Liderin 7 Temel Davranışı

Başlıktaki o sihirli kelimeyi aslında hayatımızın her yerinde kullanıyor ve kendimize göre birçok tanımlamalar yapıyoruz. Aynı zamanda “x” kişisi çok iyi bir lider veya “x” gerçekten tam anlamıyla lider profiline sahip birisi gibi yorumlarda bulunuyoruz. Bunları yapıyorken liderin tam olarak hangi özellikleri kendisinde bulundurduğunu ya da liderin neler yapması gerektiğini bilerek mi söylüyoruz diye sorsanız, çok sanmıyorum.

Aslında bakarsanız lider için bir çok tanım yapıldı. Çok fazla kitapta ve dergide anlatıldı. Hatta sürekli olarak yönetici ile farklarından dem vurularak “liderliğin” ne olduğu anlatılmaya çalışıldı.

Bunlara benzer bir yazıyı “Dönüşümcü Liderlik Nedir?” başlığında ben de yazmıştım. Ama bu yazımda “lider” kavramının tanımına veya zaman ile değişen güncel liderlik yaklaşımlarına değinmeyeceğim.

Bu yazımda, New York Times Bestseller listesinde 1 numarada yer alan “İş Yaptırabilme Disiplini” isimli kitaptan dikkatimi çeken ve sizlerle paylaşmak istediğim noktalara yer vereceğim.

Larry Bossidy ve Ram Charan’ın yazdığı bu kitap tam anlamıyla yöneticiler ve liderler için başucu kitabı olma özelliği taşıyor. Özellikle piyasanın en tecrübeli isimlerinden ve birçok lidere danışmanlık yapmış bu iki yazar, kitabında liderlik üzerine hemen hemen her detaya değiniyor diyebiliriz.

Giriş bölümü sonrasında üç temel başlık etrafında toplanan bu kitabın sonuç bölümünde çok değerli bir mektup yer alıyor. Muhakkak okumanızı tavsiye ediyorum.

Liderin Yedi Temel Davranışı

  • Kendinizi Tanıyım

Çok sık duymuş olduğunuzu düşündüğüm bir söz ile başlamak istiyorum bu kısma. Fransız yazar Montaigne “İnsanın en kötü durumu, kendini bilmez ve yönetemez olduğu zamandır” der. Sadece bir lider için değil aslında bakarsanız herkes için bu durum söz konusudur.

Üniversite tercihi yapacak bir öğrenci için de şirketinin mağaza operasyonlarını yöneten bir lider için de başarının ilk ayağı kendisini tanımasıdır.

Bir öğrenci kendisini tanımadan yapacağı bir tercihte çok iyi bir bölüme gitse bile sonrasında yaptığı hatanın ona vereceği zararları görecektir. Mağaza operasyonlarını yöneten lider için de aynı şekilde; eğer başlangıçta kendisini bilmeden o an için her şey yolunda gitmesi sayesinde başarıyı yakalamış olsa bile olsa sonrasında sürdürülebilir bir başarıdan bahsedebilmemiz çok mümkün değildir.

Kitabın yazarlarının da dediği gibi “Bir şirkete yön vermek karakter gücü gerektirir”.  Lütfen Platon’un şu sözünü de unutma “Kendini yönet, dünyayı yönetecek gücü bulabilirsin”.

  • Ekibinizi ve şirketinizi tanıyın

Her kurumun, her grubun kısaca birden fazla birimin bir araya geldiği her ortamın kendi dinamikleri, kültürü ve yapısı vardır. Bu dinamikler yazılı bir şekilde değil, grubun değerleri ile oluşmuş bir yapıdır. Bundan dolayı birden fazla birimin bulunduğu bir ortamda bulunuyor veya orada bir iş yapacaksanız bu dinamikleri ve değerleri görmezden gelemezsiniz. Ve bu dinamiklere göre ortamı anlamaya, tanımaya çalışırsınız.

Aslında bakarsanız liderlerin 7 temel davranışından ikincisi olan bu davranışı sadece ekip ve şirketle sınırlandırmak yerine genel olarak bulunduğumuz çevreyi ve ortamı tanımalıyız şeklinde revize edebiliriz.

Çünkü kitabın yazarlarının da dediği gibi “Liderler işini yaşamak zorundadır”. Bundan dolayı bir lider kendisini tanıdıktan sonra yaşadığı yeri ve kişileri de tanımak zorundadır. Çünkü ayakta kalmak zorundadır. Bahsettiğimiz tanımak sadece kişilerin isimlerini ve yaptıkları işleri bilmek ya da şirketin hedeflerini bilmek değildir.

Bir başarısızlık durumunda o kişiye nasıl davranmanız ve geri besleme yapmanız gerektiğini bilmenizden, o kişinin başarısını nasıl taktir edeceğinize kadar o kişi ile ilgili birçok dinamiği tanıyor ve bunları yönetebiliyor olmanız gerekmektedir. Ve tüm bunları çok basit bir şekilde diyalog kurarak yapabilirsiniz. Unutmayın, “diyalogdan herkes kazançlı çıkar”.

  • Hedefleriniz açık ve net olsun, Önceliklerinizi belirleyin

İş hayatının olmazsa olmazı haline gelen hedefler, her ne kadar çalışanları diri tutsa ve şirkete karlılık konusunda önemli katkılar sağlasa da eğer açık, net ve gerçekçi olmazsa çalışanların enerjisinin ve isteğinin henüz başlamadan bitmesine sebep olur.

Bundan dolayı belirleyeceğiniz hedeflerin gerçeklikten uzak olmaması ve ekibinizin net bir şekilde anlayabilmesi için açık ve net olması gerekmektedir. Çünkü hedefini gerçekleştirmeye inanan bir çalışanın hedefi tutturması şöyle dursun hedefi geçmesi işten bili değildir. Bundan dolayı hedef belirlerken bu durumları atlamadan ne istediğinizi tam anlamıyla bilen, ekibini ve şirketinin beklentilerini bilen bir lider olarak davranmaya özen gösterin.

Hedeflerin açık ve net olması dışında bir diğer durum çalışanlardan beklenenler ve çalışan tarafından bu beklentilerin tam anlamıyla yönetilememesidir. Örneğin giyim perakendesinde bir bölge müdürü elindeki tüm işlerin öncelikli olduğunu düşünerek hareket ederse yüksek bir ihtimal işlerin istendiği gibi bitmeyeceği bir gerçektir. Bunun yerine başarılı bir lider olarak hem siz ekiplerinizin önceliklerini yönetmeli hem de ekiplerinizin de bunun arkında olmasını sağlamalısınız.

Tam olarak bu noktada kitaptan bir alıntı paylaşmak istiyorum.

“Açık hedefler belirlemenin yanı sıra, genel anlamda basitlik konusunda da çaba harcamanız gerekir. Execution’ı uygulamayı başaran liderler hakkında bir şey dikkatinizi çekecektir. Doğrudan ve basit bir dille konuşurlar. Kafalarından geçeni düz ve açık bir şekilde anlatırlar. Konuları nasıl basitleştireceklerini bilirler ve bu şekilde diğer insanlar onları anlayabilir, değerlendirebilir ve onlara uygun olarak hareket edebilirler ve böylece söyledikleri şeyler ortak anlayış haline gelir.” (İş Yaptırabilme Disiplini, Sayfa:82)

  • Takip edin

Açık ve net hedefler belirlediniz ve bu hedefleri önceliklendiripv ekiplerinizi yönlendirdiniz. Peki bu başarı için yeterli mi? Elbette hayır. Çünkü siz bunları istediğiniz kadar tam yapın ama bu süreçleri takip etmezseniz ve kimse bu süreçleri ciddiye almazsa sizin belirlediğiniz hedeflerin hiçbir anlamı kalmayacaktır.

Bundan dolayı “ben hedefi verdim ve çekildim” gibi bir anlayış asla sizi başarıya götürmeyecektir. Aslında bakarsanız sizi diğer insanlardan farklı kılan en temel şeylerden biride budur. Çünkü takip etmek zannedildiği kader basit bir süreç değildir. “İşi yaptın mı? Neden Yapmadın? Ne zaman bitecek? Kaç gün kaldı? “ gibi soruları sormak takip etmek değildir.

Takip sürecin nerde duraksama yaşayacağını analiz edebilmek bu duraksama sırasında nasıl bir aksiyon alarak sürecin yeniden optimize edilmesinin sağlanmasına kadar ilgilenilmesidir. Unutmayın, iyi bir takip sistemi sizi tükenmekten kurtaracaktır.

  • Başarıyı Ödüllendirin

Ne demiş atalarımız, “ Marifet iltifata tâbidir”.  Gerçekten de öyledir. Çünkü belirlenen bir hedef sonucunda gelen başarıya karşı herkeste bir ödüllendirme beklentisi oluşur. Bunun sebebi aslında çok basit bir şekilde, başarıyı elde edilen kişinin fark edilmek isteğidir.

Bundan dolayı ödülün miktarı ve cismi başlangıçta çok önemli değildir. Örneğin en fazla satış yapan çalışanınızı basit bir maille tüm şirkete duyurmanız bile o çalışan için kıymetli bir ödüldür.

Ama unutmayın; hiçbir ödülü sıradanlaştırmayın ve kesinlikle hikayeleştirin.

  • Gerçekçilikte ısrarcı olun

Gerçekler için söylenmiş basit ama etkili bir zor vardır. “Gerçekler yaşamı zorlaştırır”. Gerçekten böyle midir diye sorarsanız tam anlamıyla evet diyemem. Çünkü bu söz biz insanların kendini o an için çekmeye çalıştığı güvenli bir limandır.

Kişilerin bize dair beklentilerini gerçekleştiremediğimiz zaman zihnimiz direkt olarak bu sözü düşünerek bahaneler zincirini karşımızdakini sunmaya başlar. Ancak bu bahaneler hiçbir zaman bize dönük değildir.

Örneğin satış hedefini tutturamayan bir mağaza müdürü, sebep olarak kendisini söylemez. Onun yerine, şu ürün gelmedi, bu ürün gitmedi, mağaza metrekaresi küçüktü, ışıklandırma böyleydi, görseller şöyleydi gibi şeyler söyler. Peki sen? Sen başarı için yapman gerekenleri gerçekleştirdin mi? Elinizdeki sorunları yönetebildin mi ya da yönetmek istedin mi?

Bu başlıkta bahsettiğimiz de tam olarak bu, kendimize dair gerçeklikten ısrarcı olmamız. Aksi taktirdi yerimizde saymaya ve kendimizi kandırmaya devam edebiliriz.

Tolstoy’un bir sözü ile bu alt başlığı kapatmak istiyorum. “İnsanlar seni istedikleri kadar iyi bilsinler; ama kendi kendini aldatabilir misin?”

  • Ekibinizin yeteneklerini geliştirin

Her lider ekibi kadardır derler. Aslında bakarsanız siz edindiğiniz bilgi ve deneyimleri ekibinizle paylaşır ya da dış  destek alarak doğru ve verimli bir gelişim programı oluşturabilirseniz bu sizin gelişmenize ve değişmenize imkan verir.

Ancak her sürecin olduğu gibi bu sürecinde yönetilmesi kritiktir. En basit şekilde henüz eğitime ve gelişime açık ve hazır olmayan bir çalışana eğitim vermeye çalışırsanız bunun çıktısının çokta başarılı olabileceği mümkün değildir. Bunun dışında, eğitime ve gelişime açık ve hazır olan bir çalışana doğru eğitim ve gelişim faaliyetlerinin imkanı tanınsa bile bunun çıktılarını takip etmeniz gerekmektedir.

Larry Bossidy ve Ram Charan’ın yazdığı ve , New York Times Bestseller listesinde 1 numarada yer alan “İş Yaptırabilme Disiplini” kitabının bir başlığından derlemeye çalıştığım konulara değindim. Umarım verimli ve keyifli bir yazı olmuştur.

PAYLAŞ
İnsan kaynakları , yönetim ve organizasyon alanlarına ilgi duymakla beraber iktisat tarihi , politik iktisat ve finans alanlarında kendimi geliştirmek için birçok çalışma gerçekleştiriyorum. Amfiweb aracılığıyla da ilgi duyduğum alanlarda yazı yazma imkanı buluyorum. Ayrıca Amfiweb de bulunan farklı konulardaki yazıları takip ederek birçok konuda bilgi sahibi olma imkanı elde ediyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here