Corona Medeniyetimizi Tehdit Ediyor mu?

Coronavirüs
salgınıyla ilgili en tedirgin edici resmi açıklama şansölye Merkel’den geldi.
Çok tedirgin edici bir şekilde; “nüfusumuzun %60-70’ini etkileyecek bu
hastalık” dedi. Almanya gibi bir ülkede bu oran %60-70 olursa Hindistan’da kaç
olur?

Tam 100 yıl önce İspanyol gribi 100 milyon insanın ölmesine
sebep olmuştu. Dünya nüfusu henüz 2 milyar değildi 100 yıl önce ve henüz
Penisilin bile icat edilmemişti. Daha eski zamanlarda, 700 sene önce dünya
nüfusu sadece 350 milyon iken insanlığın başka bir kabusu vardı: Kara veba
salgını. Bazı kaynaklara göre 200 milyon insan öldü vebadan. Yani üç kişiden
ikisi öldü dünyada. Çok tatsız bir analiz olacak ama eğer sadece bu iki salgın
olmasaydı dünya nüfusu şu anda belki de 20 milyarı geçmişti.

Peki haber bültenlerinde ilk sıraya yerleşen Coronavirus
dünya tarihinde nasıl bir yere sahip olacak. Kuzey yarımküreye yaz gelince,
sıcaklıklar 24 derecenin üstüne çıkınca yok olup gidecek mi? Birkaç yıl sonra
5-6 bin kişinin öldüğü bir salgın olarak mı hatırlanacak? Yoksa komplo teorisi
satırlarında geçen bir suni salgın olarak ya da papanın  da kaçamadığı ve insanlığın cezalandırıldığı
bir büyük olay olarak mı hatırlanacak. Şimdilik bu işin sonu nereye gidecek
bilemiyoruz.

Kapalı kutu Çin’den dünyaya yansıyan rakamlara göre Yaklaşık
her 15 bin Çinliden biri virüs taşıyor diyebiliriz. Virüs ortaya çıkalı beri
her 400 bin Çinliden birisi ölmüş. Bu oranları ülkemiz nüfusuna oranladığımızda
5300 vaka ve 200 kişinin ölümü gibi bir sonuç çıkıyor ortaya. Yani Çin’in
nüfusu Türkiye’nin nüfusu kadar olsaydı 5300 vaka oluşacak ve 200 kişi
ölecekti. Haklı olarak itiraz edeceksiniz ve haklısınız çünkü nüfusu 60 milyon
olan İtalya’da ölü sayısı neredeyse 900 oldu.

Bugün Coronavirus herkesin dilinde peki başka virüsler de
yok mu hayatımızda?

Türkiye’de Hepatit B virüsü taşıyan kaç kişi var? Bilim
adamlarının tahminine göre bu sayı 3,5 milyon. Dünyada Hepatit B ve C virüsü
taşıyan kişi sayısı 325 milyon ve her yıl 1,4 milyon kişi Hepatit nedeniyle
ölüyor. Yani dünyada sadece bir günde 4000 kişi Hepatit nedeniyle ölüyor.

Hepatitle ilgili rakamlara bakıp “aman bu corona da çok
abartılıyor, zaten araba reklamıymış” deyip rahatlayalım ve yeni bir story
atmak için kaldığımız yerden devam mı edelim arttırılmış gerçekliğimize. Hepatit
B; aşısı olan, korunma yolları ve bulaşma şekilleri çok net bir hastalık. Fakat
Corona’nın tam olarak nasıl geçtiği konusunda bile net bir bilgi yok bilgi
çağının zirvesinde olduğumuz şu güzide zamanlarda. Corona gözden geçer mi?
Maske işe yarar mı, sakalın varsa maske işe yaramaz mı? Alibaba’dan gelen
kargoyu sirkeyle yıkayalım mı? Daha nice başlık google’nin dehlizlerinde hit
almaya devam ediyor.

Bakın aşağıdaki resimde dünyanın Corona ile imtihanı var. Çin’de ortaya çıkan ve hızla dünyaya yayılıyor gibi görünen Corona’nın dünya ekonomisine maliyetinin 2020 yılının ilk çeyreği için yaklaşık 300 milyar dolar olacağı düşünülüyor. Toplamda 1 trilyon doların üzerinde bir faturadan bahsedenler de var. Dünya Bankası’nın çalıştığı bir senaryoya göre gezegenimizde şiddetli bir salgına dönüşürse Coronavirüs, tüm dünya ekonomisi % 5 küçülecek. Bu küçülme Avrupa’da %10, Doğu Asya’da ise %9 olacak. En kötü senaryonun bu olduğunu söylüyor Dünya Bankası. Eğer virüsün kendi ekonomisini üreteceğini düşünmüyorlarsa fazlaca iyimser bir tahmin bu “en kötü senaryo”.  

Corona Ekonomik
Dengeleri Alt Üst Edebilir mi?

Amerika’da evlenmek üzere olan bir kadının Çin’den gelecek
gelinliğini alamaması ve düğününü ertelemek zorunda kalması dünya medyasının
gündeminde yer buldu ve şunu öğrendik: dünyada üretilen gelinliklerin %80’i
Çin’de üretiliyormuş. Her yıl 150 milyon Çinli ülkelerinden turist olarak çıkıp
gittikleri yerlerde 270 milyar dolar harcıyorlarmış. Dünyanın imalathanesi,
OSB’si olarak görülen Çin artık büyük bir Pazar aynı zamanda. Mesela 2017
yılında 450 milyondan fazla akıllı telefon satılmış Çin’de. Peki sadece Çin mi
global ekonomiyi çökertebilir?  Tabii ki
hayır. Bugün ölü sayısı hızla artan İtalya’nın yılda ağırladığı turist sayısı
65 milyon kişi. Aynı zamanda modadan, otomotive, gıdaya onlarca deva markası
var İtalya’nın. Tüm bu rasyolarla talebin de arzın da yönetilemediği amansız
bir kriz, karanlık bir ekonomi en kötü senaryo olarak önümüzde duruyor
olabilir? Dünya talep kaynaklı krizler yaşadı şimdiye kadar. Hem arz hem de
talep kaynaklı bir kriz senaryosu modellenmeye çalışılıyor şu an.

Bu riskler tanımlanmaya çalışılırken iki güncel haber düştü
ekranlarımıza, ilginçti. Dolar endeksinin 100’e yaklaştığı anlardayken tam da;
FED hiç beklenmeyen bir şekilde faizlerde 50 baz puan’lık bir indirim yaptı
öyle ki 1,08’lerde bitkisel hayata girecek gibi yapan parite bir anda %6-7’lik
bir sıçrama yaptı. Bunun şokunu yaşarken birden bir kara Pazartesi yaşar gibi
olduk bütün dünyada. Arabistan prensiyle Rusya imparatoru(!) anlaşamadı ve petrol
fiyatları %20 düştü. FED, faizi Corona nedeniyle düşürdüğünü ifade etti berrak
bir şekilde. Fakat petrolü tepetaklak yapan kararın ya da çatışmanın neyin
önünü alma çabası olduğu muğlak kaldı.

Corona Medeniyeti
Tehdit Eder mi?

Eğer İspanyol gribi ya da veba salgını olmasaydı dünya
nüfusu 20 milyarı geçebilirdi çıkarımına yer vermiştik ilk paragrafta. İnsanlık
tarihinin 50 bin yıllık olduğunu söyleyenler de var 500 bin yıllık olduğunu da.
Geçmiş 500 bin yılda ya da 5 milyon yılda dünyadaki insan nüfusu hiç 20 milyar
olmuş mudur ya da gelecek 500 yıl ya da 500 bin yılda 20 milyar olacak mı
bilmiyoruz. Bir iddiaya göre dünya nüfusu 12 milyarın üzerine çıkamayacak,
doğum oranları, ölüm oranları, nüfusun yaşlanması, üreme alışkanlıkları gibi
bileşenler arasındaki denge nedeniyle.

Kara veba salgını (1340’lı yıllar) başladığındaki dünyada
metropoller yoktu ve insanlar sınırlı olarak bir arada yaşıyorlardı. Ona rağmen
salgın sürekli ilerledi. İspanyol gribinde (1918-1920) dünya nüfusunun %15’inin
öldüğünü net olarak ifade edebiliyoruz. İspanyol gribi yıllarında dünya nüfusunun
bir kısmı kentlerde yaşamaya başlamıştı diyebiliriz. New York metrosu, Londra
metrosu, Paris metrosu hayata geçmişti. Peki Corona salgını ve bugünün şartları
ya da bugünün şartlarında bir salgın ne ifade edebilir?

Bu soruyu yazımızın sonuna bırakalım ve birkaç kavramı
açıklayalım.

Epidemiyoloji Nedir?

Belirli bir toplumda sağlıkla ilgili olgu ve durumların ve
bunların belirleyicilerinin dağılımının incelenmesi ve bu çalışmaların sağlıkla
ilgili sorunların çözülmesinde kullanılmasıdır. Fakat genel anlamda salgın
hastalıkları inceleyen hekimlik dalı olarak bilinir.

Endemi Nedir? Epidemi
Nedir?

Belirli bir nüfus içinde her zaman var olan bir hastalığı
tanımlamak için kullanılır endemi; şayet bulaşıcı bir hastalık dışarıdan
herhangi bir etki olmadan belli bir popülasyonda varlığını sürdürebiliyorsa, bu
hastalığın popülasyonda endemik olduğu söylenir.

Epidemi ise kısaca belli bir coğrafi alandaki insanlar
içinde hızla yayılan bulaşıcı hastalık salgını demektir.

Pandemi Nedir?

Bir kıtada hatta tüm dünyayı kaplayacak şekilde çok geniş
bir alanda yayılan salgın hastalıklara verilen genel isimdir.

2020’lerde bir salgın
ne ifade ediyor?  

13 Mart tarihli yaklaşık verilere göre dünya üzerinde 200 bin
kişi virüse yakalandı, bu insanların 5 bini hayatını kaybetti (%2,5), virüsü
yenen tedavi olanların sayısı 70 bin (%35, üç kişiden biri), 130 bin kişide ise
süreç devam etmekte.   

Dünyada 1990 yılında 10 milyonun üzerinde nüfusu olan 10 mega-kent
varken bu sayının 2030 yılında 40’ın üstüne çıkması bekleniyor. 20 milyonun
üstünde nüfusu olan şehir sayısı da muhtemelen 20 olacak. Şu an Tokyo’nun
nüfusu 40 milyonu zorlamakta.

İnsanlar büyük kentlerde yüksek nüfus yoğunluğu ile yaşıyor.
İç içeyiz, metrolarda otobüslerde yapışık nizam seyahat ediyoruz. 2018 yılında
45 milyon uçuşta 4,4 milyar kişi taşınmış. Bu sadece havadaki durum.
İstanbul’da toplu taşımada günlük yolcu sayısı 15 milyonun üzerinde.

Kısacası bir virüsün hızla yayılması için şartlar çok uygun.
Fakat 100 yıl önceye göre teknolojimiz çok ileride nüfusumuz 4 katına çıkmış
olsa da. Fakat yeni adıyla Covid-19’un insandan insana çok kolay geçtiğini
kabul ediyor bilim adamları.

Dünyada 150 milyon
insan ölebilir mi?

Coronavirüs salgınıyla ilgili en tedirgin edici resmi açıklama
şansölye Merkel’den geldi. Çok tedirgin edici bir şekilde; “nüfusumuzun
%60-70’ini etkileyecek bu hastalık” dedi. Almanya gibi bir ülkede bu oran
%60-70 olursa Hindistan’da kaç olur? Dünyada şu an virüsün temas ettiği kişilerin
%2,5’inin öldüğü kabul edilirse ve Merkel oranını dikkate alırsak dünyada
100-150 milyon insanın öleceğine dair bir analiz yapılabilir. Ama bu %2,5 oranı
pek de anlamlı değil. İnsanları idamla tehdit ederek eve kapatan, birkaç gün
içinde dev hastaneler inşa eden Çin’in rakamlarının üzerinden yapılmış basit
bir çıkarım.      

Merkel’in soğuk ve korkunç iddiası gerçek çıkarsa 5 milyar
insanın tıbbi yardım alması gerekecek. Bu başlı başına bir kaos. Merkel’in bu
açıklamayı nasıl bir ruh hali ve hangi datalara dayanarak yaptığı ise merak
konusu.

Birçok analiz birçok açıklama arasında yapmamız gereken
önlem almak, sakin olmak, güçlü olmak. Ülkemiz şu an diğer gelişmiş ülkelere
göre çok daha güvenli görünüyor ve böyle devam etmesini istiyoruz.

Son olarak dünya ekonomisinin nasıl bir sarsıntı geçirdiğini göstermesi açısın VIX (endişe endeksi) grafiğiyle sonlandıralım haberimizi.

PAYLAŞ
Kariyerim Dergisi, Türkiye kampüslerinin sesi ve mecrası olmak için kurulmuş üniversite ve kariyer odaklı bir dergi ve web platformudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here