Coco’dan Önce Coco Chanel Film İncelemesi

Coco Chanel’in Coco Chanel olmadan önceki halini beyaz perdede izlediğimiz filmimiz; Coco’nun Katolik manastırında geçen çocukluk yılları ile başlayarak adım adım tüm dünyanın tanıyacağı bir deve dönüşümünü seyirciye sunuyor.Biyografi niteliğindeki filmimiz dram ve romantizm ögelerini de barındırıyor.2009 yapımı film birçok dalda aday gösterilirken özellikle kostüm alanında birden fazla ödüle layık görülüyor. Başrolünü başarılı Fransız aktris Audrey Tautou’nun üstlendiği film,kullanılan renk tonlamaları ve çekim açıları ile tam bir görsel şölen niteliğinde!!Moda ve modaya dair her şeyi seven seyirciler için tam bir yapı taşı niteliğindeki bu filmi ilgilenen tüm sinemaseverlere önerdiğimi ekleyerek filmi incelemeye başlayabiliriz.

Küçük bir kız iken kız kardeşi ile Katolik manastırına bırakılan Gabriella,günlerini büyük bir sabır ile babalarının gelip onları almasını beklemekle geçirir.Babalarının onları güzel ve tertipli bir şekilde görmelerini umarak ziyaret saatlerini hazırlanmış bir şekilde bekler. Kız kardeşi ise küçük Gabriella’nın aksine umutlarını köreltmiş ve babalarının onları görmeye gelmeyeceğine kendini alıştırmıştır. Gabriella içindeki umutları,genç kızlık yıllarına kadar sürdürmüş ve bu umutları kendisinin inanacağı yalanlara dönüştürerek gerçeklerden  uzaklaşmıştır. Filmin sadece kısa bir bölümünü oluşturan küçüklük halleri bizlere terk edilmiş ve gerçeklerden inatla uzaklaşmak isteyen çaresiz küçük bir kızı gösteriyor.

Yıllar sonra yetimhaneden ayrılan Gabriella ve kız kardeşi geçinebilmek için bir terzinin yanında çalışmaya başlamıştır.Bunun yanı sıra akşamları bir tavernada şarkı söylemektedirler.Bir köpeğin maceralarını anlatan şarkı ve şarkıda bahsedilen köpeğin adı Coco..Evet Coco’nun maceraları moda ilahımızın ismine esin kaynağı olacaktı. Kız kardeşi Adrienne’in sonsuz aşkı Fransız bir subay ve yine soylu asker arkadaşının onları ziyareti sonrası Gabriella’nın hayatının dönüm noktası olacaktı. Bu evreye kadar ise Gabriella şarkıcı olmak ile terzi olmak arasında sıkışıp kalan genç bir kadındır. Ve istediği tek şey zengin ve tanınan bir kadın olmaktır. Aşka inanmayan ve içine kapanık idealist bir kadın..

O akşam ziyaretlerine gelen Mr.Balsan,Gabriella’dan ve onun hayata bakış açısından çok etkilenmiştir. Tanıdıkları vasıtası ile Gabriella’ya yardım etmek isteyen Mr.Balsan her ne olursa olsun onun çevresinde olmasını istiyordu. Çalıştıkları tavernadan ayrılarak Paris’te sahne almayı düşleyen Chanel kardeşlerin yolları ise Adrienne’in kendisi için yaptığı planlardan dolayı ayrılıyor. Tek başına Mr.Balsan’ın aracı olduğu tavernada şansını deneyen Gabriella bir kez daha hayal kırıklığına uğruyor.

Bir başına kalan Gabriella ne yapacağını bilemeden terzide çalışmayı sürdürmeye karar veriyor. Fakat istediği şey bu değildir. Varlıklı ve saygın bir kadın olabilmesi için çalışmalı ve adını duyurmalıdır. Ne yazık ki terzi yardımcılığı ona isteklerini elde etmesinde yardımcı olmuyordur. Tüm bu kırıklıklar yetmezmiş gibi bir de dostluğuna ihtiyaç duyduğu Mr.Balsan da Paris’e dönmek üzere onunla vedalaşmak için gelmiştir. Ve bu veda Gabriella’nın içindeki kararlılığı görmesindeki en büyük tetikleyici olmuştur.

Küçük bavulu ile Mr.Balsan’ın yanına giden Gabriella bu beklenmedik ziyareti türlü bahaneler ile ört pas ederek Mr.Balsan’ın evine yerleşir. Misafirlere görünmemesi hususunda birçok ikaz alır ve evin hizmetlileri ile yemek yeyip odasından çıkmıyordu. Ta ki bir gece Mr.Balsan’ın kıyafetlerinden kendine maskülen bir kıyafet dikip kendini onlara tanıtana kadar.. Mr.Balsan’ın çevresi ona göre değildi ve Gabriella için için oraya ait olmadığını ve insanların ona beklediği saygıyı hiçbir şekilde göstermediklerini biliyordu. Ve o gece.. Gabriella’dan taverna şarkısını söylemesi istendi.O geceden sonra kimse ona Gabriella demeyecekti. Çünkü Coco’muz o gece doğmuştu!

Mr.Balsan’ın jokeyliğini yapan İngiliz asıllı bir mirasyedi olan Boy Capel,Coco ile tanışır ve filmimiz artık bir biyografiden çok bir aşk filmine dönüşür.. Aşka ve aşka dair her şeye kapılarını kapattığını söyleyen Coco Chanel ilk kez aşık olmuştur. Hisleri her ne kadar karşılıklı olsa da Boy Capel,bir İngiliz soylusu ile nişanlıdır. Bundan bir haber olan Coco bir yandan Mr.Balsan’ın arkadaşlarına şapka tasarlarken bir yandan içinde bulunduğu durum ile mutlu mesut yaşamını sürdürmektedir. İdeallerinden adım adım uzaklaştığını fark ettiği an ise Boy Capel’in nişanlı olduğunu öğrendiği an olur. O andan sonra Coco ekonomik özgürlüğü için kolları sıvar.

Boy Capel’in fon oluşturarak finanse ettiği küçük bir atölye ile şapkalar tasarlamaya başlayan Coco Chanel adım adım tarihe adını yazdırmaya yaklaşıyordu. İşine dört kolla sarılması ise Boy’un bir trafik kazası sonucu hayatını yitirmesi ile başlıyordu. Boy artık ölmüştü ve Coco ilk aşkını mezarına uğurlamıştı. Coco artık sadece işine odaklanır ve şapkanın yanı sıra giysi de tasarlamaya başlar. Bu giysiler film boyunca Coco’nun tercih ettiği gibi sade ve abartısızdı. Coco Chanel altmış yıllık kariyeri boyunca modern kadını şekillendirmeye devam etmiş ve Fransa erkek egemenliği arasında kendi adıyla kurduğu markayla ilk kadın simge olmuştur..

En salak kitapların bile söyleyecek bir şeyleri vardır.Diğer kitapların sana neler öğretebileceğini bir düşün.’Boy CAPEL

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here