İspanyol Sinemasından 4 Film Tavsiyesi

Yıllardır Hollywood filmleri izlediğimiz için İngilizceden
farklı bir dilde film izlediğimiz zaman çok hoşumuza gitmiştir. Özellikle de
fazla film izleyenler sırf değişiklik olsun diye farklı ülkelerin
sinemalarından filmler seyrettiğinde ayrı keyif alır. Mesele sadece dil
meselesi de değil elbette. Her ülkenin kendi film tarzı ve havası vardır.
Bunların en bilinenleri: İran, İspanya, İtalya, Hindistan, Rusya… Bazı
ülkelerin sinemasına bağımlı olup İngilizce filmlere veda edebilirsiniz. Son
yıllarda Netflix’in de yardımıyla İspanyolca film ve diziler bayağı popüler
oldu: Élite, Narcos, El hoyo (The Platform), La Casa de Papel vs. İspanyol
sinemasının birkaç özelliğinden bahsedeyim. Genelde çok tadında bir gizem
havasında gerçekleşir olaylar. Zaten genelde gizem, gerilim filmleri çekerler
ve gerçekten bu alanda çok başarılı işler çıkartıyorlar. Ayrıca yıllardır
DC’nin yapmaya çalıştığı ama 1-2 film dışında başarılı olamadığı bir karanlık
hâkimdir filmlere. Bu yazımda size çok beğendiğim 4 İspanyol filmi önereceğim.
(Yazım tavsiye yazısı olduğu için elimden geldiğince spoiler içermeyecektir.
Herkese iyi seyirler.)

El cuerpo (The Body) (Ceset) (2012)
(IMDb:7,6) (Benim Puanım:9)

Puslu
havası, gerilimli ritmiyle her anını dikkatle izleyeceğiniz bir film. Bir gün
morgdan çok başarılı iş kadını Mayka’nın cesedi çalınır. Henüz kadının ölümünün
sebebi bile tam olarak çözülememişken bir de cesedinin çalınması olayları iyice
karıştıracaktır. Davaya atanan dedektif Jaime Pena’dır. Geçmişinde yaşadığı
trajedilerin de hala etkisinde olan dedektif bu olaya ayrı bir ilgiyle
yaklaşır. Mayka’nın eşiyle yaptığı soru-cevaplarla geçen uzun saatlerde bazı
sırlar çözülecek ve daha fazla sır ortaya çıkacaktır. Sürekli geçmişe yapılan
yolculuklarla çok güzel bir kurguya sahip El cuerpo aslında sadece 1 gecede
yaşanan olayları anlatmaktadır. Filmin içerisine çok güzel yerleştirilen sürprizler
de filmin her zaman diri kalmasına yardımcı oluyor.

Los cronocrímenes (Timecrimes) (Suç
Zamanı) (2007) (IMDb:7,2) (Benim Puanım:10)

Bu film benim için çok özel bir film. Özellikle birkaç özelliğinden dolayı mükemmel bir film. Çok düşük bir bütçeyle çekilmesine rağmen yüz milyonlarca dolar harcanan filmlere taş çıkartması en sevdiğim özelliği. Bu özelliğinden dolayı birçok festivalden de övgüleri toplamıştır. Kurgusu ve sinematografisi hem karmaşık hem de çok sade. Oyunculuk çok samimi ve ustaca. Filmi yeterince övdüğüme göre konusundan da biraz bahsedeyim 🙂 .  Karısıyla yeni evlerine taşınmakta olan Hector dürbünle ormana bakarken çıplak bir kadın görür. Merakına yenik düşen Hector ormana gider ve bir saldırıya uğrar. Bundan sonra olaylar zinciri başlar. Spoilera fazla açık bir film olduğu için fazla bahsedemiyorum. (Bu arada bu film 10 puan verdiğim 14 filmden biridir.)

Relatos salvajes (Wild Tales)
(Asabiyim Ben) (2014) (IMDb:8,1) (Benim Puanım:8,5)

Sürekli
İspanyol sinemasının karanlık ve gerilimli olmasından bahsettim. Şimdi bahsedeceğim
film bazen kahkahayı patlatacağınız bazen de durup düşüneceğiniz bir kara
komedi. Her insanın öfke konusunda bir sınırı olduğuna inanıyorum. Bu sınır
kişinin yaşadığı olaylar ve bulunduğu durumla çok değişkenlik gösterir. Ve bu
sınırı aştığınızda herkesin tepkisi bambaşka olabilir. Filmimizin konusu tam
olarak bu: insanların öfke sınırlarını zorlarsak ne olur? 6 kısa hikâyeden
oluşan film her hikayedeki karakterler ve olaylarla çoğu zaman kendimizle
eşleştirebileceğimiz bir film. Film boyunca sürekli ‘Ben olsam ne yapardım?’
sorusunu kendimize soruyoruz. Ve hikâyelerdeki kişilerin öfke patlamalarının
nasıl sonuçlandığını izlemek gerçekten izlemeye değer. (Benim favori hikâyem ‘Bombita’)

Contratiempo (The Invisible Guest)
(Görünmeyen Misafir) (2016) (IMDb:8,1) (Benim Puanım:8,0)

Önereceğim
son film yine bir gizem filmi. Önceki filmlere nazaran temposu biraz daha ağır
olsa da bir sonraki sahneye merakı çok diri tutarak sizin filmden kopmanızı
engelliyor. Takip etmesi rahat olan filmin akışı sayesinde konunun seyrinin
değişimini izlemek çok keyifli bir hal alıyor. Adrian kariyerinde hızla
yükselen bir iş adamıdır. Evli bir adam olan Adrian, sevgilisi Laura’yı
öldürmekle suçlanmaktadır. Tabii ki bu durum Adrian’ın hem imajı hem de işi
için büyük bir aksaklıktır. Kendisine çok iyi bir savunma oluşturmak için bu
durumlarda uzman ve deneyimli olan avukat Virginia Goodman ile tanışır. Ama
tabii ki Virginia’nın Adrian’a mükemmel savunmayı oluşturabilmesi için tüm
hikâyeyi baştan sona dinlemesi gereklidir. Adrian anlattıkça çok karanlık
sırlar da adım adım ortaya çıkmaya başlar. Ve tabii ki İspanyol filmlerinin
vazgeçilmezi ‘sürpriz’ler filmi bambaşka bir yola sokuyor.

BONUS: El laberinto del fauno (Pan’s Labyrinth) (Pan’ın Labirenti), Roma, El secreto de sus ojos (The Secret in Their Eyes) (Gözlerindeki Sır), Amores perros (Paramparça Aşklar Köpekler), El hoyo (The Platform) (Platform)

PAYLAŞ
İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisiyim. Herhangi bir sanatsal yeteneğim olmasa da sanata çok ilgiliyim. Yoğun okul hayatımda sınav haftalarından sıyrılabildiğim vakitlerde bol bol sinemaya, tiyatroya ve bulabildiğim bütün sanatsal faaliyetlere katılıyorum. Fakültemizin Sinema Kulübünde de aktif olarak görev alıp etkinlikler düzenliyoruz. Amfiweb aracılığıyla da bütün bunlar hakkında yazılar yazıp başka alanlar hakkında da yazılara ulaşabiliyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here