Gelecek dünde hayal edilen, bugünde şekillendirilen aslında arada sıkışmış belki de sonsuzluk kelimesine en yakın olan, dillerden düşürmediğimiz, uğruna yaşadığımız bu günümüzü feda ettiğimiz bir o kadar da masum olmayan sadece üç hecelik bir tuzak.
Peki biz bu üç heceye neler sığdırıyoruz? İçinizden bir çok şey geçmiş olabilir fakat ben kısaca hayallerimizi, hedeflerimizi ve en önemlisi de hayatımızı sığdırdığımızı hatırlatayım. Hayatımızı sığdırdığımız bu üç hece için neler yapıyoruz? Gelecekteki günlerimiz için gerçekten neler yapıyoruz? En önemlisi kendimiz için yapabileceğimiz en büyük devrim geleceği düşünmeyi bir kenara bırakıp gerçekten gelecek için harekete geçmektir. Artık zamanı değil mi?
Şimdi son bir kez daha düşün. Sadece bir kere gözlerini kapat ve hayal et. Nerde, nasıl, kiminle olduğunu… Ve gözlerini yepyeni bir sayfaya aç. Yıllar sonra arkana baktığında yaşadığın her saniyeye iyi ki diyebilmek için gözlerini aç. O sayfa ki, senin bu dünyaya bırakabileceğin en büyük mirasın olsun.
Artık yeni bir yola çıktın. Ve bu yolda asla pes etme . Hayat sana her zaman en güçlü darbeyi vuracaktır ancak yılma. Kazananlar bu yolda en güçlü olanlar değil her düştüğünde yeniden ayağa kalkabilenlerdir. Ayrıca bu yolda güzel anılar, güzel insanlar biriktir. Biriktir ki kendi masalında yalnız kalma. Belki de bu masal sizin için gerçek sonsuzluğun yoludur.
Umarım çıktığın bu yolda sonsuzluğa adını hediye edersin . Ve gelecekle bir bütün olup kendi masalının kahramanı olursun. Şunu unutma, her şeyin yok olduğunu düşündüğün anda, gelecek hala yerindedir. Ve bizlere küçük bir umut olması dileğiyle sonsuzluğu yakalamış bir kahramanın masalıyla cümlelerimi bitirmek istiyorum .

25 yaşında ilerlemiş safhada testis kanseri teşhisi konan Lance Armstrong’a, doktorlar yüzde 40’tan daha az iyileşme şansı verdiler. Tümör, beyninde çoklu lezyonlarla birlikte akciğerlerini ve midesini de kaplamıştı. Herkes bisiklet kariyerinin sona erdiğini düşünmüştü. Ancak kimse onun kendisine olan keskin, yılmaz inancı ve annesi Linda Walling’in ona öğrettiği dersleri hesaba katmamıştı. Yaptığı ilk şey, kendisini esir alan hastalığı ve ona yaşattıklarını kabullenmek, hakkında öğrenebileceği her şeyi öğrenmek oldu. Bu konuda yazılan kitapları, kaynakları bir çırpıda okurken, aynı hastalıktan mustarip insanların olduğu destek gruplarından yardım aldı. Lance, annesinin ona aşıladığı üç şeyde güç buldu. “Her engeli bir fırsata çevir.”, “Her zaman sıkı çalış, göreceksin ki iyi şeyler olacaktır.” ve “Başkaları sana yapamazsın dediklerinde onlara inanma!”
Lance’in kanseri yenmesinin ardından geri dönüşü pek başarılı sayılmazdı, ilk yarışını 14. olarak tamamladı. Hatta emekli olmayı bile düşündü ancak nişanlısı, annesi ve yakın arkadaşı Chris Carmichael onu Appalachians’daki bir sonraki yarış için sürekli destekleyerek hazırladılar. Antrenmanların ardından bambaşka bir adam olarak ortaya çıktı ve süre gelen zorlukların onu bir daha ezmesine izin vermedi.
Jusserand’ın da söylediği gibi:
“Gelecek kaderin değil, bizim ellerimizdedir.”





























Bu karanlık günlerde harika bir motivasyon yazısı içimizi açtı 👌👣👏👏
Never give up ! Terbikler canimm guzel bir yazi olmuş 🙂
👏🏻👏🏻
Güzel bir yazı olmuş tebrikler.
Teşekkür ederim 🙏🏻
Başarılı bir yazı olmuş eline sağlık.
”Gelecek kaderin değil, bizim ellerimizdedir” harika bir bitiriş olmuş.
Çok güzel bir yazı olmuş tebrikler👍😊