TUM Öğrencileri Güneş Tutulmasını Bilimsel Veriye Çevirdi

Münih Teknik Üniversitesi’nde (TUM) öğrenciler, astrofotoğrafçılığı yalnızca gökyüzünün etkileyici görüntülerini elde etmek için değil, bilimsel veri üretmek amacıyla da kullanıyor. Üniversitenin “Astrofotoğrafçılığa Giriş” dersi kapsamında öğrenciler, 12 Ağustos’taki parçalı Güneş tutulmasını teleskop ve kameralarla gözlemleyerek görüntüledi. Çalışma, astronomik fotoğrafların bilimsel araştırmalarda nasıl kullanılabileceğini uygulamalı olarak ortaya koydu.

Münih Teknik Üniversitesi Uydu Jeodezisi Profesörlüğü ile Astronomik ve Fiziksel Jeodezi Kürsüsü tarafından yürütülen Astrofotoğrafçılık Semineri, öğrencileri klasik derslik ortamının dışına çıkarıyor. Prof. Matthias Schartner ve Prof. Roland Pail’in sorumluluğundaki programda öğrenciler; yıldızlardan gezegenlere, uydulardan uzay enkazına kadar gökyüzündeki farklı cisimleri gözlemliyor. Aynı zamanda uzay uçuşları ve Dünya gözlemi gibi alanların bilimsel yöntemleriyle tanışıyorlar.

Parçalı Güneş tutulması öğrenciler için doğal laboratuvara dönüştü

Dersin katılımcıları için son önemli gözlem, parçalı Güneş tutulması oldu. Öğrenciler nadir gök olayını birlikte izleyip fotoğraflarken, ortaya çıkan görüntüler estetik bir astrofotoğraf çalışmasının ötesinde bilimsel veri toplama amacıyla değerlendirildi.

Dersin eğitmenlerinden Friedrich Kempen’e göre tutulma, öğrencilerin hem bilimsel veri toplamasına hem de kullandıkları ekipmanların sınırlarını test etmesine olanak sağladı. Bu çalışmalar aynı zamanda TUM’daki başka akademik birimlerle birlikte gelecek yıllarda gerçekleştirilmesi planlanan daha büyük projeler için de hazırlık niteliği taşıyor.

Derslik yerine teleskopların başında

Seminerin en dikkat çekici özelliği, eğitimin önemli bölümünün geceleri ve gözlemevinde gerçekleştirilmesi.

Güneş battığında öğrenciler bir ders salonunda sıralara oturmak yerine teleskopların çevresinde buluşuyor, kameralarını gökyüzüne çeviriyor ve astronomik gözlemler gerçekleştiriyor. Ancak amaç yalnızca etkileyici gökyüzü fotoğrafları çekmek değil. Dersin temel sorularından biri, astronomik gözlemlerin bilimsel uygulamalarda nasıl kullanılabileceğini anlamak.

Bu nedenle öğrenciler fotoğrafçılık ve astronominin teknik temellerinin yanında bilimsel veri üretme ve analiz etme yöntemlerini de öğreniyor.

Asteroitlerden Satürn’ün uydularına

Ders kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar oldukça geniş bir alanı kapsıyor.

Öğrenciler asteroitlerin yörüngelerini ve dönme durumlarını belirlemekten Güneş lekelerini gözlemlemeye, Satürn’ün uydularını incelemekten Güneş Sistemi’nin çok ötesindeki gök cisimlerinin “deep-sky”, yani derin uzay görüntülerini elde etmeye kadar farklı projelerde çalışabiliyor.

2026 yaz döneminde elde edilen görüntüler arasında, kuzey gökyüzündeki Cassiopeia Takımyıldızı’nda bulunan ve şekli nedeniyle Pacman Bulutsusu olarak da bilinen NGC 281’in fotoğrafı da bulunuyor.

Gökyüzü ise her zaman ders programına uymuyor.

Perseidler gibi meteor yağmurları veya beklenmedik biçimde gözlem alanına giren kuyruklu yıldızlar öğrenciler için yeni hedeflere dönüşebiliyor. Buna karşılık hava koşulları ve zaman zaman yaşanan ekipman sorunları da astronomik gözlem çalışmalarının doğal bir parçası. Kempen, bu nedenle öğrencilerin teknik bilgi kadar sabır ve azim de kazandığını belirtiyor.

Öğrenciler kendi araştırma sorularını oluşturuyor

Program yalnızca öğretim görevlilerinin belirlediği gözlemleri tekrarlamaktan oluşmuyor.

Öğrenciler seminer kapsamında kendi araştırma sorularını belirliyor, konuyla ilgili mevcut bilimsel çalışmaları inceliyor ve üniversite eğitimleri boyunca kazandıkları bilgileri somut bir probleme uyguluyor. Daha sonra projenin bilimsel ve teknik gereksinimlerini sistematik biçimde analiz ederek kendi çözümlerini geliştiriyorlar.

Çalışmalar grup halinde yürütülüyor. Farklı bilgi ve uzmanlık alanlarına sahip öğrencilerin oluşturduğu ekipler gözlem projeleri geliştirirken öğretim ekibiyle düzenli toplantılar yaparak çalışmalarının ilerleyişini değerlendiriyor. TUM’a göre bu süreç, başarılı astronomik gözlemlerin yalnızca iyi bir teleskop kullanmayı bilmekten ibaret olmadığını; ekip çalışmasının da bilimsel başarının önemli bir parçası olduğunu gösteriyor.

Astrofotoğraf tutkusu akademik çalışmaya dönüştü

Dersin eğitmenlerinden Friedrich Kempen’in hikâyesi de programın öğrenci odaklı yapısını gösteriyor.

TUM’da Havacılık ve Uzay alanındaki lisans eğitiminin ardından aynı alanda yüksek lisans yapan Kempen’in astronomiye ilgisi okul yıllarında kendi teleskobuyla yaptığı amatör gözlemlerle başladı. Daha sonra öğrenci topluluğu WARR Move aracılığıyla astrofotoğrafçılık semineriyle tanıştı ve özellikle asteroit gözlemlerine yöneldi.

Kempen, 2023’ten bu yana TUM’un Münih şehir merkezindeki gözlemevinin işletilmesi ve bakımına öğrenci asistanı olarak destek veriyor. Yaz dönemlerinde ise astrofotoğrafçılık seminerinin eğitim ekibinde yer alarak kendi deneyimlerini diğer öğrencilere aktarıyor.

Farklı bölümlerden öğrenciler katılabiliyor

“Astrofotoğrafçılığa Giriş” seçmeli dersi genel olarak TUM’daki farklı akademik disiplinlerden öğrencilere açık. Bununla birlikte üniversite, katılımcıların matematik, fizik ve mühendislik konusunda temel bilgi sahibi olmasını öneriyor. Özellikle lisans düzeyinde bir mühendislik eğitiminde edinilen altyapının ders açısından yararlı olduğu belirtiliyor.

Dersi başarıyla tamamlayan öğrenciler 3 ECTS kredisi kazanıyor. Programın sonunda ekipler en az 30 dakikalık bir sunum gerçekleştirerek araştırma sorularını, kullandıkları yöntemi ve projelerinin bilimsel ve teknik sonuçlarını anlatıyor.

Gökyüzü açık hava laboratuvarına dönüşüyor

TUM’daki astrofotoğrafçılık seminerinin ortaya koyduğu yaklaşım, üniversite eğitiminde uygulamalı öğrenmenin dikkat çekici örneklerinden biri.

Öğrenciler bir yandan Güneş tutulması, asteroitler, bulutsular ve gezegenler gibi gökyüzünün en etkileyici olaylarını ve cisimlerini gözlemlerken, diğer yandan bu görüntülerin nasıl ölçülebilir ve değerlendirilebilir bilimsel verilere dönüştürülebileceğini öğreniyor.

Böylece gece gökyüzü yalnızca hayranlıkla izlenen bir manzara olmaktan çıkıyor; öğrencilerin araştırma soruları sorduğu, veri topladığı, ekip çalışması yaptığı ve bilimsel yöntemleri doğrudan uyguladığı açık hava laboratuvarına dönüşüyor.

Kaynak: Technical University of Munich (TUM)

PAYLAŞ
Kariyerim Dergisi, Türkiye kampüslerinin sesi ve mecrası olmak için kurulmuş üniversite ve kariyer odaklı bir dergi ve web platformudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here