Yaz Tatilinin Ardından…

Yaz mevsimini genel olarak sevmeyen bir insan olarak bu yaz mevsimi benim için çok da verimli ve unutamayacağım şekilde geçmedi. Bu yıl bahar döneminde Erasmus programı kapsamında İsveç’teydim. Erasmus yaptığım en iyi şeylerden biri diyebilirim. Çünkü bana kendi kendime yaşamayı, yeni ortamlara daha kolay bir şekilde adapte olabilmeyi ve daha özgür olabilmeyi öğretti ve farklı yaşam tarzlarını tanıma ve çok güzel insanlarla tanışma imkanı verdi. Haziran ayında, tam sıcakların başlama zamanında, Türkiye’ye döndüm ve kendimi büyük bir boşluğun içinde buldum. Başvurduğum stajlar için mülakatlara katılamadığım için yaz için staj da bulamamıştım. Bu yüzden ortalama bir yaz mevsimi geçirdim diyebilirim. Bu dönemde en büyük eğlence kaynağım Duolingo ile İsveççe öğrenmeye çalışmak oldu. Evet!  İsveççe diye bir dil varmış J Bu yaz mevsiminde aktif olarak bir yerde yer almadım fakat zihnimi toparlama imkanı buldum. İleriye yönelik planlar,projeler yapmak için bol bol vaktim oldu.Şimdiye kadar kafamda Erasmus yapmak benim için öncelikti fakat artık o yapılacaklar listesinden çıktığına göre yeni arayışlara başlamak durumundaydım.Yaz mevsiminin sonlarına doğru ise yatay geçiş için Endüstri Mühendisliğine başvuru yaptım ve kabul edildim.Bu benim için bir hayal değildi fakat bir imkan olarak gördüm ve geçiş yaptım.Şu anda 3.cü sınıfta gözüküyorum fakat alttan çok sayıda dersim var yined daha pişman olmadım fakat vizeler yaklaştıkça bir acaba demiyor değilim.Umarım doğru bir karar vermişimdir. Kısacası benim için yaz mevsimi yapmak istediğim bir şeyi yapmış olmamının mutluluğu  ve tatmini ile yeni bir geleceğin kaygısı ile geçti.Fakat kaygının yeterli oranda olması gerektiği kanısındayım.

PAYLAŞ