracat pazarı oldu.

YÜKSELİŞ

1970’lerde firma, 100 bin personeli ile beraber global bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyordu. Yine bu yıllarda, günümüzde de sıkça karşımıza çıkan, en çok satan araba modeli olan efsane model Toyota Corolla üretildi. Yakıt fiyatlarındaki artışın farkında olan Toyota, Corolla’yı daha az yakıt harcayan, performansı iyi, kaliteli bir araç olarak piyasaya sürdü. Corolla modeli, satışlarda 40 milyonlara ulaştı. Bu yıllarda hızını alamayan firma, Corolla’ya ek olarak bir çok model daha üretti.

80’lere geldiğimizde Toyota, artık araba sporlarına da ilgi duymaya başladı ve buna yönelik araçlar üretti. 1985 yılında ilk kez Japonya’da Kalite Kontrol Ödülü’nü aldı. Toyota artık taleplere yönelik araba çıkarma konusunda usta hale gelmişti. 90’larda artık Avrupa’da da adı sıkça dile getirilen bir araba markası oldu. Bunu takiben Londra’ya da bir üs kurdu. Yine başka popüler ve sevilen bir model olan “Supra”nın da yeni versiyonları çıkmaya devam ediyordu.

2000’lerde de yeni modeller çıkarılamaya devam edildi. Yeni modellerin yanı sıra Toyota, 2002 yılında F1’e de adım attı. 2005 yılında Forbes’un önde gelen şirketleri listesinde 8. sırada yer aldı. 2008 yılının ilk çeyreğinde global satışlarda bir numara olmayı başardı. Toyota’nın Türkiye şubesi ise 2000 yılında %65 Sabancı Holding, %25 Toyota Motor ve %10 Mitsui ortaklığı ile açıldı. 2009’da ise Sabancı Holding’e ait olan %65’lik hisseyi 85 milyon dolara ALJ AŞ satın aldı. 1 Ekim 2009 itibariyle ise %100 ALJ Holing’e bağlı yabancı sermayeli bir firma haline geldi.

GÜNÜMÜZ

Günümüzde Toyota, 70’e yakın fabrikası ve 350 bine yakın çalışanı ile artık bir taşıt üretim devi haline geldi. 20 yıl önce üretilen araçlar bile hala her yerde kullanılıyor ve bu araçları sıkça görebiliyoruz. Bu da firmanın araçlarının kaliteli ve yüksek performanslı olduğunun bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Artık yeni modellere yeni türler de eklenmiş durumda. Çevre dostu ilk arabayı üreterek 2015 yılında “Küresel Yeşil Marka” ödülünü alması bunu bir göstergesi. Ayrıca çıkardığı Hybrid modeller ile de günceli çok iyi takip ettiğini görüyoruz. Toyota, ilk kuruluşundan günümüze araştırmaya o kadar önem veriyor ki, her saat 1 milyon doların üzerinde AR-GE yatırımı yapıyor. Böylesine gelişime açık bir firmanın ilerleyen yıllarda ne gibi başarılara ve teknolojiye ulaşacağını merakla bekliyoruz.

PAYLAŞ
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce İşletme Öğrencisiyim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here