Bir CV’n Bile Yok Mu Gerçekten?

Fatih Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre öğrencilerin %79’unun bir CV’si yok. Araştırmaya katılan öğrencilerin bazı cevaplarını sıralayalım önce:

  • Bir CV’m yok çünkü yazacak hiçbir şeyim yok %3
  • Bir CV’m yok çünkü nasıl hazırlanacağını bilmiyorum %32
  • Bir CV’m yok çünkü gereksiz görüyorum, ilgilenmiyorum % 22
  • Bir CV’m yok çünkü henüz öğrenciyim, işe başlayacağım zaman hazırlayacağım %22

 

CV Nedir?

resim iç-1Belki hiç anlamı yok ama önce bu kısaltma nerden geliyor onu hatırlayalım. Latince Curriculum ve Vitae kelimelerinin baş harflerinden oluşan bu kısaltmada yer alan Curriculum kelimesi; koşu, yarış, Vitae ise hayat anlamına gelmektedir. İki kelimeden oluşan bu terimi dilimize Yaşam Koşusu olarak çevirebiliriz. CV’nin karşılığı dilimizde böyle değil bildiğiniz gibi. Özgeçmiş kelimesini kullanıyoruz CV’nin karşılığı olarak. CV’nin kelime karşılığı ile çevrildiğinde belki biraz daha ilham veren bir anlamla karşılaşıyoruz. Buradan hareketle aslında CV’nin belki de en basit ve en anlamlı tanımını şöyle yapabiliriz: “Birden fazla insanın talip olduğu bir görev için karar vericilere kendimizi en etkili şekilde tanıtmak ve aynı zamanda söz konusu görev için uygun özelliklere, eğitime, yeteneklere, deneyimlere sahip olduğumuzu göstermek için hazırladığımız dokümana CV deriz.”

Bu tanımdan hareket ettiğimizde aslında bir CV hazırlarken iki temel amacımız var:

  • Bizimle ilgili karar verme ihtiyacı olduğu için bizi tanımak isteyen kişiye kim olduğumuz, nasıl özelliklerimiz olduğunu, tecrübelerimizi, bildiklerimizi, neler yaptığımızı anlatmak.
  • Bizimle ilgili karar verme ihtiyacı olan kişiye bu iş için en uygun kişi olduğumuzu göstermek, bizi tercih ettiğinde neden doğru karar vereceğini ona ispat etmek.

Bir CV’n Olsun Hem de Şimdi!

resim - iç 3Mezun olduktan sonra ya da mezun olmadan bir işe ya da staja talip olduğumuzda mutlaka bir CV’mizin olması gerekiyor. Belki de doğru bir CV için yapılması gereken en önemli şeyi tam bu noktada açıklamamız gerekiyor: CV’nizi mecbur kaldığınızda değil, hemen şimdi hazırlamaya başlayın. Bazı psikologlar, yaşam koçları hep şu tavsiyede bulunurlar: günlük tutun…

Neden günlük tutmamızı isterler? Çünkü günlük tutmamız daha kontrollü olmamızı sağlar. Gün sonunda yaptıklarımızı yazarken ister istemez kendimizi kontrol etmeye başlarız. Bu da bize kendimizi daha fazla tanıma şansı verir, hatalarımızı, zaaflarımızı, eksikliklerimizi anlama fırsatı verir. Bugün hemen şimdi hazırlayacağımız bir CV’de bize öncelikle şu anda nerede olduğumuzu anlama fırsatı verir. İşletme bölümünde 1. sınıfta okuyan bir öğrencinin CV’sini birlikte düşünelim. Adı, soyadı, adresi, e-maili, cep telefonu, sosyal medya adresleri, mezun olduğu lise, bilgisayar bilgisi, yabancı dil bilgisi, sosyal deneyimleri, hobileri vs yer alacak o beyaz A4’ün üstünde ve belki yarısını kaplayacak. Hadi biraz daha sistemli bakalım… Ama birazdan, önce küçük bir hikayemiz var.

Seçmek ya da Seçememek

Babanızın işlettiği küçük bir kafe var. Siz de üniversiteniz tatile girdiğinde babanıza yardım etmek üzere kafedeki işleri devraldınız, yaz tatilinin bir bölümü geçtikten sonra babanız size işlerin çok iyi gittiğini ve bu durumun kendisini çok rahatlattığını söylemeye başladı. Bir süre sonra da size yeni ve kendisi için önemli bir görev verdi.

Okulunuz başladığında ailenizin bulunduğu şehirden ayrıldığınızda, o şehirdeki üniversiteden bir öğrencinin kendisine yardımcı olmasının kafenin iyi giden işlerin devamlılığı için iyi olacağını söyledi babanız size. Hemen ardından da “bu işi kıvırabilecek, bize de faydalı olabilecek aynı zamanda para da kazanacak ve bu paranın hakkını verecek bir öğrenci bulmalısın” dedi.

İlk başta ne var bu işte deyip kolaylıkla halledebileceğinizi düşündüğünüz bu görev için biraz düşündüğünüzde; en doğru öğrenciyi seçmeniz gerektiğini ve şehirdeki üniversitede okuyan 20bin öğrencinin arasından nasıl seçeceğinizi düşünmeye başladınız. İlk verdiğiniz stratejik karar seçeceğiniz öğrencinin birinci ya da ikinci sınıfta olmasına karar verdiniz, böylelikle hem daha enerjik hem de en azından 2 yıl işi devam ettirebilecek birisini bulabileceğinizi düşündünüz.

Sonra üniversitede okuyan öğrencilere nasıl ulaşacağınızı düşündünüz. Aklınıza üniversitede devam eden yaz okulu geldi ve öğrencilerin bir kısmının şehirde olduğunu düşünerek ertesi gün üniversitenin en büyük kantinine gitmeye karar verdiniz. Üniversite kantininde düşündüğünüz kadar olmasa da bir yoğunluk olduğunu gördünüz. Birkaç masaya giderek gayet ciddi bir şekilde arayışınızdan bahsettiniz fakat hiç de beklemediğiniz bir ilgisizlikler ya da üzerinde fazla düşünmeden yaparım ne var bu işte diyen ama size hiç güven vermeyen cevaplarla karşılaştınız. Üniversite kampüsünden çıktığınızda bu şekilde babanızın yanında sizin yerinizi dolduracak birini bulmanızın mümkün olmadığını düşündünüz. Bu işe hem gerçekten ihtiyacı olan hem de yapabileceğini düşündüğünüz ciddiyette birine nasıl ulaşacağınız kafanızda büyük bir soru haline geldi. Kampüsten kalkan otobüse bindiğinizde koltukta bir facebook grubunun adresinin yazılı olduğunu gördünüz. Telefonunuzdan bu sayfaya girdiğinizde şehrinizdeki üniversitenin öğrencilerinin oluşturduğu ve 6 binden fazla kişinin yer aldığı bir grup olduğunu gördünüz. Bu gruba yazarak ve işten bahsederek gerçekten ilgili kişilerin sizinle bağlantıya geçmesini planladınız ve akşam hemen bu planı gerçekleştirdiniz ve mesajın altına telefon numaranızı yazdınız. O gece telefonunuz hiç susmadı, çağrı yapanlar, mesaj atanlar ve arayanlar telefonunuzu tamamen esir almıştı. Bir süre sonra kiminle konuştuğunuzu, kimin hangi özelliği olduğunu, kaçıncı sınıfta olduğunu, hangi numaranın kime ait olduğunu unuttunuz. Sabah kalktığınızda mesajlar ve aramalar devam ediyordu. Mesajı yeni görenler, beni arayacaktınız, karar verdiniz mi diyenler kafanızı hepten karıştırdı.

Peki ama nerede hata yapmıştınız? Koskoca şirketler o kadar kişiyi işe alıyor ve bunu nasıl başarıyor diye düşünmeye başladınız. Tam da bu düşünceler içindeyken okulda katıldığınız bir seminere gelen şirket yetkilisinin CV’nin ne kadar önemli olduğunu anlattığı sunumu geldi aklınıza. Evet, ampul yanmıştı! Hemen bir ilan metni hazırlamaya karar verdiniz ve ilan metninin altına da bu işe ihtiyacı olanların ve bu işi başaracağını düşünenlerin e-posta ile CV’lerini size göndermeleri için e-posta adresinizi yazdınız.

Evet okulda edindiğiniz hiçbir bilgiyi daha önce bu kadar hissederek anlamamıştınız bu hoşunuza gitti ama aynı anda bir kaygı hissetmeye başladınız. 3. sınıfa geçmiş olmanıza rağmen bir CV hazırlamamıştınız. Ya herkes böyle yaptıysa?

Nihayet hazırladığınız ilanı sosyal medya üzerinden yayınladınız… Hatta ilandan bir çok çıktı aldınız ki üniversitenin çeşitli yerlerinde bulunan panolara asabilesiniz… Sonra da beklemeye başladınız… Derken e-posta adresinize başvurular gelmeye başladı… Kimi başvurulara bakar bakmaz, iş teklifinizi çok da ciddiye almadıklarını hissettiniz. Çünkü size bir CV değil e-posta içine yazılmış birkaç satır ile karşılaşmıştınız… Bazı başvurular ise CV ile yapılmıştı ama CV de aradığınız bilgilere ulaşmak için ayrı bir efor sarfetmeniz gerekiyordu. Hele bazıları yok mu telefon numaralarını ve adreslerini dahi CV’ye yazmamışlardı. Kim bilir babanızın kafesine ulaşması çok zor bir noktada ikamet ediyordu CV’nin sahibi… Böyle adayları tek tek arayıp bilgi alacak ya da telefon numarasını yazmamış olan adaylara tek tek mail göndererek iletişim bilgilerini isteyecek kadar zamanınız yoktu. O nedenle siz de bilgileri eksiksiz, nitelikleri ihtiyaçlarınızı karşıladığınıza inandığınız, işi ciddiye aldığına dair ilk izlenimi veren CV’leri değerlendirmeye aldınız ve uygun gördüklerinizi tek tek arayarak babanızın kafesine davet etmeye başladınız…

CV Nasıl Olmalı?

resim iç - 2Küçük hikayemiz aklımızın bir köşesinde yerini alırken CV deyip geçmeyelim nasıl hazırlanacağı üzerine biraz kafa yoralım…

CV, işverenin gözünde oluşturacağınız ilk izlenimdir. Sizi daha yakından tanıma isteği ve gereksinimi hissettirmektir CV’nin amacı. Eğer CV’niz bu isteği işveren nezdinde uyandıramıyorsa, o güne kadar almış olduğunuz eğitim, edinmiş olduğunuz deneyim ve kazanılmış başarılarınızın bir önemi kalmaz. O nedenle de CV hem dizayn hem de içerik olarak ilgi çekici, kolay okunur ve anlaşılır olmalıdır.

İlgi çekmeli… Evet CV’nizin ilgi çekici olması değerini arttıracaktır, ancak ilgi çekici derken sarı ya da mor sayfalara yazılmış olmasını kastetmiyoruz. Örneğin grafik / görsel tasarım konularında yetkinliklere sahipseniz bu yetkinliğinizi de yansıtacak bir özgeçmiş hazırlayarak kendinizi hem daha iyi hem daha şık ifade etmiş olursunuz. Görsel olarak farklı bir CV oluşturmak için illa ki grafik tasarımdan anlamanız da gerekmez… Bugün iş hayatında projelerimizi ya da iş sonuçlarımızı hedef kitlemize daha iyi anlatmak için görselliği pek çok noktada kullanıyoruz. Sadece MS Office programlarını kullanarak hazırladığımız sunum vb. dosyalarda gerek grafik gerekse çizimlere yer veriyoruz. Sadece düz yazılarımızda dahi anlatım sıralaması, ya da başlık alt başlık kullanımı ile içeriği daha rahat anlaşılabilir hale getirebiliyoruz. İşte tüm bu meziyetlerimizi özenle hazırlayacağımız CV’mizde de kullanarak fark yaratabiliriz… İlgi çeken bir CV, işverene kendisini daha dikkatli okutur ve sizinle tanışma isteğini daha kolay uyandırır…

Yazım kuralları… Dilbilgisi kurallarına uygun bir CV hazırlamak, başvuru yapacağınız pozisyon ile ne derece ciddi ilgilendiğinizi göstermenin yanı sıra kuracağınız cümle yapıları sizin yazılı iletişim becerileriniz ile ilgili de ipucu verecektir… Sonuna geldiğinizde başı unutulan uzun cümlelerden kaçınmanız gerektiği gibi çok basit internet sohbetini andıran kısacık cümleler de olumsuz algılanacaktır. Kurduğunuz cümlelerin açık net anlaşılır olması gerekir. Yine kullanacağınız noktalama işaretleri ile de aynı cümleden bir den fazla anlam çıkarılamaması sağlamak önemlidir. Bir de kısaltmalar konusu vardır ki herkes farklı yorumlar… Sürekli kullandığınız kısaltmalar bile olsa CV’de kısaltmalara pek sıcak bakılmaz. Nedeni de CV’nizi ilk okuyacak kişinin o kısaltmanın anlamanı bilmiyor olabilme ihtimalidir. O nedenle üşenmeyin uzun uzun yazın…

Kişisel bilgilerimiz… Tam adınızı, adresinizi, doğum tarihinizi, sizinle iletişim kurulabilmesi için telefon numaralarınızı ve e-posta adresinizi yazmanız olmazsa olmazlardır. Cep telefonu numaranız CV’nizde mutlaka yer almalıdır… Hiçbir işveren bir adaya ulaşmak için defalarca ev telefonunu arayarak not bırakmak istemez. Medeni durumunuz, erkek adayların askerlik durumu, varsa ciddi sağlık sorununuz gibi diğer kişisel bilgilerin de yer alması gereken bölümdür kişisel bilgiler bölümü. Bu bölümde dikkat etmeniz gereken bir başka nokta ise; marjinal e-posta ya da web adresleri kullanmamak… CV’nizde yazan her bir kelime sizin hakkınızda işverenlere olumlu ya da olumsuz fikir verecektir. Örneğin karanlikruh@…. .com şeklinde bir mail adresi de olumlu izlenim vermeyecektir.

Fotoğraf… Özgeçmişinizde kurumsal hayata uygun bir fotoğrafa yer vererek, mülakat yapacağınız kişiye mülakat öncesi kendinizi tanıtmak için ilave bir adım atmanıza ve mülakat sonrası daha kolay hatırlanmanıza neden olacaktır.

resim iç 4Eğitim ve diğer sahip olduğunuz beceriler… Mezun olduğunuz okulları bu bölüme net bir şekilde yazmalısınız. Lisans / ön lisans eğitimi bilgilerinize ilave olarak lise bilgilerinizi yazmanız yeterli olacaktır. İlkokul bilgilerinizi yazacak kadar bu bölümde detaya girmenize gerek olmaz. Eğer derece ile mezun olduysanız bu bilgiyi de CV’nize mutlaka eklemelisiniz. Eğitim bilgilerinizin yanı sıra bitirdiğiniz kurs ve seminerleri, aldığınız sertifikaları ve sahip olduğunuz diğer nitelik ve becerilere de CV’nizde yer vermelisiniz. Kullanabildiğiniz bilgisayar programları, yabancı dil bilgisi ve nereden öğrenildiği gibi…

İş tecrübeleri… İşverenler için CV’nizin belki de en önemli bölümü iş deneyimlerinizin yer aldığı kısımdır. İşverenler kariyer hayatınız boyunca hangi aşamalardan geçtiğinize dikkat ederler. Bu nedenle de yeni mezun bir adayın CV hazırlarken oluşturmakta en fazla zorlandığı bölümdür. Bu bölümü oluştururken; hangi tarihler arasında nerede, hangi pozisyonda çalıştığınızı doğru bir şekilde yazmalısınız, çalıştığınız kurumda ki kısa iş tanımınız anlaşılır olmalı, nasıl bir ekibin üyesi olduğunuz kısaca yer almalı, bu işi yaparken ne gibi becerilerinizi kullandığınız ya da bu işin size ne gibi beceriler kazandırdığından bahsetmelisiniz… “Ben daha yeni mezun oluyorum” diye hemen telaşlanmayın… Öğrencilik hayatınız boyunca eğer dönemsel işlerde çalıştıysanız onları da bu alana ekleyebilirsiniz… Hatta ailenizin işinde yaz tatillerindeki çalışmalarınıza bile aynı şekilde yer verebilirsiniz. İşverenlerin gözünde dönemsel çalışmalar sizin gibi yeni mezunlar için ayırt edici nitelikler olacaktır.

Projeler ve Gönüllü Aktiviteler… İşte siz yeni mezunların rahatlıkla doldurabileceği bir başlık… İş hayatında zaman geçirdikçe bin önceki başlığın altındaki bilgiler belki daha fazla dolacak ve önem kazanacak. Ancak yeni mezun bir aday için de bu başlık çok önemli… Üniversite ders içeriği gereği olabilir, öğrenci kulüpleri aktiviteleri nedeniyle olabilir, ya da kurumsal firmaların açtığı ödüllü proje yarışmaları olabilir… Her ne kanal ile olursa olsun, hazırladığınız sunduğunuz tüm projelere bu alanda yer vermelisiniz… Eğer projeniz bir derece aldı ise onu da mutlaka yazmalısınız… Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi iken ödev olarak kodlarınız yazdığınız ya da yazılım mimarisini oluşturduğunuz bir CRM yazılımı, CV’nizin bu bölümünde oldukça anlam ifade edecektir. Bu projeyi yaparken hangi programlama dillerini kullandığınız, karşınıza çıkan problemleri ne şekilde çözdüğünüze dair yer verebilirsiniz… Ya da üyesi olduğunuz bir öğrenci kulübünde arkadaşlarınızla birlikte gerçekleştirdiğiniz organizasyonu bu bölümde anlatmak, sizin takım olarak hareket edebilme ve organizasyon beceriniz hakkında CV’nizi okuyan kişilere fikir verecektir.

Staj bilgileri… Yeni mezunlar için staj bilgilerinin yer aldığı bölüm çoğu zaman CV’lerini kurtaracakları bölümler oluyor… İş deneyimi olmayan yeni mezunların; staj yaptıkları kurum, bölüm, tarih aralığı ve staj boyunca yaptıkları işler ve yüklendikleri sorumluluklara bu alanda yer vermeleri önemlidir. Bir iki cümleyle bu stajın size neler kazandırdığını da özetlerseniz daha bilinçli bir staj yaptığınız izlenimini de uyandırırsınız.

İlgi Alanları ve Hobiler… Kısa ve amacına uygun tutmaya çalışmanız gereken bir bölüm. Değişik ilgi alanlarınız ve hobilerinizden bahsedebilirsiniz. Yaratıcılığınızı kullandığınız hobilerinizden bahsetmenizde fayda var… Senede bir kere katıldığınız bir aktiviteleri bu bölümde hobi diye adlandırmak çok da doğru olmayacaktır… Ya da kitap okumak, internet, müzik dinlemek gibi aktiviteler artık hayatımızın rutinine yerleşmiş klasik davranışlardır, bunlardan da hobi diye bahsetmek uygun olmayacaktır. Sıra dışı hobiler kendinizi öne çıkarmanıza yardımcı olabilir. Dağcılık, yamaç paraşütü ya da rafting gibi. Bunlar sizin özgüveninizin yüksekliğini gösterir. Küçük bir öneri; yapmadığınız aktiviteleri hobi diye yazmayın, profesyonel bir dağcı karşınıza mülakatçı olarak da çıkabilir J

resim -iç 2Referanslar… Sizi tanıyan ve hakkınızda işverenlere tavsiyede bulanabilecek kişilere bu alanda yer verebilirsiniz…  Örneğin üniversiteden bir hocanız, önceki işverenleriniz ya da staj yerinizden biri olabilir. Aile üyelerine profesyonel referanslar bölümünde yer vermeniz doğru olmayacaktır. Referans bölümüne sadece “istenildiği takdirde referans mektupları iletilecektir” şeklinde bir not da düşebilirsiniz… Eğer böyle bir not yazdıysanız, referans mektuplarınızı önceden hazır etmenizde fayda var. Görüştüğünüz kurum referans mektuplarınızı talep ettiğinde bekletmeden sunabiliyor olmanız sizin ne denli hazırlıklı ve istekli olduğunuzu gösterecektir…

Günümüzde pek çok kurum sadece sizin verdiğiniz referans bilgileri ile yetinmez, sosyal medya hesaplarınıza kadar araştırırlar… Dolayısıyla sosyal medya hesaplarınızdaki profil ile mülakatta çizdiğiniz profilin birbiri ile uyumlu olması bu noktada sizin lehinize olacaktır…

Ön yazı… Zorunlu olmamakla beraber, kariyer hedefleriniz ve yukarıdaki başlıklarda yer veremeyeceğiniz bilgileri içeren ön yazı hazırlayabilirsiniz. Genel çerçevesini belirleyerek hazırlayacağınız bir ön yazıyı, her başvuru yapacağınız kuruma göre özelleştirerek kullanırsanız, başvuru yaptığınız her kurum kendisi için özel hazırlandığını düşünerek ön yazı ve CV’nize daha fazla ilgi gösterebilir. Ön yazıların kısa olması ve CV’de zaten yer verdiğiniz bilgileri yeniden tekrarlamıyor olması esas dikkat etmeniz gereken noktalardır. Hiçbir insan kaynakları çalışanı sayfalarca ön yazı okumak istemez… Kariyer hedefiniz ve o kurum ya da pozisyonun neden ilginizi çektiği, belki de o pozisyonda çalışarak kuruma neler katabileceğiniz hakkında hazırlayacağınız kısa bir ön yazı, işverenin sizi daha yakından tanımak istemesine neden olabilir.

Yazımızın başında yer alan kısa hikayemizin aklımızın köşesinden yeniden gündemimize alacak olursak, ne zaman nasıl bir ilan ile karşılaşacağımız belli olmaz… O nedenle beklemeden hemen güzel bir CV hazırlamak için masa başına geçmekte fayda var… Ve bu CV’yi her an bir yerlere gönderebileceğimiz düşüncesiyle güncel tutmakta…

PAYLAŞ
Kadriye Yavuz, İstanbul Üniverstesi İşletme Fakültesi’nden 2000 yılında mezun olmadan önce öğrenciliğinde İşletme Kulübü ile profesyonel hayatta amatör adımlar attı. Mezuniyetinin ardından Stardigital ile başladığı profesyonel kariyerinde, HR Dergi, MAY Danışmanlık, Karahan Group ve Doğan Medya Grubu’da İnsan Kaynakları alanında yöneticilik yaptı. Kariyerine Türk Hava Yolları’nda devam etmektedir.