Türkiye AR-GE Liginin Neresinde?

Aslında veriler oldukça net… Dünyada Ar-Ge harcamaları yaklaşık 1,6 trilyon dolar seviyesinde. Ar-Ge harcaması ve her 1000 kişilik istihdamda araştırmacı sayısı fazla olan ülkeler, dünya ekonomisinde söz sahibi olanlar arasından çıkıyor. Türkiye ise her 1000 kişiye 3 araştırmacı sayısı ve milli gelirin yüzde 1’ine yakın Ar-Ge harcamasıyla sıçrama yapabilecek ülkeler arasında görülüyor.

Ekonomik kalkınmanın temelinde bilimsel üretim süreçleri Ar-Ge ve inovasyon yer alıyor. Üretimin dayandığı teknoloji, bilgi, bilimsel araştırma ve geliştirme çalışmaları ve yenilikçilik, ülkelerin dünyaya sunabilecekleri önemli bir katma değer. Ar-Ge ve inovasyon bu üretim süreçlerinin geliştirilmesi, bilginin topluma mal edilebilmesi, araştırmaların ticarileşmesi ve uluslararası işbirlikleri açısından çok önemli.

resim-5

DÜNYADA RAKAMLAR

 

Dünyada yaklaşık 1,6 trilyon dolar seviyesine yaklaşan bir Ar-Ge harcamasından bahsediyoruz. Bu harcamanın 1/3’ünü tek başına ABD, 1/6’sını ise Çin yapıyor. AB de yarışta geri kalmamak için bu konuda Horizon 2020 programını devreye sokmuş durumda.

 

Ülkemizde ise Ar-Ge harcamalarının milli gelire, araştırmacı personel sayısının nüfusa, yüksek katma değerli üretim ve ihracatın milli hasılaya oranları maalesef istenen seviyede değil. Bu konuda teşvik ve destekler özellikle içerik tasarımı, sonuç odaklılık ve fayda/maliyet analizi açısından değerlendiriliyor.

 

Şekil net bir şey söylüyor. Ar-Ge harcaması ve her 1000 kişilik istihdamda araştırmacı sayısı fazla olan ülkeler, yüksek katma değerli üretim yapan ve dünya ekonomisinde söz sahibi olan ülkeler. Türkiye her 1000 kişiye 3 araştırmacı sayısı ve milli gelirin yüzde 1’ine yakın (%0,92-2012 yılı) Ar-Ge harcamasıyla sıçrama yapabilecek ülkeler arasında görünüyor.

 

AR-GE YOĞUN EKONOMİLER

 

Ar-Ge’ye yapılan harcamalar; ülkeler, sektörler ve şirketler bazında ölçülebiliyor. Dünyanın en çok Ar-Ge harcaması yapan 1500 şirketini içeren listede ülkemizden de örnekler var. Toplam Ar-Ge harcaması Türkiye’nin ülke olarak yaptığı harcamaların üzerinde olan 5 tane global şirket var. Yüksek tutarda Ar-Ge çalışması yapan şirketlerin marka değerleri ve bilinirliği de çok üst sıralarda.

resim-3
NEDEN AR-GE?

Şu bir gerçek ki günümüzde Ar-Ge çalışmalarını desteklemek şart. Yaratılan dışsal ekonomiler ve taşan faydalar, ölçek büyüklüğü ve getirisi, sebep olduğu rekabetçi ekonomi, verimlilik artışları ve maliyet faydası, ekonomi politik olarak Ar-Ge yapılan sektörlerin stratejik önem ve önceliği ülkeleri teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonunu yoğun olarak desteklemeye itiyor.

ÜLKEMİZDE HANGİ DESTEKLER VAR?

 

Ülkemizde hâlihazırda verilen destekler ve teşvikler önemli olup, firmaların bunlardan yararlanma koşullarını mutlaka iyi araştırmaları gerekir:

 

  • Ar-Ge indirimi ve teknoloji geliştirme bölgesinde Ar-Ge kazanç istisnası
  • Buluşlarda sınai mülkiyet haklarında istisna
  • Belli şartlarda KDV ve Damga Vergisi istisnası
  • Gelir Vergisi stopaj desteği, Sosyal güvenlik prim desteğ
  • Ar-Ge merkezleri ve Ar-Ge proje destekleri
  • Kira, ofis, patent, lisans ve tekno girişim sermaye desteği
  • Rekabet öncesi işbirliği programları
  • SAN-TEZ, KOSGEB ve TÜBİTAK destekleri
  • Özel destekler

resim-2

TEŞVİK UYGULAMALARI
Ülkemizde Haziran 2014’te asgari araştırmacı sayısının 30’a düşürülmesi ile faal Ar-Ge merkezi sayımız 165 oldu. Özellikle otomotiv, yazılım, savunma sanayi, kimya, makine teçhizat, dayanıklı tüketim, ilaç, elektrik-elektronik, tekstil, bilgi işlem ve iletişim ön plana çıkan sektörler.
Ülkemizde de uygulamasını gördüğümüz teşvik uygulamaları; Ar-Ge indirimi, teknoloji geliştirme bölgeleri ve Ar-Ge merkezlerine verilen imkânlar, KDV istisnası, sosyal sigorta primlerinde indirim yapılması gibi çeşitli vergisel teşvikler. Bunlar haricinde sübvansiyon tarzında ödemeler, krediler, hibe ve yardımlar, teknokentler ve kuluçka merkezleri, kamu alım önceliği, kümelenme ve işbirliğinin desteklenmesi, eğitim desteği, bölgesel ve ulusal kalkınma ajansları aracılığıyla yapılanlar gibi özendirici önlemler uygulanabiliyor.

 

OECD ÜLKELERİNDE TEŞVİKLER
OECD’de 1995 yılında 12 ülkede Ar-Ge’ye yönelik vergisel teşvikler varken, bugün bu sayı 27 ülkeye kadar yükselmiş durumda. Almanya, Finlandiya, İsveç gibi gelişmiş ülkelerde doğrudan vergisel Ar-Ge teşviki söz konusu değil. Bu ülkeler vergisel teşvik önermezken toplam Ar-Ge teşvik rakamları açısından bakınca ABD, Fransa, Kanada, Japonya ve Kore en yüksek hacme sahip ülkeler.

 

NELER YAPILABİLİR?

 

OECD ülkelerinde uygulanan destek türlerinin çoğu ülkemizde de bulunuyor. Bu konuda iyileştirme alanları mutlaka mevcut ve paydaşların ortak akıl yoluyla karar vermesi ve yapılabilecek düzenlemelere katkı sunulması gerekir.

 

1- Vergi indirimi OECD ülkelerinin bazılarında uygulandığı gibi son üç yılın ortalamasına göre artan oranda veya sadece ilave Ar-Ge harcaması için düşünülebilir.

resim-1

2- Ar-Ge indirimi matrah yerine vergiden indirim olarak düzenlenip, bazı ülkelerde olduğu gibi zarar ve benzeri sebeplerle vergi çıkmaması durumunda iade öngörülebilir.
3- Kurumlar Vergisi, Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Hakkında Kanun uyumlaştırılarak, uygulama farklılıkları ve kafa karışıklıkları giderilebilir.
4- Fayda maliyet analizi açısından başarıya ulaşan buluş, model ve patente bağlanan Ar-Ge harcamalarının destek oranları farklılaştırılabilir.
5- Ülke sınırları dışında yapılan Ar-Ge harcamaları da destek kapsamına alınabilir.
6- 500’den fazla araştırmacı çalıştıran Ar-Ge merkezlerine verilen süper indirimin kapsamı genişletilebilir.
7- Ar-Ge merkezlerini Türkiye’ye taşıyan doğrudan yabancı yatırımlar çok cazip teşvik mekanizmalarından faydalanabilmelidir.

Kaynak: KPMG Gündem

PAYLAŞ
KPMG Vergi, Direktör